• 06 Temmuz 2017, Perşembe 9:14
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Vatandaş mıyız, Tüketici mi?
 Çocukluğumuzda, yani ilkokula giderken “ölçü”leri öğrenmiştik. Türkiye Cumhuriyetinin devrimlerinden birisi de “ölçü”lerdir. Ders konularımız arasındaydı. Şimdi, böyle bir bilgi veriliyor mu, bilmem.
Yaşamımızın her yerinde ölçü, ölçü aletleri vardır. Biz fark etmesek de, benzin alırız ölçü ile. Meyve, sebze, gıda ve diğerlerini, ölçü ile alırız. Ekmek alırız. Biz bir ekmek isteriz. Fırıncı ekmeğini biz görmeden, hissetmeden tartmıştır, terazisinde. Boyumuz ölçü ile ağırlığımız da. Kuyumcudaki altın bilezik de, Karabük'teki demir de. Manifaturacıdaki kumaş da, Nazilli'deki gömleklik de. Evimizdeki elektrik de, Keban barajındaki enerji de. Velhâsıl, ölçüsüz yaşamıyoruz, yaşayamıyoruz. İnsan bile ölçüyle! “Ölçüsünü, kaybedeni, teneşir paklar.” desek, ne dersiniz ?
***
Vatandaş güçlüdür; tüketici zayıf. Vatandaşlık, eşit muamelenin, davranışın ön koşuludur. Vatandaş değilseniz, hiçsiniz. Vatandaş iseniz, varsınız. Vatandaşlık haz almaktır. Tüketici, sorunlarla boğuşmaktır. Tüketici, kim vurduya gider. Tüketiciye ilk şamarı bankalar vurur, sonrakini iletişim şirketleri. Esnaf ve tacirin vuracağı yanak bile kalmaz, “Neden daha önce dövmedim” diye dizlerine vurur! Şaşkın tüketici, soluğu hakem heyetlerinde alır, yani, ömür törpüler. Tüketici dernekleri de törpünün dişleri keskin mi, diye bakar! Umurlarında değildir, ömrün kalitesi ve süresi. Sözün kısası, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle uğraşır. Bilmez ki, sivrisineklerle uğraşırken balinalara, destek verdiğini.
***
TBMM.'de 26.03.1931 tarihinde kabul edilen, 04.04.1931 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1782 sayılı Ölçüler Kanunu, 01.01.1933 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ülkemizin her yerinde tek ölçü birimi uygulanmaya başlamıştır. Ancak bilinmelidir ki, daha da önemlisi, devlet, vatandaşına sahip çıkmıştır.
Vatandaş tükettiği elektriğin bedelini öderken “sayaç”ı tüketmediği için bedelini devlet karşılamıştır. Su için bedel ödemiş, belediyesine sayaç için ücret ödememiştir. Aynı şekilde, akaryakıta bedel ödemiş, sayaç için herhangi bir ödeme yapmamıştır. Ekmeğine bedel ödemiş, terazi için para vermemiştir. Kumaşına para vermiş, metre ölçeğine bedel ödememiştir. Kaldı ki, kullanmadığı, tüketmediği şey için neden bedel ödesin. Tüketilen elektrik, su ve akaryakıttır. Elektrik sayacı, satan için gereklidir. Aksi halde vatandaşın ne kadar tükettiğini bilemez. Satıcı, akaryakıt sayacıyla ölçme ihtiyacını karşılar. Teraziyi, fırıncı, bakkal kulanır. Metre, manifaturacının ölçeğidir.
Sözün kısası, vatandaş tükettiğini satın alır ve bedelini öder. Tüketmek için kullanılan aracın, ölçünün bedelini neden ödesin ?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık