• 30 Kasım 2017, Perşembe 7:59
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

TAKLİT VE YARATICILIK
 İnsanın öğrenmesinde, bilginin, birikimin kuşaktan kuşağa aktarılmasında taklidin önemli yeri vardır. Görsel öğrenmenin aracı olarak taklit, hepimizin, herkesin, tüm canlıların kullandığı bir yöntemdir. Tüm canlılar dediğimde itiraz edecek olabilirsiniz. Evet, hayvanlar ve bitkiler dahil canlılar, öğrenme sürecinde taklidi bir yöntem olarak kullanmaktadır. Okuduklarımın yanında gözlemlerim de bu düşüncemi doğrulamaktadır. En azından ben böyle düşünüyorum. Bir öğrenme yöntemi olan taklit, insana meleke kazandırmanın da bir aracıdır. Taklit yoluyla öğrenilen işin tekrarı yapılarak beceri geliştirilir. Görsel yöntemin kullanılmasından ve meleke kazanımından sonraki aşama ise üzerinde düşünme, akıl yürütme, olmayanı oluşturma, ayrıştırma, birleştirme, farklı şeyleri deneme ve benzeri uygulamalar sayılabilir.
***
Yaşamın her yerinde de çıraklık, kalfalık ve ustalık ilişkisi de görülmüştür, görülmektedir, görülecektir. Çıraklık, taklit yöntemiyle öğrenme aşamasıdır. Çıraklık aynı zamanda sabır ve sebat demektir. Kalfalık ise meleke kazanma, becerili olma düzeyidir. Diğer bir deyişle kalfalık, sabrın sonunda kendine güven gelmesinin, başkalarının gözünde itibar kazanılmasının ve bir üst kademeye terfi edilmesinin somut ifadesidir. Ustalık deyim yerinde ise yaratıcılıktır. Fark yaratmaktır. Püf noktasını koyma işidir.
***
İnternet çıktıktan sonra çırak, kalfa ve ustadan oluşan öğrenme hiyerarşisi bozulmuştur. Hiç kimse çıraklık yapmak istememektedir. Çırak adayı, işe girmeden önce alacağı ücretin tatminkar olup olmadığını öğrenmeye çalışmaktadır. Kalfalık gibi bir aşamaya hiç gerek duyulmamaktadır. Eli, keserle çivi tutuyorsa kişi kendini usta saymaktadır. İnternete girdikten sonra bir günde çekiç, keser tutmayı, ikinci günde çivi çakmayı öğrenen çırak, kendini usta sayar. Ustalık için bir yaratıcılığa gerek yoktur diye düşünür. Hatta, aklına bile gelmez. İnternete girerek ayakkabının, mobilyanın, masanın, sandalyenin ve diğerlerinin malzemesini, yapım şeklini, modelini öğrendiğinde kendini usta zanneder. Hatta, geleneksel öğrenme yöntemi ile ilerlemiş ustaları da beğenmez.
***
Halbuki, internetten öğrenilen bilgi ve görseller, yalnızca taklit aşamasına elverir. Kısaca, internete bakılarak, ancak çıraklık yapılabilir. Daha ötesi değildir. O da çıraklığın birinci günü gibidir. Kıdemli çırağın meleke kazanma aşamasına bile gelememiştir. Ama, kimse bu durumunu farkında değildir ya da kabullenmek istemez.
Ancak, internet üzerinden sağlanan bilgiler ile yapılan işlerde birçok yanlışlığa neden olunmaktadır. Çıraklık aşamasının taklitlerinden ileri gitmeyen üretimler usta işi gibi pazarlanmaya çalışılmaktadır. En önemlisi de yaratıcılığı olmayan, farklılık barındırmayan, estetiği olmayan ürünlerin esiri olduk.
***
Tümüyle geriye dönmek mümkün değildir. Hiyerarşik yapının tıpkısını oluşturmak mümkün değildir. Buna karşılık, internet ustaları ile bir yere varmak da mümkün değildir. Bu çelişkinin giderilmesi ve toplum yararına çözüm üretilmesi gerekli ve zorunludur.
Esnaf odaları, ticaret odaları, ticaret ve sanayi odaları ile yerel yönetimler, sanat ve tasarım ile ilgili insanları bir araya getirerek, önderlik ederek şirket, kooperatif, dernek ve benzeri araçları kullanarak yerel ürünlerin tasarımını geliştirme çabası içinde olmalıdır. İster gönüllü, ister profesyonel çalışma biçimi ile olsun, sanat ve tasarım insanları da buna katkı sağlamalıdır. Yerel ürünler, taklit aşamasından ileriye taşınmalıdır. Farklılık yaratan ürünlerin ortaya çıkması sağlanmalıdır. İnternet üzerinden elde edilen bilginin sıradanlığı aşılmalıdır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık