• 02 Haziran 2017, Cuma 17:00
AsımİNAN

Asım İNAN

GİRESUN'DA SİNEMA KÜLTÜRÜ…
 Bu hafta sonu değişik bir nostalji ile karşınızda olmak adına satırlarıma başlamak istiyorum…
Öncelikle bir söz “GEÇMİŞİ OLMAYANIN GELECEĞİ OLMAZMIŞ”!...
Şimdi şöyle koltuklarınıza uzanın ve arkanıza yaslanın…
Sizleri Giresun tarihinin çok eskilerine doğru taşımak istiyorum…
Öncelikle geçmişten bugüne demeden “GİRESUN'DA SİNEMA”nın geçmişi…
Buna Giresun'lunun geçmişten bugüne “SİNEMA KÜLTÜRÜ” desem inanın daha yerinde olur inancındayım…
İvedilikle şu konuyu belirtmekte yarar var görüşündeyim…
Ki benim anlatmak istediğim ise hatırladığım kadarı ile 1960'lı yıllardan bu yana çok iddialıyım ve:
Giresun'un ve Giresun'lunun sinema kültürünü hiç kimse eleştiremez ve tenkit edemez…
Yukarıda bahsi geçen yıldan önce Giresun'da sinema veya sinemalar var mıydı?
Daha da önemlisi o sinemalar kışlık ve yazlık olarak bizlere yansımaktadır…
O tarihlerde Giresun'luya kışlık ve yazlık hizmet veren sinemaları şimdiki gençlere unutmamaları adına kaleme alıyorum…
YENİ VE LALE sinemaları getirdikleri ve gösterime sundukları filmler ile her zaman Giresun'lunun vaz geçilmezleri olmuşlardır…
Şimdiki gibi salonlar küçük değil aksine en az 500-600 kişi alabilecek kapasitede idi…
YAZLIK SİNEMALAR MI?
O büyük salonlar kadar büyük kapasiteli olmasa bile yine en az 300 kişilikten fazla idi…
Hele popüler bir film geldiğinde sinemalar kapalı gişe…
Filmlerin frakmanları gösterime girdiğinde hoşa giden filmler için günler öncesinden yerler ayrılırdı…
Ya getirilen konserlere ne demeli…
“KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ” sinema salonlarından ah bir bilebilseniz…
Konu hakkında bir anım var ve sizler ile paylaşmak istedim…
X bir sinemanın tel numarası ile benimki birbirine çok yakın numaralar…
Hatta konser önceleri çalan rezerve telefonlarından birinde dayanamadım ve şimdi kimin konseri olduğunu bilemediğim bir konsere on bilet rezerve ettim…
Konser akşamı gişeye yakın bir yerde çöreklendim ve beklemeye koyuldum…
Muziplik ruhuma yerleşmiş bir kere ne yapayım…
Gişe önünde takipteyim öyle ya kime rezerve yapmıştım…
Az sonra kızlı erkekli bir grup gişeye yaklaşarak rezerve biletlerini istemez mi?
Arada geçen tartışma öncesi bileti rezerve eden vatandaş:
-Ayırttığım biletlerimi verir misiniz…
Gişeden uzanan görevli:
-Ne bileti. Sizin adınıza ayrılmış bilet yok dedikten sonra gişeci ile aralarında bir tantana başlamaz mı?
İşte şimdi buyurun cenaze namazına misali…
Kavga çıkmadı ama bileti ayırana yani bana yapılan iltifatlar bugün bile kulaklarımda çınlamakta…
Lale sinemasının yazlığı Orhan Sütlac’ın bahçesinde daha sonraları ise yine yakın bir yere taşındı…
Yeni sinemanın yazlık bahçesi ise sinemanın hemen yanı başında bulunan Çocuk Esirgemeye ait Çınarlardaki oyun parkının bir bölümünde kuruluydu…
Lale sinemasının yazlığından bir anım:
Eylül ayı gelmiş ve yağmurlar başlamıştı…
Bir akşam Antony Guin filmi var dediler ve yazlık sinemanın yolunu tuttuk….
O akşamki müşteriler ise ben, rahmetli Danzig, Sefa Pamuk ve İbrahim Yücel…
Bir yandan yağan sağanak ve dört müşteriye oynayan film…
Ki üstelik şimdiki gibi tek değil çift film gösterimde…
Daha sonra ise Yeni ve Lale sinemasına bir sinema kardeşi daha geldi….
Uzun yıllar gençliğin dilinden düşmeyen SARAY SİNEMASI…
HOŞ KALIN.
HOŞÇA KALIN…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık