• 08 Mart 2018, Perşembe 8:01
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

TOHUMSUZ YAŞAM!
 Yaşam, ilginçtir. Çarpıcıdır, çelişkilerle doludur. Tezatları barındırır. Üzülmenin karşısında sevinç vardır. Yaşamanın, tezadı ölümdür. Büyük, küçüğün karşısına düşer. Tembelliğin karşısında çalışmak vardır. Güzel, çirkinliğin karşıtıdır. Cahillik, bilginin dışarıda bırakılmasıdır. Kamil olmak, cahilliği öteler. Tüketmek, üretimin tersidir. Sevginin karşıtı sevmemektir. Vatanın, karşısına vatansızlık düşer. İyinin zıttı, kötüdür. Eskinin karşısında yeni vardır. Uzağın karşıtı yakındır. Acının, karşısında tatlı vardır. Her bir çelişki, karşıtlığı gösterir. Her bir düşünce, eylem, davranış, olgu, mutlaka tezadı ile birlikte anlam kazanır.
***
Yaşam, süreklidir. Yazının bulunuşunun, dört bin yıl öncesine kadar taşınabildiği söylenmektedir. Her ne kadar dört bin yıldan söz edilse bile bu tarihin çok kısa olduğu kanısındayım. Özgen Acar'dan dinlemiştim: Şarabın tarihi, on iki, on üç bin yıla kadar gitmektedir. Anladığım bu bilgi gözleme dayalı bir saptamadır. Bu saptama konusunda bir kuşkum yok ama, kayıtlardan önceki dönemde de şarap üretilmiş olamaz mı? Şarabın olması için buğday başta olmak üzere tahılların ve üzümün yetiştiriciliğinin olması gerekmez mi? Bilim adamları, insanların yaşamlarını kırk bin yıla değin götürmektedir. Acaba, öyle mi? Daha fazla olması mümkün değil mi? Nitekim, şimdilerde altmış bin yıldan söz edenler vardır.
***
Yaşam, ölümün karşıtıdır. Tohum firmaları, tohumların verimliliği ve dayanıklılığı üzerine araştırmalar yapmaktadır. Tohumların genetiği ile oynayarak, daha verimli tohumlar oluşturduklarını iddia etmektedir. Ya da “raf ömrü”nün uzatılması, dayanıklılığın artırılması amacıyla tohumun genetiği bozulmaktadır. Kabak tohumu ile karpuz tohumu karıştırılarak raf ömrü uzun, dayanıklı karpuz üretilmektedir. Biz de raf ömrü uzun karpuzu yerken kabak tadını hissederiz. Yani, karpuzumuz, kabak tadı vermektedir! Buğdayın kromozom sayısının değiştirildiği, eski buğdayın olmadığı söylenmektedir. Aynı şekilde domates, biber, patlıcan, kavun, mısır gibi ürünlerin genetiğinin değiştirildiği dile getirilmektedir. İnsanoğlu, on bin yıldan fazla bir süreyle buğday ekerek, yetiştirmektedir. Milyonlarca, milyarlarca insanın emeği ile buğday tohumu bu günlere gelmiştir. Bu tohumda genetik oynama yapılarak mülkiyet hakkı ele geçirilebilir mi? Yer küre üzerinde bugün yaşamakta olan milyonlarca milyarlarca insanın, binlerce yıldır ekilerek bugüne getirilen tohum üzerinde hiçbir hakkı yok mu? Tohum, tüm insanlığa aittir. Bir kişinin, bir şirketin mülkiyetine ait olması kabul edilemez. Milyonlarca insanın binlerce yıldır sürekli ekerek, yetiştirerek, ürettiği buğdayın bir sahibinin olması demek; bu ürüne sahip olamayan, mülkiyetine erişemeyen insanın köle olması demektir. Sonuçları bilinemeyen deneylere kobay olmak demektir. Buğdaya ulaşamayan binlerce, belki de milyonlarca, milyarlarca insanın ölmesi demektir. Kısacası, bu işin sonunun nereye gideceğini tahmin bile edemeyiz.
***
Tohum, yaşam demektir. Karşısında ölüm vardır. Tohum, süreklilik demektir. Karşısında yokluk vardır. Tohum, yoksa geleceğimiz yoktur. Tohumunuza sahip çıkın. Tohumumuza sahip çıkalım. Genetiği değiştirilmiş mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker yerine şekerpancarından üretilen şekere sahip çıkalım. Üretime, destek verelim; fabrikalarımıza sahip çıkalım. Ölümün yerine yaşamı tercih edelim. Karanlığın yerine aydınlığı yaşatalım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık