• 08 Aralık 2017, Cuma 16:11
AsımİNAN

Asım İNAN

GİRESUNSPOR TARİHİNDEN SEÇMELER (3)
 Elli küsur yıllık maziye sahip Giresunspor'un tarihinden seçmeler dizisine başlamadan önce çok düşünmüş, çok analizler yapmıştım…
Burada bir konuya değinecek olursam geçen iki hafta Giresunspor'un o zamanki taraftarlarının “TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜNDEN” söz etmiştim…
Ve o taraftarların tahammülsüzlüğünün geçmesi uzun zaman almıştı…
Hele son yıllardaki “ÇOTANAK” lar ile mukayese edecek olursam şimdilerde aklı başında taraftarlara rastlarsınız…
Büyük hakem ve masa başı oyunlar olmadığı sürece “O TARAFTAR” takımları yenilse bile iyi oynayan rakibi “ATATÜRK” stadından alkışlar ile gönderir…
Fakat en önemlisi ise bu anıların içinden cımbızla çekip alabilmekti…
Benim bildiklerimin yanı sıra bilmediğim anıları ise çok çok fazlaydı…
Önemlisi ise sezon başı futbolcu seçimi değil ki içlerinden alıp sizler ile paylaşayım…
Madem öyle söz yine “TAHAMMÜL” süzlükten açılmışken aklıma gelen bir maçı hatırımda kaldığı kadarı ile anlatmaya çalışayım…
Özellikle o yıllarda TÜRKİYE ikinci liginde mücadele eden takımlar ve birbirleri ile oynadıkları maçlar son yılların deyimi ile “DERBİ” niteliği taşırdı…
Ciddi olarak anlatmam gerekirse birçoğunda “SEYİRCİ TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜ” yaşanır ve o maçların sonunda kesin kavgalara sahne olunurdu…
Bugün sizlere o maçlardan özellikle ikisini örnekleyeceğim…
İşin ilginç yanı ise o maçların ikisinin de Samsunspor ile olması…
Biri Giresun Atatürk stadında, ikincisi ise Samsun 19 Mayıs stadında…
Söze ilk olarak Giresun'da oynanan ilk maça değinerek başlamak istiyorum…
Giresun Atatürk stadı eski emniyet açısından kontrolü çok zor…
Emniyet güçleri ise polis ve jandarmadan oluşuyordu…
Kapalı tribün yanında bulunan deniz tarafındaki tribün konuk takıma tahsis edilirdi…
Stadın çevresi sağlıklı olmayan dikenli teller ile çevrili…
Teller bazı yerlerden kırılmış içeri girmek oldukça kolay…
Çimin aksine saha toprak ve hele kuru havalarda yere düştün mü ayvayı yersin misali…
O zamanlarda yukarıda belirttiğim gibi Karadeniz takımları arası maçlar oldukça iddialı geçerdi…
O hafta Giresunspor'un maçı kendi sahasında ve komşu takım kırmızı beyazlı Samsunspor ile…
Kalecileri 1.60 boyu ile “BALCI” ve Rıfat, Acun gibi benzeri kaliteli oyunculardan kurulu…
GİRESUNSPOR MU?
Ekonomisi belli, küçük fakat gönlü büyük takım görünümünde…
Ekseriyeti Giresunlu oyuncular yabancı takviyeli…
O takım var ya yeminle söylüyorum bugünün süper takımlarına kök söktürür…
Kalede dönüşümlü ya Tarzan Mehmet ya da Nevzat Pınar…
Emin Aktaş (EMİN HOCA), Muhlis Gülen, Şükrü Evrenkaya, Küçük Şükrü lakaplı Şükrü Arda vb. gibi…
Muhlis Gülen'in yanı sıra bir sol ayak daha var ki frikik kazanılan maçların vaz geçilmezi “RUHİ YAZICI”…
Topu diker ister otuz ister daha fazla mesafe kaleye bile bakmaz gelir topa vurur ve adres değişmez…
Doksan diye bildiğimiz üst ve yan direğin birleştiği köşeden rakip fileleri tozunu alırdı…
Ruhi'nin bir özelliği ise biraz tembel ve topsuz oyunu pek sevmezdi…
Frikik veya köşe atışı kazanılacak o zaman RUHİ top başında…
Rakip takımların hocaları onu iyi bellemiş olacaklar ki onun üzerine oyuncu vermedikleri gibi frikik yaptırmamaları konusunda oyuncularını uyarırlardı…
Samsunspor maçı günü gelip çatmıştı…
Düşünebiliyor musunuz daha maç başlamadan taraftarlar arasında tartışmalar başlamıştı…
Bu tartışmalar sürüp giderken akıllara yerleşen bir fikir:
“BU MAÇ SAĞLAM BİTMEZ”…
Sonuçta da böyle oldu diye rahatlıkla söyleyebilirim…
Rakip futbolcular frikik yaptırmamaya ne kadar uğraşsalar da arada bir oyunun heyecanından olsa gerek ikinci yarıda Giresunspor atağında rakip sahada kazanılan bir frikik ve topun başında bizim frikikçi “RUHİ”…
Yaklaşık otuz metre civarı ve maç 0-0…
Bugün bile şu satırları karalarken gözlerimin önünden film şeridi gibi geçiyor…
Yeminle söylüyorum ve maçı yakın mesafeden izlediğim için rahatlıkla görebiliyorum…
Ruhi topta ya üç yada dört metre geriye çekildi ve kaleye bile bakmadan öyle bir füze gönderdi ki kaleci Balcı'ya topu sadece fileden çıkartmak kaldı…
Samsuspor'un gol sonrasında ne mi oldu?
Samsun'dan gelen taraftarlarının hırçınlıkları biraz daha fazlalaştı…
Derken Giresunspor'un yine deniz tarafındaki kalesinde kazandığı köşe vuruşu…
Topun başındaki futbolcuyu yazmama gerek yok…
Atış rakip kalenin sol köşesinden yapılacak…
Hakemin atış düdüğü sonrasında sol ayağı ile falsolu bir vuruş yapan Ruhi’nin şutunda top, kaleci Balcı'nın bakışları arasında filelere gitmez mi?
Eyvah yandı külüm keten helva diyorum…
Neden mi?
Daha az önce yedikleri golün hırçınlığını üzerinden atamayan kırmızı beyazlı Samsunsporlu taraftarlar işi daha da azıttılar…
Giresunspor taraftarları bu atışmalar karşısında sessiz mi kalacaktı?
Maçın hakeminin 90 dakikayı bitiren düdüğünü çalması ile Atatürk stadı bir anda karıştı…
Taraftarlar arasında hem saha içinde hem tribünlerdeki kapışmalara ne demeli…
Sadece saha içinde ve tribünler de mi kaldı olaylar diye soracak olursanız?
Üzgünüm ama emniyet güçlerinin olaylara müdahalesine karşın saha dışında da devam etti…
Bir Samsunsporlu'nun tabancasını ateşlemesi ve mermisinin bitmesi sonrasında denize atışına tanık oldum…
Olaylar ilerleyen saatlere kadar sürdü ve emniyet güçlerinin çabası ile son buldu…
Giresunspor'un Samsun'da oynadığı diğer maç mı?
Üzgünüm amma gelecek haftaya kaldı…
HOŞ KALIN, HOŞÇA KALIN…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık