• 03 Mayıs 2018, Perşembe 9:07
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Şoförlük, Toplumsal Faydası ya da Faydasızlığı
 Önceki yazıda, şoförlük mesleğinin bitmekte olduğunu, ileride mutlaka biteceğini, şoförler odası ile federasyonunun gerekli tedbirleri almaları gerektiğini söylemiştim. Günlük yaşam gailesi insanları, olayların içinde eritir. Yaşadığı olayları, sağduyu ile bakmasına elvermez. İçinde bulunduğu ortamı değerlendirmesine olanak tanımaz. Hele, taksicilik, dolmuşçuluk yapan şoförler toplumun birçok bireyinden fazla kazandıkları için kendilerini akıllı dahi görürler. Belli bir hatta sahip olan araçlarının plaka değerinin en az üç yüz-beş yüz milyon olduğunu duymaktayız. Bir iki milyon ve daha fazla değere sahip araçların olduğu da dile getirilmektedir. Oluşan bu değerlerdeki sanayileşmenin, ekonominin, kentleşmenin katkısı, nüfus artışı, yerel yönetimlerin çabalarının etkisini göz ardı ederek kendini akıllı saymak en hafifinden aymazlıktır.
***
Bugün metro hatları, özellikle şehir içi ulaşımda yer altı ve yer üstü metro hatları, raylı ulaşım sistemleri şoförlük mesleğine balta vurduğu gibi plaka sınırlaması nedeniyle oluşan rant, göreli olarak azalacaktır. Raylı ulaşım hatlarının geçtiği yerlerdeki dolmuş hatları kaldırılarak, başka hatlar oluşturulmuştur, oluşturulmaktadır. Raylı sistem uzunluğu arttıkça özellikle taksi ve dolmuş gibi araçların işlerini yapamayacak duruma düşeceklerini şimdiden söylemek mümkündür. Bugün, plaka değeri bir milyon lira olan araç, bu sürecin sonunda belki yüz bin lira dahi olamayacaktır.
***
Bugünden yarına hemen gerçekleşmesi beklenmez ise de kanımca, çok da uzun olamayan bir süreç içinde şoförler odaları kapanacak veya dönüşüme uğrayacaktır. En azından unvan değişikliğine gitmek zorunda kalacaktır. Bugün şoförlük yaparak geçimini sağladığını, toplumun diğer bireylerine göre daha fazla kazandığını düşünen insanlar, bunun böyle girmeyeceğini görmelidir, bilmelidir. Bu nedenle bunların kurumsal temsilcileri olan odalar ve federasyonlar gerekli tedbirleri almalıdır.
***
Öncelikle, şoförler kendilerini toplumun diğer bireylerinden daha akıllı görmemelidir. Kendini kurtaran kaptan yaklaşımından kurtulmalıdır. Ya da günü kurtarmaktan vazgeçmelidir. Plaka tahdidi ile oluşan rantın, toplumun her bireyinin katkısı ile oluştuğu aşikardır. Plaka rantının; sanayileşme, ekonomik faaliyetler, ticari yaşam, nüfus artışı ve kentleşme gibi çok sayıda faktörün etkisi ile oluştuğu bilinmelidir. Örneğin, geçmişte Giresun Seka Kağıt Fabrikası olmamış olsa idi, Seka ve Aksu civarına dolmuş hattı olur muydu? Keşap, Bulancak ve diğerleri olmamış olsa idi, ilçe dolmuş hatları olur muydu? Bugün Kağıt Fabrikasının yerinde yeller esmektedir. Fakat, buraya yolcu taşıyan hattaki dolmuşların plaka rantı nedir? Bu rantta, fabrikayı yapanların, yaptıranların, çalışanların katkısı yok mudur? Bu örnekleri uzatabiliriz. Taksi ve dolmuş hatlarının geçmişte toplumsal bir ihtiyaçtan doğduğu kabul edilmektedir. Bugün ise ihtiyacı karşılayamamaktadır. Plaka rantını koruma adına yeni araç plakasının verilmesi engellenmektedir. Teknolojinin oluşturduğu iletişim olanakları ile bir önceki bir sonraki araçla mesafeyi koruma adına hızlı veya yavaş gidilmektedir. On kilometrelik yol, bir saatte kat edilmektedir. Yolcunun kaybettiği zamanın, şoförler nezdinde hiçbir kıymeti yoktur. Şoförler, yalnızca günlük kazancını en yukarıya çekmenin hesabını yapmaktadır. Yine, aynı güzergahtaki farklı hatta bulunan araçların yolcu almasını engellenmesi gibi toplumsal faydaya aykırı eylemlere tanık olmaktayız. Gideceği yerden geçtiği halde dolmuşa alınmayan yolcular olduğu gibi indirilmeyen yolcular dahi vardır. Bütün bu uygulamalar, toplumda şoförlere karşı bir tepki oluşturmaktadır. Bu tepkinin kinetik bir enerjisi yok ise de potansiyel enerjisi vardır. En azından taksi ve dolmuşçular, toplumda hiç olumlu bir intiba bırakmamaktadır. Bütün bu sıkıntılar aşılmalıdır.
***
Kimin yapması gerektiğini söylemiştik. Şoförler Odaları ile federasyon bu konuda gerekli önlemleri almalı diyerek konunun sorumlularının adresini de göstermiştik. Nasıl olacak? Bu sorunun yanıtını kısaca şöyle açıklayabiliriz: Giresun ilinde dolmuş ve taksi işleten tüm şoför esnafının ortak olacağı bir şirket kurulmalıdır. Bu şirkete hafif raylı sistem, yer altı ve yer üstü taşımacılık ile deniz yolcu taşımacılığı imtiyazı sağlanmalıdır. Bu şirkete tüm il, ilçe belediyeleri ile özel idare ortak olması da başarı şansını artıracaktır. Şoförler, kazançlarının belli bir kısmını yatırım bitinceye değin her ay düzenli olarak bu şirkete vererek, yatırımın finansmanını sağlamalıdır. Böylece hem ihtiyaca uygun hızlı bir ulaşım hizmeti verilmelidir. Hem de şoförler, gelecekte yaşamlarını garanti altına alacak bir gelir elde etme olanağına kavuşacaktır.
Bugünden önce bu ihtiyacı hissetmemiş olabilirsiniz. Giresun için hafif raylı sistem, yer altı ve yer üstü taşımacılık ile deniz yolcu taşımacılığına ihtiyaç yoktur, erkendir değiniz gün geç kaldığınız ilk gündür. Hem de çok geç!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık