• 22 Aralık 2017, Cuma 16:56
AsımİNAN

Asım İNAN

GİRESUNSPOR TARİHİNDEN SEÇMELER (5)
 Bugün beşinci haftadayım ve elli küsur yıldır söylediğim gibi benim için çok önemli GİRESUNSPOR…
Onunla ilgili bir şeyler karalamak benim için “AŞKLARIN EN GÜZELİ”…
1967 Yılında sevdalanmış yeşil beyaz formasına tutulmuşum….
GİRESUNSPOR'UN o dönemlerine ait bir dörtlük:
Yeşil beyaz formamız
Çotanaktır armamız
Kornerden gol atarız
NİNNA ASLANIM NİNNA
Giresunspor'un taraftarları Atatürk stadındaki maçları bu dörtlüğü karşılama havasına uydurur takımlarını desteklerdi…
O yıllardaki “GİRESUNSPOR” ile bugün sahada izlediğimiz Giresunspor'u mukayese etmek gibi bir düşüncem bulunmamaktadır…
Ben Giresunspor geçmişinden gelenleri kaleme almaya başladım amma bilmem sizlerin dikkatini çekti mi?
Giresunspor'u yabancısı olduğu profesyonel kim, hangi antrenör gelerek hazırlamıştı?
Giresunspor kurulmuş ve amatörlüğe veda edilmişti…
Bir konu ise profesyonel lige girilmişti fakat amatör takımlardan transfer edilen futbolcuların amatör ruhlarını atmaları ve yeni bir lige adapte olmaları hiçte kolay olmadı…
Giresunspor'un ilk antrenörü yine bir GİRESUN'LU ve:
Beykoz Orman İşletme Müdürlüğünden bir memur olan “FİKRİ TAŞ”…
Fikri hocanın takımın başına geçmesi ve liglere hazırlaması için ilk olarak tayini Giresun Orman İşletme müdürlüğüne yaptırıldı…
O zamanlar FİKRİ hocanın bir özelliği ise Giresun'un öz çocuklarına fazlası ile değer verirdi…
ÖRNEK Mİ:
Kaleciler, Şükrü Evrenkaya, K.Şükrü, Galata'dan transfer edilmesine karşın Hüseyin Seçkin, Muhlis Gülen ve diğerleri…
Takım İstanbul'a gitti.
Takımı İstanbul'da karşılayan ise takımın yeni hocası “NACİ ÖZKAYA” oldu…
Karla kaplı bir saha ve oldukça soğuk bir havada ilk yarıda kendi sahamızda 1-1 berabere kalınan Beylerbeyispor ile…
Naci Özkaya'nın en büyük özelliği ise oldukça sert mizaçlı olmasıydı…
Antremanlarını kaç kez izleme fırsatı yakaladım…
Söylediklerini yapamayan futbolcularına ilginç cezalar verirdi…
Mesela Atatürk stadının çevresinde en az yirmi tur koşu…
Veya orta sahaya topları dizdirir ve futbolculara kaleye doğru şut çektirirdi…
Topu kaleye kadar gönderemeyen futbolcu “YANDI GÜLÜM KETEN HELVA” örneği…
Başka bir özelliği ise maç esnasında hata yapan futbolcusuna saha içinde bir şey demez amma soyunma odasında ise “PAPAZ KAÇTI” oyunu…
Naci Hoca Giresunspor'da oldukça başarılı iki buçuk sezon geçirdi diyebilirim…
Takımı şampiyon yapamadı ama küme düşme korkusu da yaşatmadı…
Naci Özkaya'dan söz etmişken geçen haftadan eksik kalan Muhlis Gülen'in Galatasaray'a transfer konusu…
Bildiğim kadarı ile onun katkıları fazla olmuştu…
O zamanlar Galatasaray hocası Kaleporaviç Muhlis Gülen'i yakın takibe almış ve Naci Hoca referans vermesinin yanı sıra onun hakkında olumlu rapor vermişti…

Şimdi biliyorum ki Naci Hocanın liglere hazırladığı takım ile bugünkü takım arasındaki fark:
Naci hocanın takımı paraya değil tekmelere kafa koyan amatörce mücadele eden futbolcuya önem verirdi…
Onun çalıştırdığı futbolcular için para her zaman ikinci planda kalmıştır…
Hepsinden önemlisi ise futbolcusuna futbolu ve onun aracı meşin yuvarlağı sevdirirdi…
Ne yalan söyleyeyim…
Yıllardır izlediğim Giresunspor'dan edindiğim intibayı mı soruyorsunuz?
Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında misali…
Tek düşünceleri transfer olarak geldikleri Giresunspor'dan ücretlerini alabilmek bile diyemiyorum…
Çünkü son yasalara göre takımda oynasın oynamasın transfer ücretleri federasyon tarafından karşılanıyor…
Bugünün futbolcuları öyle rahatlar ki getir bir selavat gel yanıma yat misali…
Bazen denk geldiğim zamanlar bile oldu…
Futbolcu sözde 90 dakika top oynamış ama formasında bir damla ter yok…
Bir karşılaştırma yapacak olursam bugünkü futbolcuları Naci hoca antrenmana almadığı gibi yemin ediyorum hepsini Atatürk stadından kovardı….
Giresunsporun geçmişi o kadar renkli ve heyecanlı ki her biri ayrı bir değer…
O zamanlarda Görelespor'dan alınan ve profesyonel yapılan bir futbolcunun kısa fakat üzüntülü Giresunspor yaşamı…
Ayak bileklerini çok rahat kullanan rakibini çok rahat geçebilen üstün bir yetenek:
“ÜNAL DİKBAŞ”
Topla buluştuğu anlarda var ya o ayaklarının üzerinde adeta şov yapar rakibinin başı dönercesine topa hükmederdi…
Öyle yetenekli bir futbolcu bugünkü devirde çok iddialı olarak söylüyorum çok zor bulunur…
Yemin ediyorum öyle bir futbolcu bulunsa bile bugün benim diyen kulüpler para yetiştirip alamazlar…
O Ünal Dikbaş'ın Giresunspor macerası üzgünüm ama çok kısa oldu…
Denizlispor deplasmanına bugünkü gibi rahat otobüsler olmadığı için özel taksiler ile gidilmişti…
Maç sonrası dönüş yolunda ecel onu Aydın'da yakaladı…
Hem de bir daha bırakmamak üzere…
Onun bindiği taksi Aydın yakınlarında trenin çarpması sonucu diğer arkadaşları kurtulmuş o ise AZRAİL'İN tuzağına yakalanmış ve yeşil beyazlı formasından kopmuştu…
Ünal Dikbaş'a rahmetler diliyorum…
Ve bugünlük bu kadar ile yetinmenizi öneririm….
Haftaya daha değişik bir GİRESUNSPOR dileği ile:
HOŞ KALIN…
HOŞÇA KALIN…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık