• 17 Ağustos 2017, Perşembe 8:57
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Söylemek mi Söylenmek mi ?
 Bilim, öncelikle olguları kavrar, tanımlar ve sınıflandırır ve çözümleyerek betimler. Deyim yerinde ise fotoğrafı çeker. Sonra olgular arasında nedensellik ilişkisi kurar. Gözlem yapar, sonuçlarını değerlendirir ve açıklar. Yani, fotoğrafları karşılaştırır ve aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkarır. Üçüncü aşamada ortaya çıkarılan ilişkilerin genellemesini yapar. Yasalarını ortaya koyar. Kuramlarını belirler ve öngörülerde bulunulur.
Yalnızca, tespit yapmak yetmez. Yapılan tespitlerin arasındaki ilişkiyi açıklamak da yetmez. Genellemeler yoluyla çıkarımlarda bulunmak aklın ve bilimin görevidir.
***
Aile reisliğinden başlayarak en üst aşamalara kadar tüm yöneticiler liderdir. Köy muhtarı, köylülerinin; dernek, oda başkanı, ilçe başkanı, il başkanı üyelerinin; belediye başkanı, belde halkının; şirket başkanı, ortaklarının lideridir. Daha doğrusu, ait olduğu kurumun lideri olduğu sanılır ve beklenir.
***
Tabi ki, liderlerin bilim insanı olması beklenemez. Ama, yalnızca tespit yaparak işin içinden sıyrılmaları da mümkün değildir. İlişkileri açıklaması, birikim ve gözlemlerini anımsayarak sınamalarda ve öngörülerde bulunması beklenir. Eğer, başkan, muhtar ve diğerleri bir olguyu açıklayamıyorsa ve sınamalarda bulunamıyorsa, öngörüsü yoksa lider değildir. Olsa olsa karikatürüdür.
***
Haftalık döngüyle yazmaya başlayalı çok uzun zaman olmamış olsa bile izleyenlerim bilir. Günlük ve yüzeysel tartışmaların içine girmek istemem. Ancak, bir fındık üreticisi olarak fındık ile ilgili tartışmaya kayıtsız kalmam da mümkün değil. 11 Ağustos 2017 tarihli Gazetemizde CHP Bursa Milletvekilinin “Fındıkta Ferrero tekeli var.” şeklinde tespiti bulunmaktadır. CHP Giresun Milletvekili ise tespitte bulunma gereğini dahi hissetmeyerek Cumhurbaşkanından açıklama yapmasını, ilgililere çağrıda bulunması isteğini ifade etmektedir. CHP İl Başkanı, Cumhurbaşkanı'nın fındığın “F” sini ağzına almadığını söylemekle yetinmiş, ağlanmıştır. Güya, fındık üreticisinin temsilcisi olan Oda başkanı ise “Ferrero'ya üstü kapalı veryansın” etmeyi başarı olarak görmüş, ağlanmaya devam edenler kervanında yerini almıştır.
***
Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun tasarısı, 28.04.1935 tarihinde Meclise sunulmuştur. Tasarının gerekçesinde bilimin üç aşaması da yer almaktadır. Aklın süzgecinden geçmiştir. Devlet ve yaşam deneyiminden doğan çıkarımları görürsünüz. Tüm yönetici ve siyasetçilere ders niteliğindedir. Tümüne yer vermek olanaksız. Özetin özeti olarak bir iki hususu belirtmem yeterlidir, sanıyorum.
Ürünün dış piyasalarda gerçek değeri ile satılmasının sağlanması amaçlanmıştır. Üreticinin, spekülasyonlardan ve aracılardan korunması gözetilmiştir. Gerçek fiyatların elde edilmesini sağlayacak örgütlenmenin oluşturulması öngörülmüştür. Üretici ve ülke aleyhine olabilecek alivre satışına engel olmaya çalışılacağı belirtilmiştir. Zeki, etkin, kavrayışlı, çalıştığı ürünler üzerinde uzmanlık sahibi, satış mevsimini sezebilecek, ticari ufkun bulutlarla kapalı kısmını görebilecek nitelikte bir müdürün para etmeninden daha etkili olduğu beyan edilmiştir. Bu koşullara sahip müdürlüğe, satış alanında genel talimatlar verilerek, bu talimatlar çerçevesinde, kendisine inisiyatif ve hareket alanı bırakılmasının hedeflendiği dile getirilmiştir.
Gerekçenin, tespitler yanında birikimlere, gözleme ve sınamalara dayalı açıklamalar ve öngörülerle dolu olduğu tartışmasızdır. Bunları söyleyen bilim insanı değildir. Dönemin Başbakanı İsmet İnönü'dür.
***
İsmet İnönü'nün söylediklerinin zerresinden haberi olan birisi Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alsın der mi ? Yabancı tekelleşmeden şikayet eder mi ? Fındıktan söz edilmedi der mi? Beyler, ağlanmayın, ağlayın. Söylenmeyin, söyleyin.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık