• 24 Şubat 2020, Pazartesi 17:03
ErdemGülertekin

Erdem Gülertekin

YİNE BAŞA MI DÖNÜYORUZ?

    Sene başında bin bir ümitlerle başladığımız ligde aldığımız kötü sonuçlar tüm çotanakları karamsarlığa sürüklemişti. Ancak zamanında alınan tedbirler, yapılan teknik heyet değişikliği bir an da iyi sonuçları da getirmiş, özellikle play-off beklentilerini artırmıştı.  Son iki haftada peş peşe gelen yenilgilerin (biri henüz tamamlanmadı) yanı sıra bir de oynanan oyunun ümit vermemesi bize yine aynı soruyu sordurttu: Yine başa mı dönüyoruz? 
Balıkesirspor maçına çıkarken, bir hafta önce Karagümrük takımına mağlup olduğumuzda takımdan çok memnun olduğunu beyan eden ve sonucun aslında hakemin eseri olduğunu söyleyen Hakan Kutlu, o çok memnun olduğu takımı birazda zorunluluktan olsa gerek yarı yarıya yenilemişti. Numan Çürüksu, İshak, Muhayer, Özgürcan ve Milinkoviç ilk onbirde yer alırken  Ahmet Kesim, Renan ve  Rusescu yedek kulübesindeydi. Muhammed Bayır ve Landel de cezalı oyuncularımızdı. Bu arada dört sarı kart cezalısı olduğu için Hakan Kutlu Hocamız da saha değildi, yerinde Gökmen Barış Hocamız vardı.
Maça gayet rahat çıktık. Ancak zaman geçtikçe yumuşak bir orta sahaya ve etkisiz bir forvet hattına sahip olduğumuzu gördük. Sanki topa biz hakim gibiydik ama etkili ataklar Balıkesir’den geliyordu. Orta sahadaki 24 numaralı oyuncuları Anıl Taşdemir tüm kırmızı-beyazlı takımın organizasyonlarının başında yer aldı. Atletik siyahi oyuncuları da Anıl’ın yönlendirmelerine cevap verince bizim için maalesef kaçınılmaz son gerçekleşti. Anıl’a herhangi bir markaj uygulamamamız neticesinde bu oyuncunun ayağından çıkan paslar bize iki gol olarak geri döndü. Hatta penaltı pozisyonunun pası da bu ayaktan çıktı. Ben tribünden gördüm, hocamız da kenardan görüp maç sırasında futbolcularımıza gerekeni söylemiştir diye düşünüyorum…
Savunma arasına dikine atılan paslar ve diri Balıkesir forveti bizim takımı çok yordu. Bizimkiler (her emekli futbolcu gibi) top ayağıma gelsin de oynayayım havasındalardı. Bir parça Del Valle hareketliydi. Uğur Akdemir güvensiz oynadı. Ahmet İlhan da ise müthiş bir düşüş var. En kısa zamanda kendine gelmesi lazım. Bekir Yılmaz ise eski günlerini çok arattı.  
Bu arada bizim bir Alpay Koçaklı diye direklerin tozunu alan oyuncumuz vardı, kaç haftadır sesi soluğu çıkmıyor. Nerede?
Gerçek şu ki bir hafta önce sahasında tam beş gol yiyen bir takımın böyle motivasyonla oynaması bizleri çok şaşırttı. Ancak o takımın belli bir planı, oyun anlayışı vardı. Bizim zik-zak çizerek kısa paslarla geliştirdiğimiz atakları ortada çoğalarak hep önlediler ve uzun paslarla derhal atağa kalktılar. Biz altı pasa kadar girdik hala Rusescu, Özgür Can’a pas veriyordu...
Vur kardeşim vur daha… 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık