• 03 Kasım 2016, Perşembe 7:54
ErolKonal

Erol Konal

Aşağıdakilerden Hangisi Aşağıdadır
 Çoktan seçmeli hayatlar ülkesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.  Bir soru beş seçenek. Doğru seçeneği işaretleyin hayallerinize kavuşun ya da yanlış seçeneği kodlayın hayatınız kararsın!
Bu kadar kolay ve basit yahut bu kadar acımasız ve zor olmalı hayatımızın şimdiden sonrasını belirlemek. Seçeneklerden biri doğru sadece. O da yanlış ve düzgün kodlanıp yolda başına herhangi bir kaza gelmezse! 
Mutlu ve iyi hissediyor olmalısın! İstediğin ve doğru olduğunu umduğun seçeneği kendin seçtin. Özgürce bir seçimde bulundun aşağıya doğru uzayıp giden sorulardan bazen A, bazen B bazen de diğer seçenekleri işaretlerken.  Bir problemle ilgili yahut bir çözüme dair önüne konulan seçeneklerden birini doğrularken ya da yanlışlarken kendi duygu ve düşüncelerini mi kullandın yoksa senin yerine düşünenlerin, hissedenlerin düşünmeni ve hissetmeni istedikleri yahut da görmende bir sakınca bulmadıkları gerçekleri mi doğruladın, yanlışladın? 
Hep doğru seçeneği seçmelisin. Yanlış yapmaya hakkın yok tıpkı düşünmeye ve geriye düşmeye olmadığı gibi! Hep daha hızlı, hep daha güçlü, hep daha akıllı olmak zorundasın!
Sanıyorsun ki bu son sınav! Sanıyorsun ki bu son yarış! Sanıyorsun ki paydaları eşitleyince bitecek her şey! Sanıyorsun ki çukur aynada görüntünün oluşmasıyla hallolacak her mesele! Sanıyorsun ki dil üstüne dil öğrensen birden fazla insan olabileceksin! Sanıyorsun ki özne sadece yüklemdeki işten sorumlu!
Sence de yanlışların doğruları götürmesi biraz tuhaf değil mi? hâlbuki doğrular yanlışları silmeliydi! Belki de bundandır kötülüğün artarken iyiliğin azalması. Belki de bundandır arzulanan mutluluğun bir türlü elde edilememesi! Bir doğrunun değeri dört yanlışsa demek ki! 
Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır, yukarıdakilerden hangileri doğru değildir, paragraftan hangisi çıkarılamaz, en doğru cümle hangisidir, hangisi kesinlikle doğrudur, hangisine varılabilir vesaire, vesaire…  
Aşağıya yukarıya bakmaktan, var mıdır yok mudur diye tahminde bulunmaktan, çıkarılırdı çıkarılamazdı demekten yorgun ve harap olan gençlerimiz daha mesleğe atılmadan emeklilik hayalleri kurar olmuşlar!
Başkalarının doğrularını, başkalarının yanlışlarını karalamaktan ve o karalamalardan bir hayat kurmaya çalışmaktan bitkin düşen körpecik zihinler, heder olana hayatlar, mantarlaşan yaşamlar…
Güzel yarınlar adına bugününü ipotek eden bizler. Hayallerimiz için dünden, bugünden çalan bizler. Hep daha iyisi, hep daha fazlasını yarınlarda sanan bizler. 
Zihnimize kazınan, beynimize yapışan, fikrimize empoze edilen hep yarın, hep yarın…
Ya şimdi? Şimdiden sorumlu değil mi insanoğlu? Hani dünya üç gündü? O da bugündü!  Yaşananların hesapları verilmemişken, hiç yaşamadığımız hayatlardan mı hesaba çekileceğiz? Durmak bilmeyen bu koşu daha nereye kadar sürecek? 
Görüyorum ki yine cevapsız sualler peşindesin! Yine çıkmaz sokaklarda, kör kuyulara bağırmaktasın! Yine iflah olmaz düşüncelerin cenderesindesin. 
Ne zaman kendi seçeneklerin olacak? Ne vakit kendi doğrularının ardına düşeceksin? 
Diyorsun ki oturup ahkâm kesmesi kolay tabii! Diyorsun ki tuzun kuru nasılsa! Diyorsun ki anlayana saz anlamayana…
Çemberi kırmanın vakti gelmedi mi? Dolap beygiri gibi dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmekten sıkılmadın mı? Ruhunu kuşatan, bedenini hapseden seni bir kısır döngüye mahkûm eden kelepçelerinden, prangalarından ne zaman kurtulacaksın? 
Kendi cümlelerin yok mu senin? Hani nerede sadece sana ait olan gülüşün? Nerede özgünlüğün, yaratıcılığın, biricikliğin? Ve nerede sustuğun şarkıların? 
Gürültü çağında sen de mi sağır oldun? Göremez mi oldun aynalarda solan güzelliğini? Hayatım dediğin hayatının ne kadarı senin? 
En son ne zaman bir yağmurda ıslandın sırılsıklam?  Ne zamandır unuttun kuşların adını? Saysan çiçeklerin adını bir elin parmaklarını bulur mu? En sevdiğin arkadaşın çayına şeker atmayalı nerdeyse yıl oldu farkında mısın? 
Gözleri yeşil değil maviymiş! Keşke alıcı gözle bir kez baksaydın. Hani hep şu soru soran ara sıra dersten kaçan kız da birkaç sıra yanında oturuyormuş! Ve bu sene değil üç yıldır aynı sınıftaymışsınız!
Ne yani bütün suç benim mi der gibisin.   Sistemin hiç mi kabahati yok? İyi hissedeceksen, mutlu olacaksan yum gözünü dertler bitsin, aç gözünü dertler gitsin. İyiymiş! Daha ne kadar faturayı başkalarına keseceksin? 
Aşağıdakilerden hangisi senin iraden, hangisi senin aklın?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık