• 20 Temmuz 2017, Perşembe 9:36
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

TUZCU FERHAT ve BİSİKLET
 Kayıkçıoğlu Ömer söyleyince kadar farkında değildim. Üzerinde hiç düşündüğümü de hatırlamıyorum. Ömer kim, diye sorarsanız. Çolakoğlu Sebahattin, Mustafa ve Ömer'ın teyze uşağı.
Ömer, “1980 yıllarda, çocukluğumda Trabzon'dan Bulancak'a gelirdim, her yerde bisiklet vardı. Çocuk gözümde, o kadar çoktu ki. Trabzon'da hiç bisiklete binilmezdi diye hatırlıyorum. Trabzon'da bisiklet sürüldüğünü hiç görmemiştim. Bu nedenle hem hayrete düşmüştüm, hem de bisiklet sürenlere hayranlık duymuştum.” dediğinde, aklıma dank etti.
***
1980'li yıllarda Bulancak dışında olduğum için bilmiyorum. Ama 1960 ve 1970'li yılları anımsıyorum. Kimler bisiklet kullanıyordu diye kendime sordum. İlk aklıma gelen Elekçioğlu tuzcu Ferhat idi. Düşündükçe aklıma geliyor, Çolakoğlu Murat, Cürgüloğlu Osman, Abanuz Bahtiyar başta olmak üzere birkaç kişi, bisikleti ulaşım aracı olarak kullanıyordu. Mutlaka, isimlerini sayamadığım kişiler vardır ve sonraya doğru başkaları da eklenmiştir. 1970'li yılların başında benim kuşağımdan Ballıca'daki liseye bisikletle gelenler de vardı. Örneğin, Ömür Baydar'ı hatırlıyorum.
Bunun dışında söylemem gerekir ki, çocukluğumda ve gençliğimde Bulancak'ta bisiklet ve motosiklet kiralayan işletmeler vardı. Süreye bağlı kiralamalar yapılırdı. Şimdi, yok. Varsa da ben bilmiyorum. Sanıyorum, iki tekerden dört tekere terfi ettiğimizden olacak bisikleti unuttuk.
Unutamam. 1960'ların sonu 1970'lerin başında bir gün Efendioğlu Ömer'in torunu arslan parçası Mehmet ile birlikte motosiklet kiralamıştık. Sahil yolunda iskeleden 300-400 metre sonra çakıla girmiş ve düşmüştük. Ufak tefek sıyrıklarla atlatmıştık. Demem o ki, bu yıllarda bisikleti, motosikleti olmamış olsa bile pek çok sayıda kişi bu araçları kullanmaktaydı.
***
Bulancak, bir sazlık, bataklık ve kumluk üzerine kuruludur. Pazarsuyu deresi ile Bulancak deresi arası ova gibi dümdüzdür. 550 sene öncesinde, sazlık olduğuna ilişkin kayıtların olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, dikkatle bakıldığında Bulancak'ın sazlık ve kumluk bir araziye oturduğu aşikârdır. Sazlık ve kumluk arazinin zemininin zayıf olduğunu bilmek için uzman olmaya gerek yoktur. Ancak, zemin zayıflığını göz ardı ederek papazların cennetin anahtarını parayla dağıtması gibi belediye başkanları, 1980'li yıllardan itibaren gökyüzünün tapusunu vermeye başlamıştır.
İşte, bu sazlık ve kumluk araziye kurulmuş olan Bulancak, bisiklete binmek yönünden Karadeniz'deki birçok yerleşim yerine göre elverişlidir. Bu nedenle, çocuk gözüyle bisikletin fazla olduğu, tercih edilen bir ulaşım aracı olduğu fark edilmiştir. Çocuk olmak böyle bir şeydir. Keşke çocuk kalabilsek, en azından saflığını koruyabilsek.
***
Bulancak'ta arazi şartlarının elverdiği anımsanarak bisiklet kullanımının artmasını diliyorum. Kısmen de olsa bugünkü trafik sıkışıklığının azalmasına katkı sağlar, umarım. Belediyeler, kent merkezine otopark yaparak sorunu çözeceğini zannediyor. Fakat, yanılıyorlar. Zaten, gökyüzünün tapusunu vermeyi sürdürdükleri için ulaşım sorunu, öncelikleri arasında da değil gibi.
Umuyorum ve diliyorum, Bulancak ve Espiye başta olmak üzere Giresun ve tüm ilçelerinde bisiklet kullanımı artar ve trafik sorunu bir nebze azalır. Belediyeler, bisiklet yolu yapar. İlin, ilçenin, ilçelerin tuzcu Ferhatlara bir teşekkür borcu vardır. Bir bisiklet gönüllüsü olan tuzcu Ferhat'ı bu vesile ile rahmetle anıyorum. Işıklar içinde uyusun diyorum. Bisiklet kullananların artmasını diliyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık