• 17 Şubat 2017, Cuma 15:34
AsımİNAN

Asım İNAN

DENİZE GÖMÜLEN İKİ GÜZİDE PARKIMIZ…
 Geçen haftaki GİRESUNUN VAPURLU AKŞAMLARI yazısı sonrası bu hafta sonunda ne yazabilirim ve paylaşabilirim…
Ki şu an Ankara'dayım ve sizlerin lapa lapa yağan karı seyir ettiğiniz şu dakikalarda ben de Ankara'nın bağları, büklüm büklüm yolları türküsü ile cebelleşiyorum…
Nostalji yazılarım sonrasında arkadaşlarım sorguluyor:
-Beynin boşalmadı mı?
İşleyen demir nasıl pas tutmazsa benim beynimde işlediği sürece devam…
Bugün istedim ki Giresun'un doğu yakası Hacı Hüseyin ve Gemiler çekeğinin eski bakir güzelliklerine doğru uzanalım, bir tarih yaşayalım ki o tarihe bugün şapkalar çıkarılır…
Düşünebiliyor musunuz henüz sahil yolu geçmemiş ve denizden esen meltem sahildeki evlerin içini deniz ve yosun kokularını dolduruyor…
Pancar motorları henüz gelmemiş GİRESUN açıklarında kürekli kayıklar danslarını sergiliyorlar…
Emir demiri keser örneği Ankara'dan GİRESUN insanının içini burkan, yaralayan haber.
-Giresun'dan sahil yolu geçecek…
Sahil yolu geçmesi Giresun'un bakir olan kıyı şeridinin sonu, Hacı Hüseyin mahallesi ile özdeşleşmiş, HALK TÜRKÜLERİNE konu olmuş TABYA VE ÜÇ KAYA taşlarının sonu demekti…
Birde iki yüzlü madalyonun öbür yüzünü görmek önemliydi….
Sahil yolu geçmiş asfaltlar dökülmüş, kayıkların çekekleri denizin serin sularına gömülmüştü…
Hacı Hüseyin ve Gemiler çekeğine yapılan iki kayık çekeği üzerinde kalan boşluklara ne yapılabilir düşünceleri sonrasında kararlar verildi:
-Bodimeli ve Ali Rıza parkları…
Yapıldı ve Giresun insanının yaz aylarında akşamları denizden gelen yosun kokulu havasını teneffüs ettikleri iki güzel park haline getirildiler…
Güzellikleri, akşamları düzenlenen eğlenceleri, şarkılı, türkülü akşamları halen konuşulmakta ve anlatılmaktadır…
Bodimeli parkı ve bir anımı anlatmadan geçemiyeceğim…
Yaz akşamları müdavimi olmuşuz. Bugün rahmetli olan iki isim. Rahmetli DANZİG ve (KÜÇÜK) Sema Yazıcıoğlu otururken yanlarından geçiyorum.
-Küçük Sema birden deniz tarafına dönerek:
--Balığa bak cümlesi sonrasına ne demeli…
Aklında kırk tilki olan Yazıcıoğlu Danziğin yaz aylarında taktığı meşhur Meksika şapkasını çayının üzerine kapatması sonrası yaşanan olaya göz atalım:
Danzik önüne dönmesi ile:
-Benim çayım nerede?
Sorusuna cevap arandı. Tabi Danzik Şapkasını çekince gerçek meydana çıktı ama ya sonrası…
Sıcak çayın üstüne dökülmesi ve yandım anam diye bağırmasına ne demeli…
Eyvah sesleri yükseldi ve vatandaşlar DANZİK kafayı yeniden üşüttü korkusu ile parkı boşaltması bir oldu…
Olaya tanık olsam bile neredeyse ben bile kaçacak oldum…
MUTLU HAFTA SONLARINIZ OLSUN….

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık