• 02 Kasım 2012, Cuma 9:08
AliKaya

Ali Kaya

TOPRAKLARIMIZI BELLEYELİM
 Sayın okuyucularım,
Son bahar ve kış aylarında fındığa yapılan hizmetlerden bir tanesi de fındığın yetiştiği taşlaşmış arazilerin işlenerek bellenerek yumuşatılmasıdır. Toprağın havalanması, mikroorganizmaların faaliyetlerinin artması, toprağın su tutma kapasitesinin artması ve otların kesilerek su kaybının azaltılması için fındık arazilerinin belli zamanlarda işlenmesi gerekir. Fındık yetiştirilen araziler işlenmediğinde taş gibi olur. Taş gibi topraklara su giremediğinden içindeki kökler hava ve su alamazlar, mikroorganizmalar çalışamaz.
Fındık arazileri 4-5 yılda bir bellenmesi gerekir. 4-5 yılda bir olmasa bile  en azından 8-10 yılda bir 20-30 cm derinliğinde işlenmesi alt-üst edilmesi gerekir. Toprağın işlenmesi ile üzerindeki organik maddeler toprağa karışarak toprakların organik maddesi artar. Uzun zaman işlenmeyen toprakların organik maddesi çok az olur. İşlenmiş ve organik maddesi % 4-5 in üzerinde olan toprakların 1 cm3 de 5-6 milyon canlı mikroorganizma olurken uzun zaman işlenmeyen ve organik maddece yoksul toprakların 1 cm3 de 1-2 milyon mikro organizma olur. Bahçe topraklarının  cansız-taş gibi olması mikroorganizmaların az yada çok olmasına bağlıdır. Bu nedenle işlenmemiş ve organik maddesi çok az olan topraklar cansız-taş gibi olur.
Ülkemizde, fındık bahçelerinin büyük bir çoğunluğu meyilli arazilerde kurulmuştur. Bu arazilerde toprak erozyonu problemi vardır. Erozyon probleminin asgariye indirilmesi için bu tip arazilerin işlenmesinin el aletleri ile yapılması mecburiyeti vardır. Meyilli arazilerde toprağın işlenmesi en iyi buraların terasa yani sete alınması ile mümkün olmaktadır. Teraslama sonunda oluşturulan sette toprak işlemesi yapılır.
Terasa alınmayan meyilli arazilerde toprak işleme, (toprak ve su erozyonunun asgariye indirilmesi için)  dalların dibinden itibaren dış tarafa doğru 11,5 m genişliğindeki sahanın 510 cm kazılması ya da çapa ile çapalanması şeklinde yapılır. Meyilli arazilerin toprağı ancak bu şekilde kısmi yerin işlenmesi ile yerinde tutulabilir.
Düz ve az meyilli arazilerde dalların kökleri dalların izdüşümlerinin genişliğindeki bir alan içinde yayılmaktadır. Dal diplerinden itibaren 11,5 m lik ocağı çevreleyen dairesel alanda kökler yoğun olarak bulunmaktadır. Köklerin yoğun bulunduğu dal diplerinden itibaren dışa doğru 11,5 m lik  alanda 510 cm derinliğinde çapa ya da kazma ile toprak işlemesi yapılır.  Bu kısımdaki toprak çapa ile gevşetilir. Bu çapalama sahasının dışında kalıp taç izdüşüm alanı içinde kalan kısımlar biraz derince yani 1525 cm derinlikte işlenebilir. İşleme sırasında köklerin kesilmemesi ve yaralanmaması esastır. Bu nedenle köklerin yaralanmamasına özen gösterilmelidir. Köklerin yaralanma durumunun olduğu yerlerde toprağın işlenmesinden vazgeçilmelidir. 
Toprağın bellenmesi bu kadar önemli olmasına rağmen son 30 yıl içinde çiftçilerimizin maalesef tamamına yakınının arazilerini işlemedikleri, bellemedikleri görülür. İşlenmeyen, bellenmeyen topraklar nasıl yumuşayacak. Canlılığını nasıl devam ettirecek? Daha da önemlisi işlenmeyen arazilerde fındık verimi nasıl artırılacak?  
*****
GİRESUN VE ORDU FINDIK BAHÇELERİ YAŞLI DEĞİLDİR.
Fındıkla ilgilenen bazı resmi dairelerin idarecileri ve bir çok sivil toplum kuruluşlarının idarecileri  toplantılarda sürekli olarak Ordu ve Giresun'da  fındık bahçelerinin ekonomik ömrünü tamamladığını bu nedenle çok önemli oranda ürün kaybına neden olduğunu söylemektedirler. Yöneticilerin fındık bahçelerinin yaşlı olup olmadıkları hakkında verdikleri beyanatlardan bıktım. Bu yöneticiler mevcut fındık bahçelerinin durumunu hiç incelemezler. Bahçeler yaşlandıysa neden sökülüp yenilenmiyor? Giresun ve Ordu illeri bahçelerinde hiç böyle yaşlanmış, sökülüp yeniden dikilen bahçe varmı? Yaşlanarak verimden düşmüş ve sökülerek yerine yeniden dikim yapılmış bahçeler sadece FAE de var. Çiftçi bahçelerinde çok nadiren de olsa yaşlanmış bahçe var ama daha sökülmemiş. Çiftçiler o haliyle ürün almaya devam ediyorlar. Yaşlanmış dediğimiz bahçeler bile dekardan 80-100 Kg fındık veriyor.
Saygılarımla                                                                                      31.10.2012

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık