• 25 Ocak 2018, Perşembe 8:22
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

TAYFASIZ GEMİ
 Fiskobirlik'in en tepe yöneticisinin “Bu gemi tek başına yürümez” dediğini Gazetemizin 22 Ocak 2018 tarihli nüshasından okuduk. Konuşmanın, Fiskobirlik'in olağan genel kurul toplantısında yapıldığı anlaşılmaktadır. Seksen yıllık tarihi olan kurumun başındaki kişinin, “Kurumun geçmişe oranla daha güçlü bir yapıya geldiğini” ifade ettiği görülmektedir. Yine, üreticiye hitaben “en batık zamanında bile sıkıştığınız zaman başvurduğunuz yer burası” diyerek, tabanını, tayfasını eleştiriyor. Daha da somut olarak 8,50 liraya tüccara fındık veren üreticinin aynı fiyata Fiskobirlik'e ürün vermediğinden şikâyet ediyor. En sonunda da, “…Kurumun piyasada belirleyici olmasını istiyorsanız…kesinlikle hepimize iş düşüyor.” dediğini öğrendik.
***
Fiskobirlik ve kooperatifleri 1938 yılından itibaren kurulmaya başlamıştır. Bu tarihten itibaren kesintisiz olarak faaliyetini sürdürmektedir. Daha önceki yazılarda da belirtmiştim: Fiskobirlik'in tarihsel gelişimini 1938-1961 dönemi, 1962-1984 dönemi, 1985-1999 dönemi ile 2000 ve sonrası olarak dört başlık altına koyabiliriz. Birinci dönem kendi yağıyla kavrulmaya çalışılan ve öz kaynakların arttığı bir dönemdir. İkinci dönem, destekleme alımı yapıldığı yıllardır. Bu dönemde hantal bir büyüme söz konusudur. Bedendeki bu büyümeye karşılık süreç içinde öz kaynaklar azalmıştır. Üçüncü dönemde, destekleme alımının bitirilmeye çalışıldığı ikircikli bir dönemdir. Birileri destekleme alımına son vermek isterken diğerleri destekleme alımını devam ettirmeye çabalıyordu. 1999-2001 yılı ise özerkleştirme adı altında tarım satış kooperatiflerinin kapatılmaya çalışıldığı, en acımasız dönem olarak tarihe kazınmıştır. Tarım satış kooperatiflerinin kapısına kilit vurulması dönemidir. 4572 sayılı Yasa ile Fiskobirlik'in çatısı uçmuştur. İzleyen tarihlerde de tuğlalar, duvarlar, masalar, sandalyeler, insanlar ve tüm birikimler atılarak, kurum tasfiye sürecine sokulmuştur.
Sayın başkanın, bu tarihsel dönemleri ayırt etmeden kurumun geçmişe oranla daha güçlü bir yapıya geldiği eleştirisi havada kalmıştır. Fiskobirlik'in öz kaynakları yanında birçok göstergesi birinci dönemde olağanüstüdür. Bu dönemden daha güçlü duruma geldiğini söylemek, bilgisizlik değilse aymazlıktır. İkinci ve üçüncü dönemdeki destekleme alımı ve personel politikasının eleştirilmesinin yanında başarısız yöneticilik örneklerini de vermek mümkündür. Ancak, son dönem ile karşılaştırıldığında hem alım, hem satış, ihracat başarıları, hem de büyüklük olarak kıyas kabul edilemez bir üstünlük bulunmaktadır. Başkan, 1999 tarihinden bu güne kadar geçen sürede göreve gelen yöneticilerin görev dönemlerini kastederek daha güçlü duruma geldiklerini ifade ediyorsa, haklıdır. Doğrunun, ifadesidir. Yine, söylüyorum: 1999 ve sonrasındaki dönemde görev yapan yöneticilerin kendi görev dönemleri ile sınırlı olmak üzere haklıdır. Konuşma metninin, gazetede yer aldığı biçimi ile bu eleştiriyi yapıyorum. Genel kurul konuşma metninde bu konuda bir açıklık varsa bilgilenmek hakkımızdır.
***
Başkan, aynı fiyatı ve biraz üstünü vermelerine rağmen tüccarın tercih edildiğini ifadesinin de haklı bir yönü yoktur. Yine 1999 yılından bu güne kadar geçen dönemin ilk yıllarında görev yapan yöneticiler, basiretsiz biçimde piyasa fiyatının çok üzerindeki bir fiyatla alım yaparak, Fiskobirlik'in likit varlıklarını erittiği gibi kurumu çok büyük borçlara gark ettirmiştir. Çok sayıda üreticinin beş-altı, belki de on yılı aşkın bir sürede ürün bedelini alamadığı herkesin bilgisi içindedir. Bugünkü yönetimin yaşadığı ezikliğin bir kısmı da bu dönemin etkisidir. Anımsadığım kadarıyla 2002-2004 yıllarında yaşanan bu olumsuz alım politikasının üreticinin üzerinde oluşturduğu güven bunalımını ortadan kaldırmadan üreticinin davranışından, tercihinden şikâyet etme hakkı yoktur.
***
Geçmişte görev yapan kaptanların, yükünü ve tayfayı denize attığı geminin şimdiki kaptanının güven vermeden tayfayı gemiye alması mümkün değildir. Şimdiki kaptanın kendisi de gemisini tek başına yürütmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Doğru söylüyor. Güven yoksa tayfa da yok. Güveni olmayan potansiyel tayfanın eğitimi de yok. Eğitmeye istekli kaptan da.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık