• 29 Haziran 2012, Cuma 8:51
AliKaya

Ali Kaya

FINDIK MEYVELERİNİN GELİŞMESİNDE ŞİMDİYE KADAR ÖNEMLİ BİR SORUN YAŞANMADI

2012 fındığında randımanın % 35 -40 lara düşebilir endişesi-korkusu çok yersiz.

Bilimsel olmayan, suni olarak yaratılan endişe ve korkularla fındıkta randıman % 35-40 lara düşebilir diye sıkıntı yaratmanın, üreticileri germenin alemi yok. Bu yıl fındıkta randıman % 35-40 lara düşebilir demek asparagas haberdir. Son 30-40 yıl içinde yüksek sıcaklık ve az yağıştan dolayı sadece 1993 yılında fındığın randımanı % 30-40 seviyelerinde oldu. Hatırlayanlar bilir. 1993 yılında Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında şiddetli kurak olmuştu. 3-4 ay 10 mm kadar dahi yağmur yağmamıştı. Toprağı sığ ve pur olan  bahçelerde özellikle Kalınkara çeşidinde ve kısmen Tombul fındık çeşidinde dalların yarısından yukarısı kurumuştu. Allah öyle bir yılı daha göstermesin. 1993 yılında 35 randıman fındık sattım. Hatta tüccar fındığı almakta bile nazlandı. 2012 yılı ikliminde kesinlikle böyle bir durum yoktur.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine bakıldığında 2011 yılında Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında hava  sıcaklığı  mevsim normalleri altında gerçekleşti. Buna bağlı olarak fındığın gelişmesi gecikti ve dolayısıyla hasatta geç yapıldı.  2011 yılında fındık hasat tarihleri olarak Giresun’da sahil kolda 15 Ağustos, orta kolda 22 Ağustos ve Yüksek kolda 29 Ağustos tarihlerinde, Ordu’da sahil kolda 18 Ağustos, orta kolda 25 Ağustos ve Yüksek kolda 5 Eylül ilan edildi. Ordu da Kalınkara çeşidinin olgunlaşması sahil kolda Ağustos ayının sonunu bile buldu. Görüldüğü gibi 2011 yılında sıcaklığın mevsim normallerinin altında geçmesi fındığın gelişmesini olumsuz etkilemiş fındık hasat tarihleri gecikmiştir. Yani 2011 yılı fındığın gelişmesi yönünden anormal bir yıl olmuştur.

Bu yılın Nisan ve Mayıs ayları ile Haziran ayının 26 na kadar hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Buna bağlı olarak fındık meyveleri erken gelişmeye başlamıştır. Sahil kolda normalde Haziran ayı sonlarında yada Temmuz ayı ilk haftasında normal iriliğini alan kabuklu fındık meyveleri bu yıl 25-26 Haziran dolaylarına kadar %90 oranında iriliğini tamamlamıştır. Hatta bu tarihe kadar  iç (yenilen kısım) fındık, sahil kolda % 80-90 oranında, yüksek kolda % 60-80 oranında kabuğun içini doldurmuştur. Fındık meyvelerinin gelişmesinde şimdiye kadar önemli bir sorun olmadı. Sıcaklığın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi şimdilik fındığın gelişmesinde bir haftalık bir erkencilik olabileceğini göstermektedir. Ancak bu yılki fındık hasatının erken olup olamayacağı Temmuz ayındaki sıcaklık ve yağış durumuna da bağlıdır. Yüksek sıcaklık ve az yağış Temmuz ayında da devam ederse öncelikle toprağı sığ ve pur olan fındık bahçeleri zarar görebilir. Toprağı derin olan bahçelerde sıkıntı olmaz. Toprağı sığ ve pur olan arazilerde sadece bu yıl değil önceki yıllarda da yüksek sıcaklıktan ve yağışın az olmasından dolayı zarar oluyordu.

İklime bağlı olarak fındıkta bu gelişmeler olurken toplumu esas aydınlatmaları gereken Giresun Üniversitesi Fındık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile Giresun Fındık Araştırma İstasyonu yetkililerinden açıklama yapılmıyor. Adı fındıkla başlayan bu kurumlar acaba yaz tatilindeler mi?

*****

Fındık bahçeleri yaşlanmıştır diyerek yanlış teşhis koyanlarla bu bahçeler ıslah edilemez !  

3-4 haftadan beri fındık bahçelerinin durumunu ve verim düşüklüğünün sebebini sizleri sıkmadan-bıktırmadan değişik şekillerde anlatmaya çalışıyorum. Halen fındık bahçelerini yaşlanmıştır diyenler var. Bundan 20-30 yıl önceleri bahçeler yaşlanmış ve yenilenmeleri gerekir deniliyordu. Bu ifadeler mevcut bahçelerin durumu incelenmeden öylesine ortaya atılmış yanlış düşüncelerdir. Bahçelerin durumu dikkatlice incelenirse yaşlıdır denilen bahçelerde dalların genç ve ürün verdiği, yaşlılık belirtilerinin olmadığı görülür. Asıl fındık bahçeleri yaşlanmıştır diyenlerin düşünceleri yaşlanmıştır. Fındık bahçeleri yaşlanmıştır diyerek yanlış teşhis koyanlarla fındık bahçeleri ıslah edilemez. Mevcut fındık bahçelerinin ıslah edilmesi için önce fındık yaşlanmıştır diyenlerin gerçeği görmesi-kabul etmesi, düşüncelerinin değişmesi-yenilenmesi gerekir.

Halk bahçelerinin yaşlı olmayıp nasıl olduğunu anlatmaya devam ediyorum.(İlk altı madde önceki haftalarda anlatılmıştır)

7)Fındık bahçelerimizde çeşit karışıklığı vardır ayrıca tozlayıcı çeşitlere yer verilmemiştir. Bu durumlar verimin düşük oluşmasına neden olmaktadır.

Artvin’den Sakarya’ya kadar olan 680 000 -700 000 ha dolaylarında fındık arazilerinde halen 15 çeşidin üretimi yapılmaktadır. Üretimi yapılan 7 fındık çeşidi (Trabzon Sivrisi, Allahverdi, İkiz, Hanım fındığı, Karayağlı, Yassı ve Yuvarlak badem) fındık standartlarında bulunmamaktadır. Fındık standartlarında olan 6 çeşit (İncekara, Acı, Kuş, Kargalak, Kan ve Cavcava) fındığın üretimi yapılmamaktadır. Bunlarda standarttan çıkarılmamaktadır.

Giresun haricinde fındık bahçeleri karışık çeşitlerden kurulmuştur.

Dikimde tozlayıcı çeşitlere hiç yer verilmemektedir.

8)Düz, az meyilli, çok meyilli olsun fark etmez tüm bahçelerde dar ocaklarda dallar birbirine çok yakın yada bitişik büyütülmektedir.

Ocak dikim yönteminde dallar arasında karşılıklı en az 1 m, dallar arasında yan taraflara doğru 50-60 cm mesafe olması gerekirken düz, az meyilli yada çok meyilli olsun fark etmez tüm bahçelerde dar ocaklarda fidanlar arası mesafe çok küçük olduğu için dallar birbirine çok yakın yada bitişik yetiştirilmekte yani sık büyütülmektedir. Halk bahçelerinde dallar 0,3 m-0,4 m çapında açılan dar ocakların her yerinden sık büyütülmektedir. Dalların sık büyütülmesi köklerin kütükleşmesine, kütükleşen kökler büyüyemediğinden dallarda büyüyememektedir, cılız büyümektedir. Kütükleşen kökler gübreden, sudan ve besin maddelerinden gereği gibi faydalanıp dallarda yan dal, dalcık ve sürgün oluşturamazlar.

9)Halk bahçelerinde dar açılan çukurlara fazla fidan dikilmekte hatta ocakların ortalarında dahi çok sayıda dal büyütülmektedir.

Ocak usulü dikimde dalların birbirini vurmaması-gölgelememesi, dalların ocakların dış taraflarına doğru daha uzun ve çok yan dallı büyümesi, köklerinin de birbirine girmemesi-karışmaması, köklerin daha uzun büyümesi için dalların köklerinin birbirinden uzak olmasının yanında ocakların ortalarının boş olması yani ocakların ortalarında fidan-dal olmaması zorunluluktur-mecburiyettir. Dalların köklerinin birbirinden uzak olması ve ortalarının boş olması için fidanların 1,2-1,5 m çapında açılan çukurların kenarlarına dikilmesi ve ocakların ortasının tüm zamanlarda boş olması (dal büyütülmemesi) gerekirken dar açılan ocak çukurlarının her yerine fazla fidan dikilmesi ve sonraki yıllarda da bu ocaklara sürekli fidan ilave edilmesi ocaklarda hem dal sayısının artmasına ve hem de ocakların ortalarında bol miktarda fidan-dal büyümesine bunların sonucu olarak dalların köklerin birbirine girmesine ve kütükleşmesine neden olmaktadır. Dallar arasında karşılıklı 100 cm den az ve yan yana 50 cm- 60 cm den küçük mesafe varsa bu dalların kökleri birbirine girerek kütükleşir. Dar ocaklarda 10-15 yaşlarından sonra dalların kökleri birbirine girer.

SONUÇ 4: Fındık bahçelerimizde çeşit karışıklığı vardır ayrıca tozlayıcı çeşitlere yer verilmemiştir. Tüm bahçelerde dar açılan ocaklarda dallar birbirine çok yakın yada bitişik büyütülmektedir. Dalların yaşı ister 10-15 olsun ister 30-40 olsun yarım mlik dar ocaklarda- ocak alanlarında birbirine bitişik yada yan yana fazla sayıda fidan ve dal büyütülmesi, dalların köklerinin doğal olarak birbirine girmesine kütükleşmesine neden olmaktadır. Halk bahçelerinde verim düşüklüğü yaşlılıktan değil işte bunlardan kaynaklanmaktadır. Modern fındık yetiştirme tekniğine aykırı olarak yapılan bu uygulamalar ilkel tarımın ta kendisidir.  

Saygılarımla

27.06.2012


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık