• 29 Temmuz 2016, Cuma 9:00
ErolKonal

Erol Konal

Beş Maddede DARBE
Demokrasiye DARBE. Değerlere DARBE. Devlete DARBE. Düzene DARBE. Dine DARBE. Düşünceye DARBE. Düşlere DARBE.
Demokrasiye DARBE. Değerlere DARBE. Devlete DARBE. Düzene DARBE. Dine DARBE. Düşünceye DARBE. Düşlere DARBE. 
Seçme ve seçilmeye, özgür iradeye, hâkimiyete DARBE. Mukaddes bildiğimiz, bizi biz yapan bütün kutsallarımıza DARBE.  Vatanın koruyucusu, kollayıcısı olan devlete yani bize, devleti devlet kılan millete DARBE. Akmakta olan ırmağın yatağını değiştirmeye, işleyen sistemi bozmaya DARBE. İnançlarımıza, itikadımıza, imanımıza DARBE. Fikriyatımıza, düşünce dünyamıza, tefekküre DARBE. Hayallerimize, muhayyilemize, tasavvurumuza, yarınımıza DARBE. 
Aklı selime DARBE. Ahlaka DARBE. Aileye DARBE. Adalete DARBE. Arkadaşlığa, dostluğa DARBE.
Salim düşünceye, eleştirel akla, özgür bakış açısına DARBE. İnsanlar arası hukuka, milletlerarası düşünceye, değerler üstü adaba, edebe, örf ve ananeye DARBE. Yetmiş dokuz milyonluk kocaman bir aileye DARBE. Anneye, babaya, eşe, çocuğa, dedeye, toruna, evin tekir Minnoşuna, bahçenin çomar Karabaşına DARBE. Terazinin kefelerine, toplumun yazılı olmayan yasalarına, hakkın, hukukun can evine DARBE.  Omuz omuza olmaya, sırt sırta durmaya, kafa kafaya vermeye, gönülden gönüle sevmeye DARBE. 
Ruhlarımıza DARBE. Ruhaniyetimize DARBE.  Rızamıza DARBE.
“Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:// Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! //Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-//Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”ye DARBE. İnançlarımıza, maneviyatımıza DARBE. Allah razı olsuna DARBE. Allah ne muradın varsa versine DARBE.
Bayrağımıza DARBE. Birliğimize DARBE.  Bütünlüğümüze DARBE. Bayramımıza DARBE. Barışa DARBE.
Ay yıldızımıza, nazlı hilalimize, şanlı sancağımıza, istikbalimize, istiklalimize DARBE.  Birden bire, birden ona, birden yüze, birden bine kadar bir olan her şeyimize DARBE. Bütün renklere, seslere, farklılıklara, özgünlüklere, DARBE.  Sevinçte ve tasada birleştiğimiz, acıyı ve kederi paylaştığımız, yediden yetmişe bir olduğumuz, kırgınlıkları, kızgınlıkları, nefretleri ortadan kaldırdığımız bayramlarımıza DARBE. Mayası bu topraklarda atılmış, hamuru bu coğrafyada yoğrulmuş, en güzel örnekleri bu vatan üzerinde sergilenmiş, sevginin, saygının, hoşgörünün anavatanı olmuş ülkemin kardeşliğine DARBE.
Emanete DARBE. Erdeme DARBE. Enaniyete DARBE.  Edebe DARBE.  
Emanete hıyanet edenlerin hazin sonlarıyla dolu tarih. Emanetini ehline verin diyen bir dini, din adına böylesine tekin olmayan hallere sokan aymazlara sözlüklerde kâfi miktarda sözcük vardır, sanıyorum. Enaniyetlerine kapılıp fazileti kendinden bilenlerin trajikomik hallerine bir milat ise aradığınız fazla uzaklara gitmeye hacet yok 15 Temmuz yeter de artar size. Sözü uzatmak manasız zira edepten nasipsize en güzel tokat yine Edep ya Hu” demek olsa gerek.
Bütün bunlardan daha fenası, daha vahimi ise içimizdeki kuşku, yüreğimizdeki yangın, gönlümüzdeki deprem, kalbimizdeki hasar,  toplumca aldatılmış olmanın zihinlerde yarattığı travma, dudaklarda oluşturduğu kekremsi tat ve geride bıraktığı anlamsız boşluk hissi.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık