• 27 Aralık 2017, Çarşamba 8:10
ErolKonal

Erol Konal

BAŞLANGIÇ
 Dibace. Bir kelime. Bir an. Birkaç saniye. Aralıksız bir yağmur. Kül rengi bir gökyüzü. Tek tük kanat çırpan martılar. Islak bir bank. Yürüyen bir adam. Issız bir şehir. Tuhaf bir dünya. Fonda tanıdık bir şarkı.
Mukaddime. Bir cümle. Bir dem. Birkaç saniye daha. Sırılsıklam bir adam. Mesafeleri yutmuş bulutlar. Çığlık çığlığa martılar. Bomboş bir kaldırım. Yalnız bir bank. Yabancı bir kent. Sorunlu bir dünya. Fonda başka bir şarkı.
Önsöz. Dem bu dem. Çeyrek dakika. Belli ki yağmura tutulmuş yahut sığınmış bir beden. Handiyse yere değdi değecek sis yumağı. Tırabzanlara tünemiş martılar. Sahipsiz bir bank. Tenha bir şehir. Karışık bir dünya. Arkada kesik kesik bir şarkı.
Serim. Herhangi bir zaman. Herhangi bir gün. Herhangi bir saat. Yarım dakika. Yağmura susamış bir can. Maviye hasret bir ruh. Martı kanadı kadar hafif, martı kanadı kadar naif, martı kanadı kadar beyaz bir düş. Kedere bulanmış bir bank. Hüznü giyinmiş bir adam. Gülmeyi unutmuş bir kent. Sevgiye hasret bir dünya. Fonda yarım bir şarkı.
Düğüm. Vakit belirsiz. Üç çeyrek dakika. Durmamacasına yağan iğri iğri bir yağmur. Kapandıkça kapanan bir gök. Susmuş martılar. Bankta bir adam. Şehirde sessizlik, dünyada karmaşa, şarkıda elveda.
Sonuç. Bir an. Kısa bir zaman. Dar bir vakit. Yağmurlu bir gün. Tek dakika. Yağmur hep o yağmur. Gök hep o gök. Martı hep o martı. Adam hep o adam. Bank hep o bank. Şehir hep o şehir. Dünya hep o dünya. Şarkı hep o şarkı.
Zeyl. Hayat anların toplamı. Yaşam zamanın artıkları. İnsan vaktin oyuncağı. Yağmurlar nebatatın ve hayvanatın payı. Gök herkesin hakkı. Martılar yaşananların, bank anlatılanların tanığı. Şehir kuşlara, dünya çocuklara, şarkılar âşıklara emanet.
Zeyle zeyl. An dediğin bir şimşek çakımı, bir gök gürlemesi. Gözünü açma kapama mesafesi an dediğin. Bir film şeridi an dediğin. Poyrazın yanağını sıyırması, kömür kokusunun genzini yakması an dediğin. An dediğin gözün göze değmesi, yüreğin yüreğe doğması, gönlün gönle akması, kalbin kalbe karşı olması.
Değerlendirme. Biriktirdiğim sandıkların, geride bıraktıkların, elinden kayıp gidenler, hissettiklerin, henüz rüyası bile görülmeyenler zaman dediğin. Akıp giden, sahibi sandığın ama asla sahip olamadığın, hükmünü geçiremediğin, sözünü dinletemediğin en kıymetli meta zaman dediğin. Zaman dediğin şekerin çayla bir olması, sözün gönle dolması, tebessümün yürekleri sarması.
Sonsöz. Bir ağaç gölgesi vakit denilen. Üç vakte kadar beklediğin belki de. En çok da günün beşe taksimi vakit dediğin. Vakitli vakitsiz gelen vakit dediğin. Vakit dediğin sonsuz bir kredi sevdiklerine. Vakit dediğin kapanıyazması kapıların istemediğine.
Dipnot. Edgar Allen Poe'nun dediği gibi; bu kitabı(yazıyı), düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adıyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık