• 05 Temmuz 2018, Perşembe 10:05
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

TERCÜMANA MI GİTMEK GEREKİR!?
21.06.2018 tarihli yazımda “Bir vatsap grubuna dahil edilmişim.” cümlesiyle söze başlamıştım.  Dikkatli gözlerin görebileceği üzere İngilizce yazımı “WhatsApp” şeklinde olan program isminin yerine Türkçe okunduğu gibi yazılmıştı. Bilerek yapılan bir tercihti. Kaldı ki, yazının konusu ile doğrudan bir ilgisi de yoktu. Yalnızca girizgâh için yazılmıştı. 
Fotoğrafın yalnızca bir bölümü görülerek yorum yapılmaması gerektiğini dile getirmeye çalışmıştım. Fotoğrafın tümüne bakıldığında hiçbirinin birbirinden farklı olmadığını söylemiştim. İçinde bulunduğumuz tüm ortamlarda aynı suiistimalin bulunduğunu bir köşe yazısının elverdiği olanaklar çerçevesinde anlatmaya çalışmıştım. Halbuki, konu, ülkemiz açısından kitap değil, kitaplar yazılabilecek ölçüde geniş bir konuydu.  İnsanlarımızın, körün file bakarak dokunduğu yere göre farklı yorumlar yaptığı konumdan sıyrılmasını gerektiğini anımsatmaya çalışmıştım.      
***  
Bir sonraki haftada da insanların kendini akıllı, başkalarını ise akılsız saymaları üzerine birkaç söz söylemiştim. İnsanları sevmenin gerektiğini belirtmiştim. Büyüklerin, çocuklar gibi sevmesi gerektiğini, ön koşulsuz sevmenin doğru olduğunu, hesaplı sevmenin olamayacağını söylemiştim. Çocukların saf, temiz olduğunu vurgulamıştım. Çocukların sevgisinin doğal ve içten olduğunu, gerçekten sevdiklerini dile getirmiştim. Çocukların zeki ve akıllı olduğunu vurgularken insanların yaşlandıkça akıllarının azaldığını, zekalarının tükendiğini ifade etmiştim. Bu tükenişe ve azalmaya karşın kendini akıllı, karşısındaki akılsız, ahmak, aptal, enayi olduğunu düşünmeye ve ona göre davranmaya devam ettiğini belirtmiştim.     
***  
Anılar, yaşlanmanın bir göstergesidir. Gençlikte anı biriktirdiğimizi fark etmeyiz. Yazma eylemi ile bir ilişkisi var mı bilmiyorum? Bir anıyı anımsayıp yazdıkça bir başkası arkasından sökün ediyor! Yirmi beş, otuz sene öncesi. İngilizce sözcükleri, telaffuzuna uygun söylemeyip Türkçe yazıldığı gibi okuyan bir insanla dalga geçen kişi üzerine Melahat arkadaşımla uzun uzadıya söyleşmiştik. Kendinin akıllı ve bilgili olduğu sanan kişi “Shell” yazısını “sehel” biçiminde okuyan bir insanı, doğru telaffuz yapmadığı gerekçesi ile aşağılamaya çalıştığına tanık olduğunu aktarmıştı. Müdahale ederek o kişiyi uyardığından, aşağılamaya hakkının olmadığı, Türkçe'nin yazıldığı gibi okunduğu, dolayısıyla “sehel” şeklindeki okunuşun yanlış olmadığı uyarısını yaptığından söz etmişti. 
Bunun üzerine konuyla ilgili tartışma ve irdeleme yapmıştık. İşin doğrusunun yabancı sözcüklerin Türkçe okunduğu gibi yazılması gerektiği sonucuna varmıştık. İnsanların telaffuz tercihlerine karışmasak bile Türkçe'si ile telaffuz eden birisini, hiç kimsenin aşağılamaya hakkının olmadığı kanısına varmıştık. Yıllar geçti. Eskidik. Yine aynı hikaye.          
***   
“Açık Olmayan Var mı? Kim Değil!” başlıklı yazımdan sonra bir yerde İngilizce bir cümle ile cevap verilmeye çalışılmıştı. Bir türlü ilişki kuramamıştım! Anlam verememiştim! Sonra birden aklıma geldi! “Vatsap” ile ilişkili olarak mı, İngilizce bir yanıt verilmişti, bilemiyorum?  Belki de, aklıma gelen doğru değildir. İngiliz vatandaşı desen, değil. Ben de Türkçe'den başka dil bilmem. Bana  neden İngilizce yanıt verildi? Aradım, aradım, bulamadım!
Kişinin düşündüğü ve öngördüğü gibi olduğunu kabul edelim. Varsalım ki, İngilizce'yi hiç bilmiyorum. Peki, çağımızda ve koşullarımızda İngilizce bir metnin hemencecik Türkçe'ye çevrilmesi mümkün değil mi? Bu konuda çok sayıda çeviri programı yok mu? Aletler yok mu? 
Kanımca, kendini, peşin peşin akıllı, başkasını aptal saymanın bir örneği! Siz de öyle değil mi?  Kendini akıllı sayarken düştüğü konumu farkında mı? Ne dersiniz? 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık