• 13 Mart 2019, Çarşamba 17:07
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Tanzim, Tahsis ve Organizasyon!

21.02.2019 tarihli “Tanzimsiz Tanzim” yazısında 1930 yılından 2005 yılına kadar belediyelerin tanzim satışına ilişkin uygulama-sının hukuki alt yapısının olduğunu dile getirmiştim. Hatta Belediye Yasasının ilgili hükmü incelendiğinde tanzim ve satış yetkisinin kapsamının çok geniş tutulmasının yanında amacı, niteliği ve uygulama şeklinin esaslı bir şekilde düzenlendiğini ve sağlam hukuki dayanak oluşturulduğunu belirtmiştim. 2005 tarihli Belediye Yasasında bu yönde bir düzenleme yapılmayarak liberalizme teslim olunduğundan da söz etmiştim. Bugünlerde yapılmakta olan uygulamanın hukuki alt yapısının olmadığından bahsederek nafile bir çaba olduğunu ifade etmiştim!   
***   
Özellikle sol, sosyal demokrat ve demokratik sol kökenli insanlarımızın bazıları 1970'li yıllardaki tanzim satış uygulamalarının başarılı olduğunu gösteren örnekleri sunmaktadır. Bu günlerde gazete, dergiler başta olmak üzere birçok kaynakta 1970'li yıllardaki tanzim satış uygulamalarına övgüler yağdırılmaktadır. Giresun Belediyesinin de bu dönemde tanzim satış uygulaması bulunmaktaydı. Bu vesile ile aile büyüğüm Orhan Yılmaz'ı rahmetle anmak isterim. Başkanlığı döneminde başlatılan başarılı bir tanzim satış uygulaması oluşturulmuştu. Bu konuda başarılı çok sayıda Belediye ismi verilebilir. Nitekim insanlar yer, zaman vererek başarılı uygulamaları dile getirmektedir. Güncelliği nedeniyle herkesçe ilgiyle okunduğunu, paylaşıldığını düşünmekteyim. Hiç kuşku yok ki, döneminde başarılı uygulamalar olmuştur. Başarı yalnızca bir dönemle sınırlı olamaz. Bugün tanzim satışları yaşatmış olsaydık, tartışma konusu daha farklı olurdu. En azından, 2005 tarihli Yasanın içinde tanzim satış düzenlemesi kalabilirdi. Giresun Belediyesi'nde, bugün sosyal demokrat olduğunu ileri süren bir yönetim bulunmaktadır. Peki, neden tanzim satışı yapacak bir organizasyonu yoktur?
***   
Bilen bilmeyen herkesin hakkında bir şeyler konuştuğu 1970 yılların sonundaki akaryakıt ve gıda başta olmak üzere malların üretiminde ve arzında oluşan kıtlığı yaşayan bir insan olarak sizleri 1979 yılına götürmek istiyorum. 14.10.1979 tarihinde Senato kısmı seçimleri ve boş olan 5 Milletvekilliliği için ara seçim yapıldı. Bu seçimin sonucunda güvenoyunu etkileyen Milletvekili seçiminde dönemin Adalet Partisi 5 Milletvekili çıkarırken iktidardaki Cumhuriyet Halk Partisi hiç Milletvekili çıkaramadı ve hükümet istifa etti. Seçimin ardından gazete manşetleri “AP: 5  CHP: 0” şeklinde cilalanmıştı! O dönemde çift Meclis sistemi vardı. Seçimle gelen 150 üyenin bulunduğu Senatoda her iki yılda bir 1/3 oranında yenileme seçimleri yapılırdı. Senato ara seçiminde de 50 Senatörlüğün 12'sini CHP alırken kalan 38 üyeliğin büyük bir çoğunluğunu AP almıştı. Milletvekilliği seçimi Konya, Manisa, Edirne, Muğla ve Aydın ilindeydi. Manisa ortak olmak üzere 24 ilde de Senato seçimi yapılmıştı.   
Bu seçimlerden yaklaşık 4 ay önce Ticaret Bakanlığında göreve başlamıştım. İçinde bulunduğum ekibin görevi, toplam 28 ilde margarin ve sıvı yağların tahsisini yapmaktı. Bu görev çerçevesinde illerin nüfusuna, fabrikalara uzaklığına, fabrikaların üretim miktarlarına göre ayrıma tabi tutularak Ticaret Bakanlığının ilişkili kuruluşlarından Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin ürettiği yağların tahsis planlamasını yapmıştık. Yapılan tahsis miktarlarını Birliklere göndererek, illerde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamıştık. Aynı zamanda seçim yapılan illere ürün gönderilmesini sağladığımız için halkın memnuniyeti artacak, memnuniyet sandığa yansıyacak dolayısıyla iktidar partisinin oylarında azalma olmayacaktı. Henüz 20 yaşların başındaki bir genç olarak planlama aşamasında görev yaptığım yağ tahsisini, il nüfusuna göre adil bir şekilde yaptığımızdan hiçbir kuşkum yok. Talimat uyarınca seçim yapılacak illere tahsis yapıldığından da hiçbir kuşkum yok!
***   
Bu seçimden yaklaşık 2 yıl sonra Tokat ilindeki bir Tarım Satış Kooperatifinin denetimine gitmiştim. Kooperatifin denetimi sırasında Samsun'da faaliyet gösteren Karadenizbirlik'den yağ alındığına ve yağların seçim olmayan Ankara, Çorum gibi illere satıldığına ilişkin faturalar görmüştüm. Tokat ilinde Senato ara seçiminde 2 senatör seçileceği için nüfusun tüm ihtiyacını karşılayabilecek miktarda tahsis yapmıştık. Ancak, Bafra ve Merzifon'daki fabrikalardan alınan ürünler Tokat yerine seçim olmayan yerlere gitmişti. Tokat'lı kâğıt üzerinde yağı-na kavuşmuşken eylemli olarak karaborsacı yağlanmıştı! Tokat'lı vatandaşlarımız yağ kıtlığından kavrulurken kooperatifin yetkili-leri ürünleri seçim olmayan illere toptan satarak bir çırpıda işi görmüştü! Bilemeyiz, söz konusu tahsisli yağlar, kayıt dışı kaça satıldı!?       
***
Tanzim satış, bir hukuki dayanağı olmadan yapıldığında saman alevi gibi kısa bir süre sonra sönüp gidecektir. Tanzim satış, hukuki dayanağı olsa bile organizas-yonu sağlıklı olmazsa başarısız olması kaçınılmazdır. Tanzim satış, toplumsal kalkınmanın bir aracı olarak görülmez ise sürekli olmaz, olamaz. En iyi örneklerinden biri olan Yüksel Çakmur'un İzmir'de kurduğu Tansa'lar gibi başkan değişikliğinden sonra özelleştirilerek, tarih sahnesinden silinir. Başarılı örnekleri dile getirerek başarıdan söz edilemez. Başarı varsa sürekli olmalıdır. Sosyal demokrat olduğunu ileri süren belediyeler, şehrin kalbine 22 katlı hançer sokma yerine, tanzim satış işini nasıl organize ederiz diye düşünmelidir. Bugün, halka ucuz fiyatla tarımsal ürünleri dağıtmayı amaçlayan uygulamanın başarısı ve becerisi tartışılır. Uzun vadeli olmayacağı anlaşılan tanzim satış uygulaması, halkın oy tercihlerine 1979 seçimlerinde olduğu gibi yansırsa, şaşırmam!.   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık