• 23 Ocak 2019, Çarşamba 17:09
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Yutmak

Elimizdekinin değerini bilmeyiz! Elimizden kaçınca değerini anlarız! Sağlığımız yerinde iken fark etmeyiz bile. Nefes almanın nasıl bir mutluluk olduğunu, yemek yemenin ne denli olağanüstü yaşam etkinliği olduğunu, su içmenin zevkini, yemeğin dişlerimizce öğütülmesini, damağın içinde devinimini, yutmanın hazzını… fark etmeyiz 
Kaybedince, dişlerimizin ne kadar kıymetli olduğunu anlarız. Yemek yiyemez oluruz. Çiğneyemez, oluruz. Yemek yerken bir parçanın yemek borusu yerine soluk borusuna girmesinin sonuçlarının neler olacağını, hiç düşündünüz mü? Bırakın, bir yemek parçasını, bir miktar su, soluk borusuna doğru yol aldığında sonuç ne olur. Boğulacağım duygusunu hissetmez misiniz? Boğulma hissinden kurtulduğumuzda da “Az kalsın boğulacaktım” dediğinizi, ne çabuk unuttunuz! Bir öksürük imdada yetişmese, bir yudum suyun dünyayı terk etmeye neden olacağını bir an için aklımızdan çıkarmamamız gerekmez mi? Bir öksürüğün bile ne kadar değerli olduğunu unutmayın, unutmayalım. Yemek yemeyi, su içmeyi sormuyorum! Nefes almadan, alamadan kaç dakika yaşabiliriz? Nefes almanın kıymetini neden bilmeyiz, niçin bilmeyiz! Anlamak mümkün değil!      
***   
İnsanlarımızın, mal mülk merakı çok fazla! Eskiden böyle miydi? Bilmiyorum! Ancak, son kırk yılda insanların, artan oranda daha fazla mal edinme uğraşı içinde olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan parasını, malını, mülkünü artırma gayreti içinde iken karşısındakini de aynı değerler üzerinden tartıya vuruyor. Kirada mı oturuyorsun? Evin var mı? Yazlığın var mı? soruları ardı ardına kesilmez. Ayrıca, bu yolla kendini yüceltme çabasını da göz ardı etmemeliyiz. İnsan, kirada oturamaz mı? Kirada oturmak bir eksiklik mi, suç mu? İnsanın, bir evi olabilir, bin evi de olabilir, başkasını ne ilgilendirir! 
Bu tür sorular, acaba, konuşacak başka bir şeyi, bilgisi, donanımı olmadığı için mi karşımıza çıkıyor? Para, mal ve mülk ile ilgili sorular, sanat yerine paranın tercih edilmesi midir? Halbuki, siyaset herkesin ilgi alanına girmesi gerekmez mi? Ekonomi bilimi ile ilgimiz olmaz mı, olamaz mı? Hayat pahalılığı, insanları etkilemiyor mu? Gelir dağılımının bozukluğu diye bir kavram vardı, şimdilerde söz eden bile çıkmıyor! Sağlık, eğitim sorunlarımız yok mu, konuşulacak? Ya da edebiyattan konuşamayız mı? Şiirden, resimden, müzikten, heykelden, tiyatrodan, sinemadan söz  edersek cin çarpmışa mı döneriz?           
***
    Ne çok isterim. Bir yakınımın, eliyle yemek yemesini. Yemeğini, ağzında çiğnemesini. Meyvenin, damağında devinmesini. Suyunu yudumlamasını. Her hangi bir yiyeceği yutabilmesini? Ne kadar çok isterim. Çayını içebilmesini, yoğurdunu kaşıklamasını. Ne çok isterim.        
*** 
İnanın, hiçbir paranın, hiçbir malın, mülkün satın alamayacağı şeyler var, dünyamızda! Elbette biliyorsunuz, ama, unutuyorsunuz. Söyleminizde var, eyleminizde de olsun. Sağlığınızın yanında malın, mülkün kıymetinin olmadığını. 
Sağlığınız yerinde ise kıvanın. Bir yudum suyu kana kana içebiliyorsanız, bir kaşık yemeği yiyebiliyorsanız, yiyecekleri ağzının içinden yolunu şaşırmadan yemek borusuna gönderebiliyorsanız mutlu olun. Evet, yalnızca, yemeğinizin, suyunuzun midenize doğru yol alması büyük bir zenginliktir. Bundan daha büyük bir zenginlik yok. Yutabiliyorsanız, dünyalar, sizindir! 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık