• 04 Mayıs 2012, Cuma 11:21
AliKaya

Ali Kaya

DESTEK KÖYDE OTURUP ÇALIŞANA VERİLMELİDİR
 Çiftçilere alan bazlı destek yerine “çalışan bazlı destek-ürün bazlı destek” verilmelidir. Destek araziye değil ürüne Kg başına yada köyde oturup çalışana verilmelidir. Türkiye'nin çok çalışmaya ihtiyacı var.
2002 yılından itibaren 5-6 yıl verilen Doğrudan Gelir Desteğini ve 2009-2011 yıllarında verilen Alan Bazlı Gelir desteğini tapusunda fındık bahçesi yazılı olup çalışanda aldı çalışmayan da aldı. Desteğin bu şekilde verilişi çiftçileri tembelleştirdi. Çalışmayan sayısı çoğaldı. Devlet nasıl olsa destek veriyor diye kahveler doldu taştı. Önemlisi hazıra alıştık. Destekten önce dekara 80-100 Kg ürün alıyorduk destek sırasında bu miktar artmadığı gibi düştü. 3 yıllık destek sırasında Giresun-Ordu ve Trabzon illerinin kırsalında daha az fındık oldu. Arz fazlası olmadı.  Arz fazlası olduğunda ne olacak belli değil? Lisanslı depoculuk çok konuşuldu uygulamaya geçilemedi. Çok yavaş gerçekleşiyor.
2003-2005 yıllarında Alternatif Ürün projesi  ile 2009-2011 yıllarında Alternatif Ürüne Geçen Üreticilere Telafi Edici Ödeme programı ile çok az sayıda üretici fındığını söktü. Bu uygulamalar başarısız oldu. Verilen sözler tutulmadı. Sözler kâğıt üzerinde kaldı. Düz arazilerde bulunan fındık çiftçileri fındığını sökmedi. Devlette fındık yerine dikilen ya da ekilen ürünlerin depolanması ve pazarlanması hakkında hiçbir şey yapmadı. Bir taraftan alternatif ürün çalışması yapılırken diğer taraftan bu ürünlerle ilgili ithalata son hızla devam edildi.
Çiftçiler Nasıl Desteklenebilir?
1-Fındık çiftçilerine destek devam etmelidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Çiftçilerin bu paraya ihtiyaçları vardır. Ancak desteğin şekli değiştirilmelidir. Destek çalışmayana değil köyde oturup çalışana verilmelidir. Her konuda olduğu gibi fındık tarımında da çok çalışmaya ihtiyacımız var. Destek sistemi, alan bazlı destek yerine çalışan bazlı destek-ürün bazlı destek-verim bazlı destek şeklinde oluşturulmalıdır. Bu sistemin oturtulması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır.
2-Fındık üreticilerinin desteklenmesi ile ilgili başarısız da olsa 2 deneyim yaşanmıştır. Bu deneyimlerin başarılı-başarısız yönleri iyi irdelenmeli, bu konuda bilgisi olanların bilgileri dikkate alınmalıdır. Sempozyumlar, paneller yapılarak konu daha etraflıca ortaya konulmalıdır. Üretim, depolama ve pazarlama ile ilgili neler yapılabileceği tartışılmalı, uygulanabilecek sonuçlar kâğıt üzerinde kalmamalıdır.
3- Ülkemiz ve fındık üreticisi ne çektiyse verim düşüklüğünden çekmiştir. Fındık ürününün pazarlamasının en büyük sorunu verim düşüklüğüdür. Daha fazla fındık satılamaması, diğer devletlerin fındık dikmesi, iç tüketimin artırılamaması vs verimin düşük maliyetin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Bu sıkıntıların yaşanmaması için bir taraftan destek verilirken diğer taraftan verilen destekle verimin artması sağlanabilir. Yani bir taşla iki kuş vurulabilir. Alan bazlı gelir desteği ile çiftçi destekleniyor verim artmıyor.
Destek olarak, köyde oturan, başka yerde çalışmayan ve yılın 250-300 gününü bahçesinde çalışan çiftçilerin dekarına en az 350 TL verilebilir. Başka işlerde çalışıp zamanının çok azını bahçesinde geçiren çiftçilerin dekarına da 100 TL verilebilir. Ya da fındığın Kg mına 1 TL verilebilir. Yalnız desteğin yılın 250-300 gününü köyde oturup çalışana veya Kg ma verilecek şekilde düzenlenmesi, oluşturulması gerekir.  Bu şekilde çok üreten çok kazanır az üreten az kazanır. Çalışmayan-üretmeyen kazanamaz. Çiftçiler çalışmaya özendirilir. Çalışan ve köyde oturan kazanır. Belki göç tersine dönebilir. Yılın 250-300 gününü köyde çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi gösterenler ile başka bir işte çalıştığı halde çalışmıyormuş gibi gösterenler vs gibi yanıltıcı bilgi verilmesinin önlenmesi için caydırıcı cezai müeyyidelerin de beraberinde getirilmesi gerekir. Yanlış bilgi verenlerin ceza olarak ömür boyunca devlet imkânlarından faydalanması, kredi alması ve destek alması yasaklanmalıdır. Yanlış verdiği beyannameyle aldığı destek faiziyle beraber geri tahsil edilmelidir.
4-Taban arazilerde fındık bahçelerinin sökülerek alternatif ürüne geçiş sisteminde alternatif ürünlere ait depolama ve pazarlama sorunları halledilerek gönüllülük kaldırılmalı, söküm mecbur tutulmalıdır. Sökümde gönüllülük devam ederse düz arazilerde kimse fındığını sökmez. Düz arazilerdeki bahçelerin sökümü isteğe bırakılmamalıdır.
5-Alternatif ürünler üretildikten sonra bu ürünlerle ilgili ithalat derhal durdurulmalıdır.
*****
Çiftçiler Fındığa Hizmeti Modern Üretim Tekniğine göre Değil Yalan-Yanlış Olduğuna Bakmadan Kolayına Nasıl Geliyorsa Öyle Yapıyorlar.
Çiftçiler fındığa hizmeti tekniğin istediği gibi değil yanlış olduğuna bakmadan kolayına nasıl geliyorsa, ana-babadan, komşudan nasıl görüyorlarsa öyle yapıyorlar. Modern üretim tekniğini hiçe sayıyorlar, uygulamıyorlar. Örneğin; arazi hazırlığı - toprak hazırlığı yapılmadan fındık dikiliyor. Ocak çukurları dar açılıyor ve fidanlar sık dikiliyor. Dikimden sonraki ilk 5-6 yıl içinde şekil budaması yapılmadığı gibi verim budaması da denilen dal içi budaması hiç yapılmıyor. Azotlu gübrenin bitkiye faydalı olabilmesi için  2 farklı zamanda toprağa karıştırılarak verilmesi gerekirken maalesef Nisan ayı ikinci yarısında yada Mayıs ayı ilk haftasında 1 defada ve serpme olarak veriliyor. Fındık erken hasat ediliyor. Çiftçiler kolayına nasıl geliyorsa öyle hareket ediyorlar. Bu nedenle çiftçilerin fındığa yaptığı uygulamalar yanlıştır. Yapılan uygulamalar arasında doğru uygulama yoktur. Yanlış uygulamalara bakarak fındık yaşlanmıştır ve yenilenmesi gerekir denilemez. Bir fındık bahçesinin yaşlı olabilmesi için bahçeleri meydana getiren ocakların, ocakları meydana getiren dalların aynı yaşlarda ya da birbirine yakın yaşlarda olması ve 45-50 yıl ürün vermesi, dalları ve yan dalları kısmen yada tamamen kurumuş, çürümüş, sürgün veremez hale gelmiş olması gerekir. Bu özellikte halk bahçeleri arasında kaç bahçe vardır? Giresun-Ordu ve Trabzon illeri kırsalında fındık üretim alanlarında yaşlı bahçe yok denilecek kadar azdır. Yaşlı bahçe sayısı % 10 kadar bile yoktur. Ne vardır. Yanlış dikim, yanlış budama, yanlış gübreleme, teknik şartlara uymama vs vardır.(Bu konuyu ileriki haftalarda daha geniş açıklayacağım) 
*****
Uygulanmayan Fındık Yasası ve Uygulanan Yönetmeliği:
Fındık üretimini kontrol altına alabilmek için 1983 yılında “2844 sayılı fındık üretiminin Planlanması ve Dikim Alanlarının Belirlenmesi” yasası çıkarıldı. Bu yasanın 4 cü maddesinde “izin alınmadan yenilenen veya yeni kurulan fındık bahçeleri altı ay içinde sökülür ya da Tarım Bakanlığınca söktürülür ve yapılan masraflar kendilerinden tahsil olunur” denilmesine rağmen bu yasa uygulanmadı ve halende uygulanmıyor. Yasa uygulanmıyor ama yasaya dayanılarak çıkarılan yönetmeliğin bir kısmı uygulanıyor. Yasaya aykırı olarak 1983 yılından bugüne kadar Samsun, Düzce, Sakarya, Bartın ve Zonguldak illerinin düz arazilerinde fındık dikenlerden alternatif ürüne geçenlere alternatif ürün desteği veriliyor. Bir kanun ya uygulanır ya da revize edilir veya iptal edilir. Uygulanmayan, revize edilmeyen ya da iptal edilmeyen ve var olup-olmadığı belli olmayan fındık yasasına göre çıkarılan yönetmeliğin bir kısmı uygulanıyor. Bu durum bizlere özgü olsa gerek. Burada ters bir durum yok mu?
*****
Fındık bitkisinin durumu:
Karanfillerin(Dişi çiçekler kümesi) % 80-90 ı çotanağa dönüştü. Çotanağa dönüşüm devam ediyor. Fındık çotanakları ve meyveleri yavaş yavaş belli oluyor. Bu yıl Mayıs ayının ortalarında çotanakların ve meyvelerin tamamının belli olacağı görünüyor. Filiz kurdu, Nisan ayı ikinci yarısında karanfilli ve karanfilsiz sürgünlerde zarar yaptı ve halen de yapmaya devam ediyor.Sürgünler büyümeye devam ediyor.
2.5.2012
Saygılarımla

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık