• 03 Mayıs 2017, Çarşamba 9:02
ErolKonal

Erol Konal

BAŞLANGIÇLAR…
 Her bitiş aslında bir başlangıcı müjdeler, tıpkı her başlangıcın içinde bir bitişin saklı olması gibi.
Başlangıçlar, umut doludur, heyecanlıdır, kıpır kıpırdır. Başlangıçlar, hayata tutunmak için yeni yeni yollar açmak, farklı farklı güzergâhlar belirlemek, denenmemmiş yöntemler seçmektir aynı zamanda.
Kararlılık gerektirir başlangıçlar. Mücadele ister her şeyden evvel başlangıçlar, farklı bakış açılarına açık olmayı ister başlangıçlar ve başlangıçlar, her türlü eleştiriye kulak vermeyi, gerektiğinde de çoğu eleştiriye kulak tıkayabilmeyi gerektirir.
Niyet ister başlangıçlar, cesaret ister. Başarmak kadar kaybetmenin de bu yolun gerçeklerinden olduğunun bilinmesini ister. Ama bilinmelidir ki kaybetmek aslında kazanç da olabilir pekâlâ! Aradaki çizgi çoğunca zannedildiği gibi çok değildir! Asıl sorun olaya bakış açımızla ilgilidir. Kaybetmek ve kazanmak üzerine kurulan bir yaşam felsefesinin zaten pek yürüyebilme ihtimali de yoktur!
Aslolan yürümektir, mücadele etmektir, değişime açık olabilmektir. Yürürken gelişmek, gelişirken yürüyebilmektir aslolan. Dünle bugün arasına fark koyabilmektir. Bugünün dünden yarım adım da olsa ileride olmasıdır. İleriden kasıt, düşünce ve anlayış olarak yolcunun kendini yenilemesi, güncellemesi, hatalarından, eksiklerinden dersler çıkarıp doğrularını çoğaltması, arttırması manasınadır.
Bilinen bir hakikattir ki maddi zaferler, manevi ayaklardan yoksunsa, bünyesinde insanlık adına bir ideal barındırmıyorsa, yıkılmaya, dağılmaya ve yok olmaya mahkûmdur.
Bütün bunlardan daha da önemlisi ve hatırdan hiç çıkartılmaması gerekense; popülist yaklaşımlardan olabildiğince uzak durmaya özen göstermek, asla ve asla modernitenin büyüsüne kapılıp kolaycı çözümlere bulaşmamak, sağlam adımlarla, gücün kölesi değil, bilginin efendisi kalarak yürümekten yana tavır almaktır. Aksi takdirde milyonlarcası gibi kaybolup gitmek içten bile değildir!
Gelecek kendine güvenen, hata yapmaktan korkmayan, eleştirel düşünebilen, kararlar alan ve aldığı kararları uygulayabilen, ortak akla önem veren, imece kültürünü önceleyen anlayışların olacaktır.
Birey olmakla bireyselleşmenin aynı olmadığının kavrandığı gün üzerimizdeki büyü de bozulmuş olacaktır. Başkalarının şarkılarını söylemekten vazgeçip, kendi sesimizi keşfettiğimizde asırlardır kulaklarımızda yankılanan sesin bize ait olmadığını, düşleyip durduğumuz hayallerin dahi bizim olmadığını gördüğümüzde çok daha aydınlık bir sabaha uyanacağımız ortadadır.
Onun içindir ki bitişler, kayıplar, yolda kalmalar tali meselelerdir, yeter ki biz ruhumuzu yitirmeyelim, özümüzü kaybetmeyelim, moralimizi bozmayalım, doğru soruları sorabilelim, aldığımız cevaplar hoşumuza gitmese de insanlıktan özellikle de kendimizden ümidi kesmeyelim…
Biterken bu yazı burada, başka yerlerde başlangıçlara yol açabilirse ne mutlu ona.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık