• 07 Nisan 2017, Cuma 16:51
AsımİNAN

Asım İNAN

ESKİ BALIKÇILAR VE KARAYA VURAN BALIKLAR!...
 İşlem klavyenin başına oturana kadar ve ne yazacağım düşüncesi bir anda sanki rafa kalkıyor…
Bugün düşünceler ile uğraşmam gerekmiyor…
Plan, proje kafamda tasarlanmış sadece işlem yazmaya kalmış…
Henüz balık avlama yasağı başlamamış amma sayılı günler kalmışken balık tezgahlarını denetlermiş misali önlerinde turlar atıyorum…
Tezgahlar çevre il ve ilçelerde yakalanan balıklar ile süslenmiş…
Giresun'un meşhur ADA MEZGİTİ kayıplara karışmış…
Kalecik ve Perşembe mezgitlerine teslime bırakılmışız…
Diğer balık çeşitleri de hakeza öyle…
Giresun açıklarında yoksa balık çeşitleri nesli tükenmişleri mi oynamakta?
Bu mevsim sadece yerli HAMSİ …
Balık neslinin tükenmesi nedenlerine dokunmak istemesem de en büyük nedenlerin Karadeniz sahil yolunun geçişleri sırasında balık yuvalarının dağılması ve bilinçsiz avlanmayı söyleyebilirim…
Şimdi konu hakkında geçmiş senelere doğru uzanmak, bazı konulara değinmek istiyorum…
Öyle ya gençlik yıllarımızda Giresun açıklarında 40'ın üzerinde balık çeşidi avlanıyor ve evlerin mutfaklarını süslüyordu…
Nedenlerine değinmeyeceğimin sözümün arkasındayım amma amatör balıkçıların durumlarına iki çift söz etmek isterim…
Kamış avcılığı o zamanlar henüz Giresun'a uğramamış…
Özellikle Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yapılan olta avcılığını unutmak mümkün mü?
Son yıllarda kamış avcılığı Giresunlu amatör balık avcılarının vaz geçilmezi durumuna gelinse bile o güzel günleri yeniden yaşamak isteyen avcıları bilmem dillendirmeye gerek var mı?
Bugün o balık çeşitlerinin bol olduğu yılları yeniden yaşamak isteyen amatör olta avcıları…
İsterseniz siz sevgili okurlarımı o yıllara taşımak ister ve hayallerine dalmanız en büyük arzum olacaktır…
Balık çeşitleri bol, bugün kraçe diye evlere alınan küçük istavritleri yakalamak için çaba harcanmıyor…
Düşünebiliyor musunuz henüz sahil yolu bile geçmemiş ve sahildeki kayalıklar amatör balıkçıların uğrak yeri…
Alınan yirmi beş metre 30 veya 35 numara misineler ve uçlarında yemli oltalar denize atılmış…
Akşam nafakası peşine düşülmüş…
Hele Ağustos ayının sonlarına doğru palamutların ve lüferlerin kovaladığı hamsiler soluğu kaçmakta bulmuşlar ve yığıntı halinde kayalıkların arasına sıkışmışlar…
Kovalar ve gedallar ile yakalanıyorlar veya yem yapılıyorlar, ya da sofralara konuk oluyorlardı…
Yakalanan iri istavritlere ne demeli…
Bir anımı paylaşmak istiyorum…
Sabah kalkmışız, bir arkadaşım ile büyük limanda beşinci taşa yerleştik, oltalarımızı denize gönderdik…
O gün yakaladığımız iri istavritlerin haddi hesabı belli değildi…
İnanır mısınız o beşinci taş yok mu?
Yemin ediyorum balıkların karaya vuruşlarında oltalarımızı çoğu zaman denize yemsiz atardık…
Son senelerde balık nesillerinin azalması ile birlikte o günlerin özlemi ile yaşar durumdayız…
MUTLU HAFTA SONLARINIZ OLSUN….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık