• 18 Mayıs 2012, Cuma 9:35
AliKaya

Ali Kaya

YANLIŞ YAPILAN HİZMETLERE BAKARAK FINDIK YAŞLANMIŞTIR VE YENİLENMESİ GEREKİR DENİLEMEZ

Giresun'daki fındık bahçelerinin yaşlı olup yenilenmesi gerektiğinden bahsedilmekte, verim düşüklüğünün bahçelerin yaşlı olmasından kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Bir fındık bitkisi şartlara bağlı olarak 50-60 yıl ürün verebilmektedir. Buradan fındık bitkilerinin-dallarının ömrünün 55-60 yıl olduğu anlaşılır. Bir fındık bahçesinin yaşlı olabilmesi için bahçeleri meydana getiren ocak-ların, ocakları meydana getiren dalların aynı yaş-larda ya da birbirine yakın yaşlarda olması, kuru-madan, kesilmeden, gelişerek ve büyüyerek  45-50 yıl ürün vermesi, dalları ve yan dalları kısmen ya da tamamen kurumuş, çürümüş, sürgün vere-mez hale gelmiş olması gerekir. Dalların yıpranarak ürün veremez hale gelmesi gerekir. Ayrıca tüm dalları dolayısıyla ocakları yaşlanmış ve verimden düşmüş fındık bahçeleri her 50-60 yaşına geldiğinde sökülür yeniden dikilir bu durumda bahçelerde 5-6 yıl gibi bir verimsiz yıllar, kesinti-boşluk olur. Giresun da 200 000 in üzerinde fındık bahçesi vardır. Bu kadar bahçe içinde son 35 yıldır yaşlanmadan dolayı sökülüp yeniden dikilen ve her yenilemede 5-6 yıl ürün alınamaması gibi verimsiz yılların olduğu bahçe yada bahçeler görmedim. 70-80 yıldır Giresun'un köylerinde yaşayan fındıkla uğraşan çiftçilere sorulduğunda 100-120 yıl önceleri dikilmiş binlerce bahçe olduğunu, 70-80 yıldır yaşlanmadan dolayı sökülüp yeniden dikilen ve verime yatıncaya kadar 4-6 yıl verimsiz kalan bahçe görmediklerini söylemektedirler. 100-120 yıl önce dikilen fındık bahçelerinin bu güne kadar 2 defa yenilenmesi gerekirken  hiçbir bahçenin yenilenmediği, ilk dikim şekilleriyle üretimlerine devam ettiği görülmektedir.
Çiftçiler fındığa hizmeti tekniğin istediği gibi değil dededen-babadan, komşudan nasıl görüyorlarsa, yalan-yanlış, eksik olduğuna bakmadan kolaylarına nasıl geliyorsa öyle yapıyorlar. Modern üretim tekniğini hiçe sayıyorlar, ta baştan itibaren uygulamıyorlar. Örneğin; fındık arazi hazırlığı - toprak hazırlığı yapıldıktan sonra dikilmesi gerekirken bunlar yapılmadan fındık dikiliyor. Fındık  fidanları arazilere hiçbir düzeltme yapılmadan olduğu gibi dikiliyor. Ocak çukurları yüzeysel ve dar açılıyor ve bu dar çukurlara  2-3 katı fidan dikiliyor. Dikimden sonraki ilk 5-6 yıl içinde şekil budaması yapılmadığı gibi verim budaması da denilen dal budaması hiç yapılmıyor. Ocaklardan çıkarılması gereken dallar bırakılmakta bırakılması gereken dallar kesilmektedir. Budama rastgele yapılmaktadır. Toprak analizi yaptırılmadığı için gübreler rastgele kullanılıyor. Fosforlu gübrenin faydalı olabilmesi için kök derinliği olan  15-20 cm derinliğe verilmesi gerekirken toprak yüzüne serpilerek veriliyor. Azotlu gübrenin bitkiye faydalı olabilmesi için  2 farklı zamanda toprağa karıştırılarak verilmesi gerekirken maalesef Nisan yada Mayıs ayında 1 defada ve serpme veriliyor. Fındık erken hasat ediliyor. Bu durumlar 40-50 yıl önceleri de böyleydi bu gün de böyle. Çiftçiler kolayına nasıl geliyorsa öyle hareket ediyorlar. Fındık çiftçisi modern üretim tekniğini uygulamamakta direniyor. Yeni uygulamaları öğrenmek istemiyor.  Bu nasıl çiftçilik?  Çiftçilerin yaptığı uygulamaların  tamamı yanlış. Yanlış yapılan hizmetlere-uygulamalara bakarak fındık yaşlanmıştır ve yenilenmesi gerekir denilemez. Giresun fındık üretim alanlarında kurumadan, kesilmeden, gelişerek ve büyüyerek 40-50 yıl ürün vermiş, sonunda yaşlanarak dalları ve yan dalları kısmen ya da tamamen kurumuş, çürümüş, sürgün veremez hale gelmiş ocakları içeren bahçe var mı ki  yada kaç bahçe var ki yaşlanma sorunu olsun. Fındık bahçelerinin sorunu yaşlılık değildir. Lütfen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayalım. Bahçelerimizin durumu  ile modern fındık üretim tekniğini bir karşılaştıralım. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak insanı yanıltabiliyor. Bu konuda ileriki haftalarda daha detaylı bilgi vereceğim.
*****
   DİKKAT ! Fındık kurduna ilaçlama zamanı geldi ve geçiyor
Fındıkta önemli derecede zararlara sebep olan fındık kurduna karşı sahil kol(0-250 m rakımlar arası) bahçelerde ilaçlama başladı ve devam ediyor. Orta kol(250m -500 m rakımlar arası) fındık bahçelerinde Giresun'da 19 Mayıstan itibaren Ordu'da 22 Mayıstan itibaren ilaçlamaya başlayabilirsiniz. Fındık kurduna karşı rastgele ilaçlama yapmayınız. Komşum  ilaçlama yapıyor bende yapayım demeyiniz. Bahçenizin muhtelif yerlerinden 10 ocak  güneş doğmadan, sabahın erken saatlerinde bir bez örtüye silkelenir. Bulutlu günlerde günün her saatinde sayım yapılabilir. 10 ocakta 2'den fazla fındık kurdu ergini bulunursa ilaçlama yapınız, aksi taktirde ilaçlama yapmayınız.  Bahçenizde ilaçlamayı gerektirecek kadar ergin kurt yokken bilinçsizce kullanacağınız ilacın hem cebinize zararı vardır hem de çevreye olumsuz etkisi vardır.
Sayım sırasında bez örtü üzerine kokulu böcekte dediğimiz fındık yeşil kokarcasından en az 1 ergin düşerse ilaçlamada fındık kurduna ve fındık kokarcasına etkili olan ilaç kullanınız.
Fındık kurdu ilaçlama tarihleri:
İli  Sahil Kol (0-250 m  Orta Kol (250-500 m Yüksek Kol (750 m
  rakımlar arası)   rakımlar arası)    ve üzerinde )
Giresun 14 Mayıs 2012   19 Mayıs 2012   24 Mayıs 2012
Ordu  15 Mayıs 2012   22 Mayıs 2012   29 Mayıs 2012

Fındık meyvesinin durumu:
Dişi çiçeklerde tozlanma olmuşsa karanfillerde çotanağa ve meyveye dönüşümü tamamlanmak üzeredir. Tozlanmayan karanfiller dökülmektedir.
Kasım ayı ile Şubat ayı sonu arasında oluşan karanfillerin hepsi çotanak olarak toplanmaz. Bu karanfillerin bir kısmı karanfil halinde bir kısmı Çotanak ve meyve halinde dökülür. Kalan ve olgunlaşan çotanaklar ve meyveler toplanır. Halk bahçelerinde karanfillerin çeşitli nedenlerden dolayı beklenen döküm oranı % 20-25 dir.
Karanfillerin dökülmesinin nedenlerini şöyle açıklayabilirim.
1-Fındık sürgünlerinin boğumlarının bir kısmında bir, iki, üç yada dört karanfil bir arada oluşabilmektedir. Boğumlarda bir arada oluşan karanfillerin genel olarak bir tanesi çotanak bağlamakta diğerleri büyük oranda kuruyup dökülmektedir. Dış görünüşleri sağlam gibi görünen bu karanfiller tozlanmıştır ancak döküm nedenleri bilinmemektedir.
2-Tozlanarak dişicik boruları kararmış karanfillerden uygun çim borusu oluşturamayıp yumurtalığın tabanına kadar inemeyenler, yumurtalığın tabanına inip yumurtalığın gelişmesini bekleyemeyenler açık yeşil-sarı renk alarak dökülürler.
3- Üzerlerine çiçek tozu konmayan yada tozlanmayan dişi çiçekler kırmızı renklerini 40 gün kadar muhafaza ederler ve sonunda çotanak bağlamadan dökülürler. Bir dişi çiçek tozlanmadığı zaman yumurtalığı gelişemez. Dişi çiçeklerinin tamamı tozlanmayan karanfiller sararıp dökülür. 
4- Püs sapında oluşan karanfillerin % 90-95 inin püs sapının kuruması nedeni ile kurudukları görülmüştür.
5-Nisan ayında ve Mayıs ayı ilk yarısında yeni görülen (yeni açılan ) karanfillerin % 70-80 i çotanak bağlamadan kuruyor. Kalan % 2030 uda çotanak bağlıyor fakat meyvelerinde döllenme olmuyor bu nedenle hasata ulaşmadan dökülüyor.
6- Fındık kurdu, kozalak akarı, filiz güvesi, uç kurutan vs ile gereği gibi mücadele edilmezse bunların zararlarından karanfiller zarar görüp dökülmektedir.
7-İklim olaylarından don, dolu, sis, rüzgar, aşırı yağmur vs nin olumsuz etkisinden sürgünler kırılır, kopar, kurur, tomurcuklar ve karanfiller zarar görerek kururlar ve dökülürler.       
2012 yılında karanfillerin döküm oranı nedir? Çeşit bazında bu oran daha az mı oldu yoksa fazla mı oldu? Bu oranın bilinmesi yapılacak karanfil sayımlarına bağlıdır. Bu yıl için sahil, orta ve yüksek kolda, düz, meyilli, tepebaşı, yamaç, dere içi ve kenarı gibi kesimlerde daha önce Şubat ayı ikinci yarısında işaretli dallarda karanfil sayımı yapılmışsa aynı dallarda 1-10 Mayıs tarihleri arasında tekrar sayım yapılarak oran bulunabilir. Mart başında karanfilleri sayılmış dallar yoksa bu oran bulunamaz. 
Saygılarımla               16.5.2012  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık