• 05 Ocak 2018, Cuma 15:45
AsımİNAN

Asım İNAN

GİRESUNSPOR TARİHİNDEN SEÇMELER (7)
 Bilmiyorum demiyorum “ÇÜNKÜ HAZIR”:
Aşağıda karalayacağım satırlardaki ismi birinci bölümde kaleme almalıydım…
Çünkü o bir Giresun “SEVDALISI”…
Çünkü o bir “GİRESUNSPOR SEVDALISI”…
Giresunspor'un Türkiye İkinci ligine alınışı zamanın “SPOR BAKANI” Kamil OCAK tarafından Belediye binasından halka açıklandığı gün meydanda o vardı…
Aslını arıyorsanız onun için “GİRESUN” adına unutulmaz bir “EKOL İSİM” benzetmesi yapmam gerekir…
Merakta bekletmek istemesem bile ismi TV röportajlarında denildiği üzere az sonra….
Benim ve benim yaş grubu üstü ve altı gibi çoğu Giresunlulara öğretmenlik yapmış bir isim…
Giresunspor'un kuruluşunda top oynamasının yanı sıra kaptanlık görevini layıkı ile yerine getirmiş bir isimden söz ediyorum…
GİRESUN LİSESİ ve Merkez Orta Okulu’nda yıllara meydan okuyan BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ:
O hakikaten unutulmamalı diyorum ve:
“VE O İSİM EMİN AKTAŞ”…
Evet yanlış okumadınız o isim “EMİN AKTAŞ”
Bugün yaşından söz etmek istemiyorum…
Bizim yaş grubu dahil aşağı yukarı çoğu kesimin BEDEN EĞİTİMİ öğretmenliğini yaptığını iddialı olarak dile getirebilirim…
Ki sağa sola bakmayı. Yolda nasıl yürünür vs. gibi fiziki hareketleri ondan öğrendiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim…
Bu iddiama sanırım karşı çıkan olmaz…
1967 yılında kurulan Giresunspor'a seçmelere yaşı futbolu bırakmaya yakın olmasına rağmen katılmış ve kendisini çok iyi tanıyanların tercihi olmuştu…
Hem de Giresunspor'da oynayabilir mi düşüncesinde olanları bile Giresunspor kadrosunda futbolunu oynayarak ispat etmişti…
Beden Eğitimi öğretmenliği avantajını iyi kullanmış ve zaman zaman antrenör Fikri Taş'ın mazeret izinli olduğu günlerde Giresunspor'u o çalıştırmıştı…
Aynı zamanda hem takım kaptanlığı ve futbolculuğunu birlikte yürütmüştü…
Takımda oynadığı zamanlarda efendiliği ile beğeniler kazanmış, genç futbolcu arkadaşlarına örnek olmuştu…
Futbol yaşamında Giresun Beşiktaş, Akınspor, Yeşiltepe ve kısa Samsun macerası sonrasında Giresunspor'da noktayı koymuştu…
Giresunspor'da şampiyonluk yaşayamamış ama 1970-71 sezonunda yeşil beyazlı ekip Türkiye Birinci ligine yükseldiğinde o zevkin tadına varmıştı…
Kaleci Ahmet Hattatoğlu'nun kaleciliğinin gelişmesinde büyük pay sahibidir…
Son zamanlarda ara sıra karşılaştığımızda soruyorum:
-Spora devam mı?
-Allah ayaklarımdan “o gücü alana kadar yürümeye, Giresun caddelerini arşınlamaya devam…
Bir iki sene öncesine kadar Atatürk Stadında haftada bir de olsa koşuyordu…
SON ZAMANLARDA soracak olursanız……………
İsterseniz burada bir virgül koyarak onun dönemindeki “MUHTEŞEM GİRESUNSPOR”u çok özlüyoruz…
Düşünebiliyor musunuz henüz profesyonelliği öğrenememiş genç beyinler ve amatör zihinlerin kıran kırana mücadelesi…
Yine sormak istiyorum:
Böyle amatörce mücadele eden futbolculardan kaldı mı?
NE GEZER….

Şimdiki futbolcular topa iki kere vurdu mu transferi:
Milyon dolarlardan kapı açıyorlar…
İsterseniz burada bir konuya parmak basmak istiyorum…
Acaba Giresunspor'un o liglerdeki kadrosunda yer alan amatör ruhlu futbolculara benim diyen zengin kulüplerin paraları yeter miydi?
Örnek mi istiyorsunuz:
Galatasaray'a kendi rızası ile transfer MUHLİS GÜLEN, 1969 sezon sonu Rizespor'a giden AHMET HATTATOĞLU, Şampiyonluk sonrası A. Demirspor'a imza atan EROL PAMUK ve diğerleri…
Hepsi birer cevher, hepsi birer pırlanta futbolculardı…
Bugün satırlarımda Giresunspor'da yaratılmak istenen bir havaya değinmek istemiyorum…
Sadece 1970'li şampiyonluk sonrası yıllardan bir örnek vermek istiyorum…
Transferde başlayan dışa bağımlı transfer zihniyeti bazı yanlışların beraberinde gelmesinin nedeni oldu…
Özellikle komşu ilden transfer hareketleri tavan yapmaya başlamaz mı?..
Yanlış hatırlamıyor isem sene 1976-77 sezonunda Giresunspor'un lig maçı kendi evinde Adana Demirspor ileydi…
Kümede kalması önemli ölçüde bu maçtan alınacak iki puana bağlı ve umutların artması nedeni olacaktı…
Maçın ilk yarısı eşit kapandı ... İkinci yarısı mı?
Giresunspor ikinci yarının ortalarında deniz tarafındaki kaleye penaltı atışı kazandı…
Atışı kullanan futbolcu topu kaleciye adeta geri pas olarak kullandı…
Bizim amatör takımlardan yetişen genç futbolcular idmanlarda ne kadar hırslı olsalar bile bir iki tanesi kadroya alınır kulübede bekletilirdi….
Kadroya girip oynayan Giresun çocuğu yok muydu diye soracak olursanız:
Takım kendi sahasında galibiyeti garantilediği maçlarda 90 dakikanın bitimine yakın topla buluşma fırsatı bulamadan soyunma odasının yolunu tutardı…
Satırlarımın sonuna yaklaştığım sırada aklıma gelen ise çok daha önemli olduğu için gelecek haftaya bırakıyorum…
Sadece çok daha kapsamlı bir konu olduğunu söyleyebilirim…
Sadece şunu da söylemek isterim…
Giresunspor daha sonraki yıllarda inişli çıkışlı bir tablo sergilemiş olup hiçbir zaman adı şike veya daha başka kötü olaylara alet edilmemiştir…
Mazisi her zaman şeref, her zaman gururu olmuştur…
İsterseniz onunla birlikte diğer takımlar arasında bir araştırma yapın bakalım…
İddia ediyorum…
“GİRESUNSPOR” gibi bir takım daha bulamazsınız?
Devamı gelecek haftaya…
HOŞ KALIN…
HOŞÇA KALIN…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık