• 20 Mart 2019, Çarşamba 17:11
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Tanzim, Kooperatif ve Belediye

Geçmişle övünmek güzeldir. Geçmişi anmak da önemlidir. Geçmişe saygı göstermek de kendine saygının bir bütünleyicisidir. Geçmişteki başarıları dile getirmenin de önemi büyüktür. Geçmişteki başarıların nedenlerini analiz etmek ileriye dönük hareket etmeye güdülendirir. Mevcut durumun tespitinden ve envanter çıkarılmasından sonra hangi araçların kullanılacağı, hangi hedefe gidilebileceğine ilişkin değerlendirme yapmaya imkan verir. 
Ancak günümüzde 1970 yıllardaki başarılı tanzim satış uygulamalarından söz edilerek, geçmişle övünmenin çabası içinde olunduğunu görmekteyiz. Bu çabanın ölenin arkasından Fatiha okumaktan farkı yoktur! Zira övünülen ve başarısından söz edilen uygulama, bugün yaşamamaktadır. Geçmişe özlem duyularak, yaşanmaz. Geçmişte başarılı örnekler var diye söylersek, geçmişte kaldığımızın bir göstergesidir! 
***
Ülkemizde 1925 yılından itibaren tüketim kooperatifleri kurulmuş ve faaliyet göstermiştir. Ankara Tüketim Kooperatifi, 1925 yılında Atatürk'ün önderliğinde kurulmuş ve yıllarca faaliyet göstermiştir. Bugün itibariyle tüzel kişiliğinin bulunduğu, fakat aktif olmadığı bilinmektedir. Bunun dışında sürekli olarak tüketim kooperatifleri kurulmuş, belli bir süre yaşamış ve ölmüştür. Ömürlerinin uzun olduğunu söylemek zordur. 
Buna karşılık, gelişmiş ülkelerde ortak sayısı, sermaye büyüklüğü, cirosu gibi karşılaştırılabilir özellikleri yönünden bakıldığında tüketim kooperatifleri büyüktür. Gerçek anlamda çok büyüklerdir. Ülkemizdeki en büyük şirketlerimizden daha büyük olduğunu söylemek mümkündür. 
***
 Ülkemizdeki tüketim kooperatifçiliği başarısızdır. Bunun birçok nedeni vardır:  İnsanların eğitimsiz olarak kooperatif ortaklığına girmesi, ortakların ve yöneticilerin kooperatifçilik felsefesine sahip olmaması, yönetici ve denetçilerinin eğitimsiz olması, yönetici ve ortakların işletme bilgisine sahip olmaması, sermayenin yetersizliği, ortak sayısının azlığı, üretim, mal alış ve satış planının ve politikasının olmaması gibi birçok neden sayabiliriz.    
Bunun yanında bu tür organizasyonlara önderlik yapacak, destek sağlayacak kentin bütünü açısından planlayacak bir yerel yönetim de yoktur.   
Özellikle sol, sosyal demokrat ve demokratik sol olduğunu ileri süren kişiler tarafından yönetilen yerel yönetimlerin bu yönde bir çabası yoktur. Bırakalım çaba göstermeyi akıllarının, fikirlerinin kenarından geçmemektedir. Ta ki, içinde yaşadığımız krizin etkileri toplumda yansımasını bulduğu bugünlere kadar.  Bugün kooperatifçiliği dile getirenlerin sayısında hatırı sayılır bir artış vardır. Özellikle tanzimsiz tanzim uygulamasından sonra tüketim kooperatifleri dile düşmüştür! Fakat dile düşmüş olması akla düştüğünü de göstermez! Mart ayı bitip seçim geçince unutulur!     
       ***   
Önceki yazılarda söz etmiştim. Belediyelerin tanzim satış yetkisinin bulunmadığını, bu yetkisinin 2005 yılında sona erdiğini belirtmiştim. Bugün yapılan tanzim satış uygulamasının seçime dönük göz boyamaya yönelik çaba olduğunu dile getirmiştim. Diğer yandan, geçmişle övünmeyi bırakarak ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz sorularına yanıt aramalıyız. 
Belediyelerin tanzim satış yetkisi bulunmamaktadır. Ama tüketim kooperatife önderlik etmesi, kurması ve ortak olması mümkündür. Beldenin tümünde tüketim kooperatiflerinin sayısını, büyüklüğünü, çalışma alanını planlaması mümkündür. Özellikle, kendisine sosyal demokrat damgasını vuran belediyelerde kesinlikle olmalıdır. Ancak, bir sorun var! Seçildikleri günden itibaren başlıca uğraş alanları olan imar değişiklikleri, rant oluşturma, rant bölüşümü işinden boş zamanları kalabilirse! 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık