• 29 Mayıs 2019, Çarşamba 16:44
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Yurtseverliğin Öngörüsü ve Öngörüsüz Özelleştirme !

25 Aralık 1963'den 20 Şubat 1965 tarihine kadar görev yapan İsmet İnönü hükümetinde Sanayi Bakanlığını Muammer Erten yapmıştır. Bundan sonra kurulan Suat Hayri Ürgüplü hükümetinde de Ali Naili Erdem Sanayi Bakanlığı yapmıştır. Suat Hayri Ürgüplü hükümeti Ekim 1965 seçimine kadar görev yaparak 27.10.1965 tarihinde Süleyman Demirel hükümetine görevi devir etmiştir. İsmet İnönü, ABD ziyaretinde iken hükümetinin düşürüldüğünü de bu arada anımsatmalıyım.      
*** 
1. Kalkınma Planının hedefleri uyarınca Karabük ve Ereğli Demir Çelik Fabrikası başta olmak üzere cam, çimento, bakır, maden izabe ve benzeri fabrikaların fırınlarında kullanılmak üzere Krom Magnezit Tuğla Fabrikası yapılmak üzere araştırmalar, etüt ve fizibilite çalışması yapılmıştır. Bu tarihe kadar yüksek ısılı fırınların tuğlaları yurt dışından ithal edilmektedir. 1964 yılının sonunda süreç içinde Japonya ile görüşmeler yapılarak sözleşme aşamasına gelinmiştir. Ancak, sözleşme imzalanamadan hükümet, düşürülmüştür. Tam bu noktada devreye ABD  girmiştir. Dönemin ABD büyükelçisi, Genel Müdürü ziyaret ederek Krom-Manyezit Tuğla Fabrikasının kurulmamasını isteyerek, kurulmasının ekonomik olmayacağını izah ederek, fabrikayı yapmamaları durumunda çok ucuza tuğla verebileceklerini belirtmesi üzerine Genel Müdür, bu konuda karar veremeyeceğini, konunun siyasetçilerin yetkisi içinde olduğunu belirterek, Büyükelçiyi yolcu eder. Genel Müdür, ABD Büyükelçisini yolcu eder etmez, Japonya Büyükelçisi ile görüşerek derhal sözleşmeyi imzalayacağını belirtir. Yalnızca bir şart ileri sürer: Tarafların sözleşmeden vazgeçmesi durumunda fabrikanın maliyetinin birkaç katı tazminat ödenmesine ilişkin bir madde konulur. 
Sözleşmenin imzalanmasından hemen sonra 20.02.1965 tarihinde göreve gelen Sanayi Bakanı, ABD Büyükelçisiyle görüştüğünü belirterek fabrikanın yapılmamasını emreder. Genel Müdür, sözleşmenin imzalanmış olduğunu, sözleşmeden cayılması durumunda fabrikanın bedelinin birkaç katı tazminat ödenmesi gibi bir durumla karşı karşıya kalınacağını, yapılacak bir şey olmadığını belirterek, Bakana itiraz eder. Bakan, fabrikanın yapılmaması hususunda çok çaba gösterse de sonuç alamaz. Sözleşme imzalandığı için fabrika yapılmak zorunda kalınır. Deyim yerinde ise Bakan, muradına eremez. Sözleşme gereği fabrika, Japonlar tarafından yapılır ve 1968 tarihinde işletmeye açılır. 20.02.1965 tarihinde göreve gelen hükümet, yaklaşık bir yıllık süre içinde Genel Müdürü görevden alarak Yüksek Denetleme Kuruluna üye olarak atar. Sözleşmeyi imzalamanın ve fabrikanın yapılmasının bedeli ödenmiştir! Görevden alındıktan yaklaşık bir yıl sonra Japonya Büyükelçisi, ziyaret ederek, “Sözleşme imzalanırken önerdiğiniz tazminat koşulu nedeniyle sizi deli diye tanımlamıştım. Sizden özür diliyorum, siz ülkenizi düşünen yürekli bir yurtsever ve akıllı bir insanmışsınız.” diyerek över ve bir kravat hediye eder.               
  *** 
Sümerbank'a bağlı Konya Krom Magnezit Tuğla Fabrikası Türkiye ve Ortadoğu'nun ilk entegre bazik refrakter tesisi olarak 1968 yılında işletmeye açılarak  Karabük Demir Çelik Fabrikası başta olmak üzere yüksek ısılı fırınları bulunan fabrikalara tuğla üretmeye başlar. 
Karabük Demir Çelik Fabrikasından söz etmemim özel bir nedeni daha var: 12.10.2007 tarihli “Demirin İçindeki Fındık” başlıklı makalemde Karabük Demir Çelik Fabrikasının yapımını anlatmıştım. Bu nedenle Konya'da yapılan bu tuğla fabrikasının önemi çok büyüktür. Daha sonra bu fabrika, 1990'lı yıllarda Çitosan'a devredilir ve 1990'ların sonunda da özelleştirilir. 
 
***      
24.05.2018 tarihli “Tabi ki, Harcanacaksın” başlıklı makalemde de bir atanma öyküsü anlatmıştım. 1964 yılında göreve geldiği tarihten itibaren Sümerbank Genel Müdürlüğünde başarılı çalışmalar yaparak vatan görevini yerine getirmiştir. Hiç kuşkusuz, kurtuluş savaşında görev alanlar, harcanabilir! Size, kurtuluş savaşının bir kahramanının yaptıklarını anlatmaya çalıştım. Ama, “O tarihte kurtuluş savaşı bitmemiş miydi?” diye sorarsanız, dünyanın egemen güçlerini bilmek ve öğrenmek istemediğiniz, savaşın sürekli olduğunu kavrayamamış olduğunuza delalettir. 
***      
Sonu özelleştirme öngörüsüzlüğü ile biten fabrikanın yapım  öyküsünü, dönemin Genel Müdürü Rahmi Tunçağıl'dan dinlemiştim. Ölüm yıl dönümü nedeniyle anısına saygıyla sizlere aktarıyorum.  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık