• 06 Nisan 2012, Cuma 9:38
AliKaya

Ali Kaya

BU FINDIK ÜRETİMİ İLE KÖYLERDEN GÖÇ ÖNLENEMEZ!
  GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK İL MÜDÜRLÜĞÜNE Dr. MUHAMMET ANGIN ATANDI.
Giresun Gıda,Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nü yapmakta iken  müşavir olarak bakanlığa atanan Ziraat Yüksek Mühendisi Muhammet HAKYEMEZ' in yerine 20 Mart 2012 tarihinde Dr. Muhammet ANGIN atanmıştır. Daha önce Giresun Gıda Kontrol Laboratuvarı Müdürü olarak görev yapan Veteriner Hekim Dr. Muhammet ANGIN'a yeni görevinde başarılar dilerim.
*****
BUGÜNKÜ FINDIK ÜRETİMİ İLE KÖYLERDE ÇİFTÇİYİ KİMSE TUTAMAZ. GÖÇÜ KİMSE ÖNLEYEMEZ.    
10-15 yıl önceleri milletvekili sayısı Giresun'un 5 ve Ordu'nun 7 iken bu gün Giresun'un 4 Ordu'nun 5 e inmiştir. Eğer köylerden göç devam ederse (ki edeceğe benziyor) 10-15 yıl sonraları Giresun'un 3 ve  Ordu'nun 4 milletvekili olabilir, buna kimse şaşırmasın 
Çiftçinin köyde kalmasını sağlayacak fındığın verim durumuna bakalım. İtalya'da 155-180 kg  ABD'de sıradan bahçelerde 200-250 kg, bakımlı bahçelerde 300-375 Kg, İtalya' da 160-180 Kg, Fransa'da 180-200 Kg ve Yunanistan'da 160 Kg iken ülkemizde de verim genel olarak 80120 Kg/da (ort=95 Kg/da) olmasına rağmen; 
-Giresun ve Ordu illeri kırsalında 60-90 Kg/da,   
-Samsun, Düzce, Sakarya, Zonguldak ve Bartın illerinin düz(taban) ve az meyilli arazilerinde  150-250 Kg/da dır. 
 Görüldüğü gibi fındığın esas yetiştirildiği illerde verim oldukça düşüktür. Fındık üretimi              Ve-Rim-Siz” dir. Herkes duysun fındık üretimi verimsizdir. Bu verimsizlik çiftçileri geçindirmiyor. Bu verimden sağlanan gelir çiftçiye ana gelir olması gerekirken ancak ek gelir oluyor. Çiftçi ne ile geçinecek. Karalahana ve sakarca çiftçiyi geçindirmiyor. Yeterli araziye bile sahip olamayan çiftçi çareyi büyük şehirlere göçte buluyor. Köyler boşalıyor.
Fındığın en büyük sorunu “Verimsiz ÜRetim  oluyor.
Bu verimsiz üretim ile
Fındık üretim maliyeti yüksek oluşuyor. 2012 yılında fındığın maliyetinin 3,5-4 TL aralığında olması gerekir. Bunun olabilmesi içinde dekara verimin 150-200 Kg aralığında olması gerekir. Bu nedenle fındık üretiminde acilen atadan-babadan, komşudan gördüğümüz ilkel tarım sistemi  değil en son teknik bilgileri içeren modern fındık üretim tekniği uygulanmalıdır.
İç tüketim ve fındık ihracatı artırılamıyor. Verim düşüklüğü maliyeti yükseltiyor. Yüksek maliyet fındık tüketimini engelliyor.
Diğer devletlerin fındık dikmesi önlenemiyor. Azerbaycan, Gürcistan ve Yunanistan gibi diğer ülkelerin 2030 000 ha dolaylarında olduğu söylenen fındık üretim alanlarının 510 yıl içinde 5060 000 ha dolaylarına çıkmasına mani olunamıyor. İlimizden Gürcistan' da yer alıp fındık dikenlerin olduğu söyleniyor.  Onları caydırmanın yolu maliyetin düşürüp daha fazla fındığın satılmasıdır.
En önemlisi 400 Kg1500 kg arasında fındık üreten 300 000 den fazla fındık üreticisinin durumu düzeltilemiyor. Yüksek fiyat daha ziyade 20002500 kg ve daha fazla ürün alan çiftçilerin gelirini artırıyor.
Giresun ve  Ordu illerinin kırsalında güçsüz üreticilere karşı yurt içinde düz ve taban arazilerde verimi yüksek ve maliyeti düşük güçlü çiftçiler oluşuyor ayrıca yurt dışında birçok ülkede daha avantajlı, güçlü ve rekabet edebilir fındık üreticilerinin doğmasına neden oluyor. 
Taban ve düz arazilerdeki fındık üreticileri verimin yüksekliği ve masrafların azlığı nedeniyle yıllarca fındığın zevkini-sefasını sürerken meyilli arazilerdeki fındık üreticileri çilesini, cefasını sürmüş, fındığını yıllarca ucuz fiyata satarak perişan olmuş en kötüsü de büyük şehirlere göç etmeye başlamıştır. Esasında meyilli arazilerdeki fındık üreticilerini desteklemek için ortaya konulan destekleme programları ile taban ve düz arazilerdeki fındık üreticileri yıllarca 2  katı daha fazla desteklenmiştir. 
Verimliliği ve düşük maliyeti kıstas almayan ya da verim artışına dayanmayan fındık politikaları çiftçilerin ve fındığın geleceğini belirsizliğe ve karanlığa götürüyor. Bu sorunların giderilmesi diğer tedbirlerle beraber verimin en az iki katına yani 150-200 Kg  a çıkarılması ile olur. 
*****
ÇİFTÇİLER VERİM BAZLI GELİR DESTEĞİ İLE DESTEKLEMELİDİR.
 Yasalarla belirlenmiş ruhsatlı alanlarda fındık üreten çiftçilere 2009 yılından itibaren 3 yıl dekar başına 150 TL alan bazlı gelir desteği yapıldı. Fındık sektörü tamamen serbest piyasaya bırakıldı.Fındık fiyatları serbest piyasada oluşacak. Bu destek çiftçilerin,  fındık rekoltesi fazla olduğu yıllarda fındık fiyatlarının düşmesinden dolayı zararının bir kısmını karşılamak için verilmiştir. Dekara 150 TL olarak verilen alan bazlı gelir desteği çiftçileri daha da tembelleştirmiştir. Bu desteği tapulu arazisi olan alıyor. Çiftçi, arazinin dekarından ister 150 Kg ürün alsın ister hiç ürün almasın bu desteği alıyor. Çiftçilerin desteklenmesini bende istiyorum. Ancak çiftçiler üretime hiç faydası olmayan alan bazlı gelir desteği  ile değil verim bazlı gelir desteği ile desteklenmelidir. Devlet verime destek vermelidir. Örneğin; Dekara ort  80 Kg fındık alana dekar başına 80 TL, dekara ort 200 Kg  fındık alana da dekar başına 200 TL vermelidir. Bu sistemle çiftçi bir taraftan fiyat düşmelerine karşı desteklenirken diğer taraftan verim artırılarak maliyetin düşmesi sağlanır. Bir taşla 2 kuş vurulur. Alana ve çalışmayana verilen destekle çiftçiler 100 yıl desteklense 100 yıl verim artmaz. Devlet, köyde bahçesinde-tarlasında çalışanı ve çalıştığını verime çevireni, verimi artıranı destekleyen sistemi oluşturarak çiftçileri desteklemelidir. 
                *****
Fındık bitkisinin durumu:
Fındık bitkisinde sürgün tomurcukları sahil kolda daha fazla olmak üzere sürgün vermeye başladılar. 
Karanfillerin (dişi çiçekler topluluğu) durumu; Kasım ayı başından itibaren açılmaya başlayan karanfilli tomurcuklar Şubat ayının ikinci yarısında yada sonlarına doğru tamamen açıldılar ve tozlandılar. Karanfiller sürgün büyüdükçe sürgünün ucunda gelişmeye devam etmektedirler. Karanfiller, Nisan ayının başlarından itibaren çotanağa dönüşmeye başlıyorlar. Çotanağa dönüşüm Nisan ayı boyunca devam edecektir.
*****
Fındığa ve fındık bahçesine neler yapılır?
Bu yıl havaların soğuk geçmesi nedeniyle Mart ayı sonuna doğru fındık gal sineği zararı varsa ve ilaçlama yapılamamışsa bulaşıklığın % 50 'yi geçtiği bahçelerde, sürgünlerin çoğunluğunun 2 yaprakcıklı olduğu Nisan ayı ilk haftasında ilaçlama yapılır ve ilaçlama 20 gün sonra tekrar edilmelidir.
Fındığın ana zararlısı diyebileceğimiz kozalak akarı tüm fındık bahçelerinde çok fazla zararlar yapmaktadır. Fındık ocaklarında dalların güneş görmeyen iç ve alt kısımlarında sürgünler üzerindeki tomurcukları tahrip ederek uç kurusu da denilen sürgün kurumasına, karanfilleri deforme ederek kurutup dökülmesine neden olurlar. Bir çiftçi için bu zararların tercümesi az fındık  demektir. Bu kadar önemli zarar yapan kozalak akarına karşı elbette yapılacaklar var.  Bu yapılacakları gelecek yazılarımda belirteceğim. 
04.04.2012
Saygılarımla.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık