• 10 Şubat 2020, Pazartesi 16:55
ErdemGülertekin

Erdem Gülertekin

HEYECAN YARIM KALDI

Lig liderine karşı geçen hafta deplasmanda, güzel bir oyundan sonra galibiyeti kaçırarak bir puan ile evimize dönünce cumartesi günü oynayacağımız İstanbulspor maçını yeşil beyazlı renklere gönül verenler dört gözle ve heyecanla beklediler. Ne de olsa takım rayına oturmuş ve hedef belirlenmişti.
Dört yıldır yağmayan kar maçtan bir saat önce yemyeşil sahanın üstüne bembeyaz yağmaya başlayınca aklımıza maçın ertelenebileceği hiç gelmemişti ama sıkıntılı durumlar olabilir demiştik arkadaşlarla aramızda laflarken… Özellikle son haftaların ele avuca sığmaz oyuncusu Del Valle’nin kart cezası nedeniyle takımda olmayışı endişelerimizi daha da artırıyordu.
Belki tribünlerde beklediğimiz sayıda seyirci yoktu ama en azından bilinçli bir topluluk vardı. Maçın ilk dakikalarından itibaren daha önceleri ayrı ayrı takılan Kapalı ve Maraton tribünleri “Karlar Düşer “ ezgisiyle başladıkları ortak tezahürat sahadaki Çotanakları da harekete geçirmişti. İlk anlardan itibaren İstanbulspor kalesindeydik. 8.dakikada Uğur Akdemir’in getirdiği top iki kez gol çizgisinden döndü. 17.dakikada Ahmet İlhan’ın ortasına Özgür Can kafayı vurdu ama kaleci Alperen uçarak topu kornere attı. Bu dakikalarda tek kale top oynadık, İstanbulspor zaman zaman sağ tarafımızdan Ali Dere ile gelmeye çalışsa da ataklarını hep başlamadan bitirmeyi başardık. 
20.dakikadan itibaren kar şiddetini artırmaya başladı ama bizim takım rakip üzerine baskı kurmaktan hiç vaz geçmedi. 26.dakika da ise İstanbulspor ilk atağında golü buldu. Ali Derenin kestiği topu Issah kafa ile sektirdi boşta kalan topu Cajic filelerimize gönderdi. Bu gole hemen cevap verebilirdik ancak Ahmet İlhan’ın getirdiği topu bu kez Tanase cömertçe harcadı.
Tribündeki taraftarlar olarak takımımızdan her an gol bekliyorduk ama kar o kadar coşkulu yağıyordu ki artık topu falan göremez olmuştuk. Maçın hakemi de 34. dakikada “tamam ,yarın aynı yer ve saatte buluşalım, kaldığımız yerden devam edelim” dedi.  Haklıydı. Pazar günü yine oradaydık ama hava muhalefeti devam ediyordu. Bu kez de “bu oyunu başka zaman oynarız” diye İstanbulsporlularla vedalaştık.
………………
1-Biz iyi takımız, bu maçta geriye düştük diye mağlup olacağız fikri hiçbir Giresunsporlu da oluşmamıştır diye düşünüyorum.
2-Del Valle’nin yokluğunda sorumluluk alan ve ataklarımızda baş rol oynayan Ahmet İlhan’ı kutluyorum.
3- Giresun yağmuru bol olan bir şehir. Adana Demirspor maçında kale arkası tribününe giriş yaparken kapıdaki görevli arkadaş o müthiş yağmura rağmen elimdeki şemsiyeye el koymuştu. Bize emir böyle geldi, kusura bakma demişti. Baktım kapı girişinde şemsiyeler yığınla… Biz  ıslandık… 
 Cumartesi günkü maçta da bu kez başka bir taraftarın şemsiyesine güvenlik nedeniyle el konulmuş.
Ben veya o arkadaşın açık tribünde maç seyrederken ıslanmamıza göz yuman o yetkililer bu konuya bir açıklık getirebilir mi?
 Veya bu konu hakkında verdikleri kararı bir kez daha gözden geçirebilirler mi?
 Zaten kale arkası tribününde hem parmakla sayılacak kadar az hem de yaşlı başlı sporseverleriz. Hakeme şemsiye fırlatmaya kalksak gücümüz yetmez, şemsiyeyle birlikte sahaya dalmaya kalksak “oraya kadar kim gidecek diye üşeniriz” hatta nefes nefese kalırız…
4- Önümüzdeki maç Karagümrük ile. Maç eksiğimizle birlikte puan puanayız ve deplasmandayız. 
Biz yeneriz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık