• 10 Kasım 2017, Cuma 15:52
AsımİNAN

Asım İNAN

GÜNLERDEN GAZİ CADDESİ (12)
 Bugün GÜNLERDEN GAZİ CADDESİNİN 1950'li ve 1960 yıllarda: yaşayanları, o dönemde esnaflık yapan değerlerinden söz etmek ve satırlarım da yeniden yaşatmak istiyorum…
Ki o yıllarda Giresun ekonomisi son yıllara göre daha düşük ve esnaf sayısı bir elin parmakları kadar azdı…
Örnek mi:
Bugün Gazi caddesini dolaşıp o yıllarda popüler fırıncı Hacı Mustafa'yı sorsanız genç kesimden iddia ediyorum tanıyana rastlamanız mucize olur…
Öyle bir fırıncı ki akşam saatlerinde resmi dairelerin dağılma saatinde müşteriler kapısında kuyruk olurdu…
Hacı Mustafa o yıllarda parmak ile gösterilen bir GİRESUN değeri idi…
Ki onu fazla dillendirmeden önce bir hususa işaret çekmek isterim…
Bugün o yılları yaşayan biri olarak “GAZİ CADDESİ”nin popüler olduğu zamanlardan desem daha yerinde olur…
Şimdi çok iyi tahmin ediyorum caddenin o bölümlerinden Hacı Mustafa'nın fırınına çıkmadan önceki iş yerleri yok mu diye soracaksınız?
OLMAZ MI?
Rahmetli tüccar terzi Emin Şenel' den yukarı doğru çıkalım bakalım kimler varmış?
Çıkarken GÜNDÜZ gazetesinden söz ederken bir gazeteci arkadaşımı es geçmişim…
Nasıl unutmuşum diye dövüneceğim isimlerden biri olarak şu anda gözlerime yansıyor…
Belki de ulusal basında çalışan kişi bile diyebiliriz…
“İBRAHİM ÇAKRAK”…
Gündüz gazetesinde yerli muhabir çalışırken ulusal basın ile tanıştı…
O tarihlerde yayın hayatında ve spora yönelik sadece spor ağırlıklı haftalık FOTOSPOR…
Sevgili Çakrak ulusal basın hayatı sonrası gazetecilik sevdasından vaz geçmedi…
Önce Nuh Altunçelep'in dükkanını devir aldı…
Yıllar sonra karşı tarafa taşındı ve:
Caddede “ÇAKRAK KİTAP EVİ”ni Giresunlu vatandaşların hizmetine sundu…
Yanında çalışanı ise akrabası ve en güvendiği elemanı “ENGİN ÇAKRAK” idi…
Şu satırları klavyenin tuşlarına aktardığım sırada keyifsizim ama başladığım hiçbir işi yarım bırakmadığım gibi tamamlamak zorunluluğu ağır basmakta…
İbrahim Çakrak'ın işi bırakması sonrası mı?
Selim Alemdaroğlu aynı dükkana oturdu ve tezgahını kurdu…
“HÜRRİYET GAZETESİ” BAŞ BAYİLİĞİ…
Yanında çalışanı ve gazete satıcısı “METİN GÜNAYDIN”ı unutamam…
Yine ayni hizada ve bitişiğindeki dükkan gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyor…
“PEKER VE YENER KASAPOĞLU” kardeşlerin yün ve yünlü mamuller üzerine iş yerleri…
1970'li yıllarda GİRESUN ticari yaşamlarına son vererek iş yerlerini “KEŞAP”a taşıdılar…
Aynı yerde daha sonrasında ise:
Mehmet Ali Güney'in Giresunspor yönetiminde görev alan “ERDOĞAN EROL” “GALERİ URBA” konfeksiyon mağazasını buraya taşıdı ve yıllarca hizmet verdi….
İsterseniz Gazi caddesinin sağ tarafına da uzanalım demeden önce yine aynı yerden devam edelim…
Dr. AGAH YOSMAOĞLU binası…
Kendisine hastane haricinde muayene kullanmasının yanında binanın altında bir tesisatçı:
“CEMAL KIRIMLIOĞLU”
Caddeden yukarı doğru merdiven basamaklarını çıkarcasına tırmanıyorum…
Giresun'da bir ilk:
SURİNİN ŞİRACI dükkanı…
O tarihlerde dükkanın açık olduğu yıllarda tadına vardığı “ŞİRA”…
“ŞEKERCİ AYDIN”IN şekerci dükkanı…
Hemen yukarı doğru uzanan bir bina ve “MÜNİR OTEL”i…
Yıllarca yerli ve dışarıdan gelen gurbetçilere ev sahipliği yaptı…
Bugünlük acaba yeter mi?
Biraz da gelecek haftaya kalsın diyor ve huzurlarınızdan sevgi ve hoş görü ile ayrılıyorum…
Gelecek hafta bu satırlarda buluşmak üzere…
HOŞ KALIN…
HOŞÇA KALIN…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık