• 06 Şubat 2019, Çarşamba 16:49
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Yutmak mı, Yutmamak mı?

Son haftalarda yutmak veya yutmamak üzerine bir şeyler karalıyorum! Yutmak ya da yutmamak; olmak ya da olmamak, değil midir? Yutmanın içinde yutmamak var mıdır? Yutmamanın içinde yutmak var mıdır? 
***   
Nefes almanın bir mutluluk olduğunu bilmek, fark etmek çok büyük erdemdir. Yemek yemenin olağanüstü yaşam etkinliği olduğunu hissetmek, tadına varmak, hazzını almak yine büyük bir erdemdir. Su içmenin zevkini, yemeğin dişlerimizce öğütülmesinin mutluluğunu, damağın içinde deviniminin hazzını, yutmanın tadını alın. Sağlığınız yerinde ise içtiklerinizi, yediklerinizi ağzının içinden yemek borusuna gönderebiliyorsanız, mutlu olun. Evet, bundan daha büyük bir zenginlik olamaz. Yutabiliyorsanız, dünyalar, sizindir! 
***   
Ancak, bizlere sunulanlar saf, doğal gıdalar değildir! Raf ömrünün uzatılması adına suların, gıdaların içine birçok madde katılmaktadır. Bu maddelerin genel adı gıdaları koruyan maddedir. Bu nokta çok kritiktir. Burada korunan maddenin kendisi midir? Yiyecek olan insan mıdır? Satıcı mıdır? Yoksa üreten midir? Tüketecek insanı koruyorsa sorun yoktur. Dikkatle üzerinde düşündüğümüzde üreticisini koruduğu kesindir. Satıcısını da koruduğu kesindir. Çünkü, üretilen yoğurdun üç dört hafta belki de daha fazla rafta kalması her ikisinin de işine gelir. Kârlarını artırır. Üç dört gün yerine üç dört hafta satış yerlerinin rafında kalan ürünün bizleri koruduğunu söyleyebilir miyiz? Evinde üretilen sütten yoğurt yapıldığını yaşayan bilen birisinin, üç günde ekşimesi olağan olan yoğundun otuz günde ekşimemesi üzerine düşünmesi gerekmez mi? Yaşamamış olsak dahi hepimizin düşünmesi gerekmez mi?  Yoğurt örneği, çok sayıda ürüne yönelik artırılabilir. Örneğin sayısının artırılması sorunun büyük olduğunu gösterir. Ancak, kritik değerde olduğunu açıklamaya yetmez. Fakat, kritik noktanın, daha da kritik olduğunu gösterir: Söylemek istedi-ğim, raf ömrünü uzatma adına gıdaların içine konulan maddelerin insanları korumadığının tespitidir. Bu kritik tespiti yapmak zorundayız. Raf ömrü üç günden otuz güne çıkarılmış bir ürüne katılan maddelerin üreticisini ve pazarlamacısını, satıcısını korumakla birlikte tüketicisini korumadığı kesindir. Yani, yutmanın hazzını alacağız derken birileri bizlere zehirleri yediriyor olmasın! Yutmanın zevkini alacağız derken yutmamamız gerekenleri yuttuğumuzu unutmayalım.      
***
İnsanın her şeyi bilmesi çok zordur! Ürün çeşitliliğinin artığı, ulaşım olanaklarının fazlalaştığı, hızının arttığı bir dünyada insanın her bir ürünün kalitesini, kalitesizliğini anlayabilmesi, anlayabilse dahi izleyebilmesi çok zordur! Hem yaşamını sürdürme çabasını göstermek, hem aile bütünlüğünü koruyabilmek, hem de çocukları yetiştirmek, eğitmek gibi uğraşların ve zorlukların içinde insanların bir de satın aldığı ürünlerin sağlıksız olduğunu tespit etmeye yeltenmesi dahi çok zordur!      
*** 
    Hiç şöyle düşündünüz mü? Aldığım üründeki petrolün payı nedir? Üreticisinden  50 Kuruşa satın alınan bir soğanın, tüketim noktasında  6 Lira olması arasındaki 5,50 Liralık farkın içindeki petrolün  payını hiç düşündünüz mü? Bu yöndeki örnekler de artırılabilir. Nakliye giderlerinin, daha doğrusu ithal edilen petrolün, aracın, araç lastiğinin, parçanın gıda ürünlerinin fiyatları içindeki payını hiç düşündünüz mü?  
*** 
Yediğiniz, içtiğiniz her şeyin içinde çok ciddi oranda taşıma gideri etkisi, petrol payı bulunmaktadır. Yediğimiz içtiğimiz ürünü en yakın üretim noktasından satın almaya çabaladığımızda hem petrolün etkisini azaltırız, hem de ürünün raf ömrünün çok uzun olmasına gerek kalmayacağı için kalitesiz birçok ürünü elemiş oluruz. Demem o ki, Giresun'da oturan birisi 1000 Km. ötedeki fabrikanın yoğurdunu almak yerine Giresun'da üretilen yoğurdu alsın. Hatta köylünün ürettiği sütü alarak yoğurt yapsın. Yalnızca mesafe etkisini ortadan kaldırarak, azaltarak sağlıklı ürünlere ulaşmamız mümkündür. Sağlıklı ürünler, en yakınızda olandır! Sağlıklı ürünleri yutmanız dileğiyle...     


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık