• 24 Şubat 2012, Cuma 8:45
AliKaya

Ali Kaya

DİKKAT! FINDIĞA AZOTLU GÜBRE VERME ZAMANI YAKLAŞIYOR
SAYIN ÇİFTÇİLERİMİZ,
►FINDIKTA KARANFİL DURUMU ÇOK İYİ. EĞER DON, DOLU, KURAKLIK, AŞIRI YAĞMUR VE AŞIRI RÜZGAR GİBİ AFETLER OLMAZSA 2012 YILI FINDIK ÇİFTÇİLERİNİN ALTIN YILI OLACAKTIR. KISACA 2012 DE İYİ FINDIK BEKLİYORUM. BU NEDENLE BAHÇELERİNİZE ÖZELLİKLE YAZLIK-AZOTLU GÜBREYİ KULLANMAYI İHMAL ETMEYİNİZ. BAKIMA GEREKEN ÖNEMİ VERİNİZ. GÜBRE VERME ZAMANI YAKLAŞIYOR. Fındığa yazlık-azotlu gübre kullanılmasını haftaya yazacağım.
 *****************
DÜŞÜK SICAKLIK FINDIĞA NE ZAMAN ZARAR YAPAR?
Sevgili okurlarım, Kış ayları ile Mart-Nisan aylarında her don olayı olduğunda ve sıcaklık düştüğünde acaba fındık zarar oldu mu diye düşünürüz hatta soracak birilerini ararız.
►Fındığın dal, sürgün, tomurcuk, püsler ve özellikle karanfillerinde düşük sıcaklık nedeniyle olabilecek zararları tespit etmek için iki durumun çok iyi bilinmesi gerekir. Birinci durum sıcaklık ne zaman düşmüş, hangi dereceye kadar düşmüş ve düşük ısı derecesinde kaç saat kalmıştır, çok önemlidir. İkinci durum sıcaklığın düştüğü yerde (sahil kolda, orta kolda ve yüksek kolda) fındığın dal, sürgün, tomurcuk, püs ve karanfilleri ne durumda buda çok önemlidir. Bunların bilinmesi gerekir. Fındık bitkisinin tomurcuk, erkek çiçek tozları ve karanfillerinin don olayından zararlanma eşiklerini(sınırlarını) şöyledir.
►Fındık Araştırma Enstitüsü'nde yapılan araştırmada; kış dinlenme döneminde fındık sürgün tomurcuklarında - 10  oC ye kadar zarar olmadığı,- 15 oC den itibaren zarar başladığı ve -20 oC de önemli zararlar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca İtalya'da yapılan bir araştırmada  Tonda Romana fındık çeşidinde odun gözlerinin -14 oC de zarar görmeye başladığı ve  22 oC de tamamen öldüğü belirlenmiştir. Fındığın tomurcukları kış dinlenme döneminde sıcaklık -14 oC den daha aşağılarda zarar görmekte, esas zarar -20 oC den daha düşük sıcaklıklarda olmaktadır..
►Karanfilli tomurcuklar yani karışık tomurcuklar - 8  oC  veya -10 oC dolaylarında zarar görmeye başlamakta  14 oC de büyük ölçüde ve -16 oC de tamamen ölmektedir.
►Kültür fındık çeşitlerinin erkek çiçek tozları (polenler) açıkta -4 oC ve -5 oC ye kadar, erkek çiçek kapçıkları (anterler) içinde  -8 oC ye kadar dayanabilmektedir. 
►Mart Nisan aylarında ilkbahar geç donları, açılmış olan karanfilli yani karışık tomurcuklara açılma durumuna göre az yada çok oranda zarar vermektedir. Mart-Nisan ayları karışık tomurcukların kabarma ve açılma dönemidir. Fındık Araştırma Enstitüsü'nde yapılan bir çalışmada tomurcukların kabarma ve açılma döneminde -2 oC ye kadar herhangi bir zararın olmadığı, yaprakların açıldığı dönemde -4 oC den  itibaren zararın başladığı, düşük sıcaklıkta kalma süresine bağlı olarak -6 oC  de önemli zararların olduğu görülür. Mart ayı ikinci yarısı ve Nisan ayı ilk haftası fındık çeşitleri için  son derece hasas ve tehlikeli bir dönemdir. Dona karşı en hassas çeşitler Palaz ve Kalınkara çeşitleridir. Bu nedenle  400-450 m  rakımdan daha yüksek arazilere  Palaz, Tombul, Foşa ve Kalınkara gibi çeşitlerin dikilmesini önermiyoruz. Anımsayanlar bilir, 2004 yılında 4 Nisanı 5 Nisana bağlayan gece sıcaklık sahil kolda -3 oC, -5 oC lere, orta ve yüksek kollarda -7 oC, -8 oC kadar düştü, o yıl verimin çok yılı olmasına rağmen don olayından dolayı az yılı olmuştur. Giresun-Trabzon ve Ordu illerinde rakımı 800-1000 m nin üzerinde bulunan fındık bahçelerinde dalların uçtan itibaren % 75 i kurudu. Bahçeler sanki yangından çıkmış gibi bir durum aldı. 4/5 Nisan 2004 gecesi Giresun-Ordu fındık üreticileri için bir KARA GECE oldu.  1985 yılında da Şubat ayının haftasında don olmuştu ama hasar 2004 yılındaki kadar olmamıştı. Zira fındıkta kış dinlenmesi devam ediyordu. 
►Düşük sıcaklık karşısında fındık bitkisinin gösterdiği tepki böyle. Fındık üretim alanlarındaki düşük sıcaklıkları nasıl öğrenilir. Dondan dolayı sıcaklığın düştüğü gecede yada günde sıcaklığın nereye kadar düştüğünü öğreneceğimiz yer olarak ilk akla gelen yer Meteoroloji Müdürlükleridir. Giresun da biri Merkez ilçede diğeri Şebinkarahisar da olmak üzere iki yerde Meteoroloji Müdürlüğü vardır. Şebinkarahisar'da kara iklimi hakim olduğu için buradan elde edilen veriler fındık bölgesini temsil etmez. Merkezde Kalenin eteklerinde bulunan Meteoroloji Müdürlüğü verileri belki sahil kol alanlar için bir derece faydalı olur ama orta ve yüksek kol alanlar için faydalı olamaz. Ordu'da biri Merkez ilçede diğeri Ünye'de olmak üzere iki yerde Meteoroloji Müdürlük leri vardır. Buralardan elde edilen veriler belki sahil kol alanlar için bir derece faydalı olur ama orta ve yüksek kol alanlar için faydalı olamaz. Bir derece diyorum şunun için artık illerde bu Meteoroloji Müdürlüklerinin bulundukları yerlerden elde edilen veriler fındık bahçelerini temsilden uzaktırlar. Kısaca bir don hadisesi olduğunda Giresun ve Ordu illerinin sahil, orta ve yüksek kol mevkilerinde sıcaklığın kaç dereceye kadar düştüğünü ve bu derecede kaç saat kaldığını öğrenmemiz mümkün değildir. Bu günkü şartlarda Giresun ve Ordu illerinin sahil, orta ve yüksek kol mevkilerinde herhangi bir zamanda zarar yapacak derecede don hadisesi olduğunda düşük sıcaklığın ne olduğu belirlenemediği gibi zararın olup-olmadığı ve oranı da  ancak don olayından 15-20 gün sonra zararın olduğu bahçelerde inceleme yapılarak öğrenilir.
►Fındık üretim alanlarında dondan dolayı olan düşük sıcaklık derecelerini, aşırı sıcaklık derecelerini, kuraklık müddetini, yağmur ve yağış miktarını vs yi gün gün, ay-ay ve yıl boyu öğrenmenin en iyi yolu tarımsal meteorolojinin kurulmasıdır. Sadece fındık için değil ülke bazında her tür bitki için belirlenecek yerlere ve fındık içinde illerin sahil, orta ve yüksek kol alanlarına maksimum ve minumum termometreler ile yağışı tespit eden aletler yerleştirilir. Buradan elde edilen veriler kullanılır.
► Fındık çiftçileri başta olmak üzere her türlü üretim yapan çiftçilerden aldığı aidatlarla hayatiyetini devam ettiren Ziraat Odaları ile fındık ve tarımsal ürünlerin satışından elde ettiği gelirle hayatiyetini devam ettiren Ticaret Borsaları tarafından sahil, orta ve yüksek kol mevkilerde güvenli yerlere birer termograf yada termo higroğraf konulabilir, buralardan yıl boyu minimum ve maksimum sıcaklık değerleri ile yağış miktarları gün gün, ay ay öğrenilebilir. Ziraat odaları ve Ticaret Borsaları bunları kurabilirlerse fındık üreticisine büyük hizmet yapmış olurlar.
►Bahçelerde don olduğu gün ve gecelerde lastik, sap, saman vs yakılmasının pratikte hiçbir yeri yoktur. Don olduğu zamanlarda lastik, sap, saman vs yakılsın demek hikâyeden tavsiyelerdir. Dona, doluya,  kuraklığa ve aşırı yağışa karşı en iyi tedbir fındık ürününün sigortalanmasıdır. 
                                         ***********************
TOPRAK ANALİZİNE NEDEN İHTİYAÇ VARDIR?
►Bitkisel tarımda çiftçi olmanın olmazsa olmaz iki şartı var. Bunlar üretimin yapıldığı toprağı ve üretilen bitkiyi tanımak ve bilmektir. Toprağını tanımayan kişi çiftçi olamaz. Toprakta besin maddeleri az mı çok mu?, toprak kireçli mi kireçsiz mi? Toprağın pH sı iyi mi kötümü? Bunlar bilinir ve ona göre gübre kullanılır. Toprak analizi yaptırmadan gübre kullanılması geceleyin zifiri karanlıkta zeytin silkelenmesine ve toplanmasına benzer.
►Gerek yeni dikim yapılacak ve gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme göstermesi ve bol ürün verebilmesi için yetiştirildiği toprakta bulunan besin maddelerinin çeşitlerinin ve seviyelerinin belirlenmesi ve gübrenin buna göre kullanılması gerekir. Bunun için de mutlaka 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılır. 2010 yılında fındık alan bazlı gelir desteğinden faydalanan yaklaşık 330 000 fındık çiftçisi vardır. Son on yıl içinde Fındık Araştırma Enstitüsü toprak analiz laboratuarına ve illerde mevcut çok sayıda toprak analiz laboratuarlarına analiz yapmak üzere fındık çiftçileri tarafından gönderilen toprak sayısına bakıldığında bu 330  000 fındık çiftçisinin ancak % 15-20 sinin toprak analizi yaptırdığı görülür. Buradan fındık çiftçilerinin toprak analizi yaptırmadan rastgele gübre kullandıkları görülür. Peki dekar başına alınan 80-100 Kg fındık miktarı 200-250 Kg seviyelerine nasıl yükseltilecek? Yükseltilemeyecek. 30 yıl önce dekara alınan fındık miktarı 60-70 Kg dolaylarında idi, bu günde 80-90 Kg dolaylarında. 30-40 yıl sonraları da 90-100 Kg dolaylarında olacaktır. O kadar. Eller gider aya  biz gideriz ancak yaya. Yaya gitmeyi de beceremiyoruz tökezliyoruz.
►Çiftçi olmanın ikinci olmazsa olmaz şartı: çiftçinin tarımını yaptığı bitkiyi tanımasıdır. Toprağını tanımayan çiftçi bitkisini tanıyabilir mi? Mümkün değil.
Sayın çiftçiler, analiz yaptırmadan fındığa rast gele gübre kullanıyorsunuz. Şu mahzurları görmeniz-yaşamanız gerekir.
* Fındığın ihtiyacı olan miktardan fazla gübre kullanırsınız. Cebinize yazık olur.
 *Fındığın ihtiyacı olan miktardan daha az gübre kullanırsınız. Az fındık alırsınız.
*Toprağın yapısına uygun olmayan cinste gübre kullanırsınız. Toprağın bünyesi bozulur.
*Toprağın ihtiyacı olmadığı halde gübre kullanırsınız. Cebinize yazık olur.
*Toprakta bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddeleri arasında bir oran vardır. Bu oran rasgele gübreleme ile bozulur. İstediğiniz fındığı alamazsınız.
►Toprağını tanımayan bitkisini tanıyabilir mi? Hayır. Toprağını-bitkisini tanımayan bahçeye fidan dikimini iyi yapabilir mi? Hayır. Toprağını-bitkisini tanımayan, budamayı da yapamaz ve bilemez. Bunlara ilave olarak gübreyi de  rastgele kullanıyorsunuz,  alınması gereken fındığın ancak yarısını yada üçte birini alıyorsunuz. Bu kadar tembelliğe-ilgisizliğe rağmen yine de iyi ürün alınıyor. 
►Yukarıda belirtilen durumların farkına varamıyorsanız, dekara 80-100-120 Kg fındık alan çiftçiler kesin farkına varamazlar. Ey çiftçim sen ölmüşsünde ağlayanın yok. Ne olacak senin bu halin?
    **********************************************
FıNdıĞA yapıLması Gerekenler:
►Fındık ocaklarında bize ürün veren 5-8 dalın haricinde dal ve sürgün olmamalıdır. Ayrıca azotlu gübre kullanılırken ocakların içi ve çevreleri  ışkın, diken ve otlardan temiz olmalıdır. Bu nedenle ışkın-kök sürgünleri(piç) ve dip sürgünleri temizliğine devam edilir. Toprağın gücüne göre ocakların merkezinden merkezine en az  4,5 m ve en fazla 7 m olacak şekilde işaretlenen yerlerde,    1,2-1,5 m çapında ve 40-50 cm derinliğinde  ocak çukurları açılır  her bir çukura 5-6  fidan dikilir.
►Bahçelerde kozalak varsa  tomurcuklar kabarıncaya kadar toplanılır. Toplanan kozalaklar kesinlikle imha edilmez-gömülmez. Bahçenin bir köşesine-kenarına yığınlar halinde bırakılır.
►Virgül kabuklu bitinin yoğun olduğu bahçelerde (özellikle yüksek kol bahçelerde) mekaniki mücadele  yapılır ve tomurcuklar açmadan öncede ilaçlı mücadele yapılabilir.
          Beni izleyin fındıktan haberiniz olsun.
Saygılarımla.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık