• 07 Eylül 2012, Cuma 9:15
AliKaya

Ali Kaya

FINDIĞINI EMANETE VERMEK BİNDİĞİ DALI KESMEK DEMEKTİR
 Fındığının bir kısmını depolamayan, ihtiyaç fazlasını hemen satan yada fındığını tüccara emanete veren üreticilerin fındık fiyatının düşük olmasından şikayetçi olmaya hiç hakları yoktur. 
Fındık fiyatının yüksek olması hep devletten beklenmektedir. Bir dereceye kadar haklı olunabilir ama fındık fiyatının düşük olmasında çiftçilerin de büyük hataları bulunmaktadır.
1-Fındık üreticisi fındığının en az yarısını 3-5 ay depolayabilmelidir. Deposu olmayan ve depolamayı bilmeyen çiftçi fındığını düşük fiyatla satmak zorundadır.
Rekoltenin yüksek olduğu yıllarda üretilen fındığın tamamının hemen satılması fiyatın düşmesine neden olabilmektedir. Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında paraya olan ihtiyaç nedeniyle pazara tüccarların alabileceği fındık miktarından fazla fındık gelmektedir. Bu durum fiyatların düşmesine neden olmaktadır. Pazarda satışa sunulan fındık miktarı talep edilen maldan fazla olursa fiyat düşer. Bu ekonomi kuralıdır. Fındığın değerine satılabilmesi için pazara fazla fındık gelmemesi gerekir. Bu nedenle fındıklar kurutmaya müteakip Ağustos-Eylül aylarında hemen satışa sunulmamalı, ihtiyaçtan fazlası depolanıp hiç olmazsa Kasım-Aralık aylarına doğru satılmalıdır. Bu nedenle fındığın değeri fiyatına satılması birazda üreticilerin elindedir. Fındık çiftçilerinin depolama alışkanlığı olmadığı gibi fındıklarını depolamaya da gayret sarf etmemektedirler. Fındık üreticisi ürettiği fındığın tamamını yada bir kısmını yada ihtiyaç fazlasını 3-5 ay depolamalı bunun için deposu olmalıdır. Bu nedenle evinin bir bölümünde, deposunda yada serendisin de 15-20 m2 kadar bir yeri depolamaya uygun hale getirmelidir. Depolamanın fındık fiyatının yükselmesine büyük faydası olduğu bilinmelidir. Depolamayı bilmeyen ve ürününü kısmen yada tamamen belli bir zaman depolamayan üreticilerin ürünü ucuz fiyata satılır.
2-Üretici fındığını ihtiyacı oranında pazara getirmelidir. İhtiyaçtan fazla fındık pazarda fiyatın düşmesine neden olabilmektedir.
Herkesin paraya ihtiyacı olduğu gibi fındık üreticilerinin de çeşitli nedenlerden dolayı paraya ihtiyacı olması çok tabidir.Bu nedenle fındığını satmak ihtiyacı duyar.Paraya olan ihtiyacı oranında satılan fındığa kimsenin bir şey demesi mümkün değildir. Fındığını kurutan üretici soluğu pazarda almaktadır. Üreticinin paraya ihtiyacı vardır ama ürününün tamamını değil ihtiyacı kadar olan kısmını pazara getirmelidir. İhtiyaç oranında pazara fındık getirmelidir.  2012 yılında rekolte biraz fazla. Bu nedenle fındığın iyi para etmesi için fındığın birden pazara gelmemesi gerekir. Üretici fındığının iyi fiyat etmesini istiyorsa pazara ihtiyaç duyduğu miktarda getirmelidir. 
3- Fındığın para etmesi için aranan olması gerekir. Emanete verilen fındık hiçbir zaman aranan fındık olmaz. Bu nedenle fındık üreticisi fındığını hiçbir zaman emanete vermemelidir. Fındığın çok olmasının yanı sıra birde emanete verilmesi fındık fiyatlarını düşürmektedir. 
Serbest piyasada fındık fiyatının düşük oluşmasının ve bu düşük fiyatta devam etmesinin nedenlerinden biri de fındığın emanete verilmesidir. Fındık rekoltesinin yüksek olduğu yıllarda arz-talep meselesi gereği serbest piyasada fiyat düşük oluşuyor. Düşük fiyatı beğenmeyen çiftçi fiyatın yükseleceğini ümit ederek fındığını emanete bırakıyor.  Fındık ihraç eden tüccarların fındık ithal eden yabancı firmalarla yaptıkları anlaşmalar gereği belli zaman içinde (bu zaman bir ay olabilir-iki ay olabilir) ihraç etmesi gereken bir fındık kotası olmaktadır. İhracatçı belli zaman içinde belli bir miktar fındığı ihraç etmek zorundadır. Tüccar bu kotayı dolduracak fındığı kolayca bulursa fiyat yükselmiyor hatta fındık fazla olursa fiyat düşebiliyor. Tüccar kotayı dolduracak fındığı bulmakta zorlanırsa yada fındığı zor bulursa fiyat yükselebiliyor. İhracatçı tüccar satın aldığı fındıklarla beraber emanete aldığı fındıkla bu kotasını doldurmakta, kota dolduktan sonra fındığa ihtiyaç olmadığı için yada az ihtiyaç olduğu için fındık fiyatı düşebiliyor. Parasını fiyatlar yükseldiği zaman alma ümidi ile emanete fındık veren çiftçi de bunun karşılığını başlangıçta düşük dediği ve beğenmediği fiyatın altında bir fiyatla ve zararla ödüyor. Böylece çiftçi bindiği dalı kesmiş oluyor. Fındık rekoltesinin 800 000 tonun üzerinde olduğu 2008 yılında çiftçilerin 250 000 tona yakın fındığı emanete bıraktıklarını tüccarlar o zamanlar ifade etmişlerdir. Bu yılda ihtiyaç duyulan miktarın üzerinde fındık var. Bu nedenle emanete verilen fındıkların zararla satılma ihtimali yüksek. Fındığın emanete bırakılmasını istemediğim gibi fındığını emanete verenleri de kınıyorum. 5.9.2012
Saygılarımla…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık