• 26 Nisan 2017, Çarşamba 8:55
ErolKonal

Erol Konal

Akşam Ezanında Evde Olmak
 Akşam ezanından önce evde olmak. Akşam ezanında evde olmak. Akşam ezanıyla evde olmak.
Makbul olan hangisi? Önce mi, şimdi mi, yoksa birlikte mi? Muhtemel ki zamanı beş vakte göre tanzim eden bir medeniyetin akşamı da evdekilerin toplanma vakti olarak algılamasından ibaret olan akşam ezanından önce evde olmak tabiri, gizli bir dili, tatlı bir heyecanı, zamanı planlamayı imliyor.
Bir ikaz. Bir uyarı belki de. Bir hatırlatma belli ki.
Maksat üzüm yemek olduğundan bağcıyla uğraşanlara son bir hatırlatma. Zira amacı ne işgüzarlık yapmak ne polemik yaratmak ne de kafaları karıştırıp, ortalığı bulandırmaktır bu yazının gayesi.
Vaktin tayininden evvel 'evde olmak' tabirini biraz irdelemekte fayda var. Evde olmaktan murat nedir? Dahası ev nedir?
Evden kasıt bütün fertlerinin ayrı ayrı bir mana taşıdığı bir aile atmosferine açılan kapanmaz bir kapı, yuva sıcaklığının dört bir yandan hissedildiği özlemle koşulan bir mekân, samimiyetin, huzur ve güvenin eksik olmadığı cennetten bir köşe ve herkesin bir parçası olmaktan gurur duyduğu yıkılmaz bir kale.
Ev, bir yuva her şeyden evvel. Kapsayan, dışarda bırakmayan, onsuz olunamayan hep ihtiyaç duyulan.
Ev, aile olmak sonra. Aile olmak, yani bir olmak, birlik olmak. Ev, sevmek, sevilmek. Ev, saymak, sayılmak. Ev, ağlamak, gülmek. Ev, anne. Ev, baba. Ev, abi, abla. Ev, çocuk.
Ev, şefkat. Ev, merhamet. Ev, otorite. Ev, kenetlenmek. Ev, sorumluluk. Ev, güven. Ev, komşu. Ev, sevginin mayalandığı merkez. Ev, saygının filizlendiği toprak. Ev, doğruyla yanlışın, iyiyle kötünün, güzelle çirkinin tohumlarının atıldığı, birincilerin büyütüldüğü, ikincilerinse ayrık otları gibi temizlendiği ilk okul, ilk mektep, ilk …
Ev, bekleyen hep. Orada olan. Kapısı açık olan. Pencereleri kapanmayan. Bacası tüten. Odaları kahkahalarla çınlayan, hüzünlerle sessizliğe bürünen.
Sokaklar çıkmıyorsa evlere, varmıyorsa herhangi bir sokak herhangi bir eve, duyulmuyorsa sokakların gürültüsü evlerden ve taşmıyorsa evlerin hengâmesi sokaklara; mahallelerinde ev, ev yanmıyorsa ışıklar, sokaklarında koşup oynamıyorsa çocuklar, caddelerinde gezip tozmuyorsa âşıklar, şehirler, şehir olmuş bana ne, akşam ezanında evde olmuşum, olmamışım size ne!
Evde olmanın işaretlediği vurgu -bilhassa bu yazıda akşam ezanı her hangi bir mazereti dışarda tutarak- birlikte olmanın, aile olmanın önemini hissetmek ve kendisi dışındakilere hatta kendisine bile saygı duymakla eşdeğer bir metaforu simgelediğini söylemek yanlış olmaz, zannediyorum.
Akşam ezanında evde olmanın aynı zamanda bir sınır çizmek, bir alan belirlemek, bir mesaj vermek gibi göndermelerinin olduğunu da yadsımamak gerekir.
Ayrıca, akşamın çoğu kutsal metinde kıyameti imlemesi, aynı zamanda evde olmak kadar evin niteliğine dair ipuçları da sunmaktadır, diyelim; evin yolunu tutalım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık