• 12 Temmuz 2018, Perşembe 9:41
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

ŞİRKETİM, KİMİN?!
Kullanmakta olduğum telefonun, çok pahalı ücretlendirmesi nedeniyle en ekonomik tarifenin araştırması içindeydim. Firmaların sitelerine bakarken birisinin Türk Telekom, diğerinin Turkcell olduğunu gördüm. Türk sözcüğü, bazı yerlerde de “Turk” olarak yazılmıştı. Neden, “Türk” sözcüğünü doğru kullanmıyorlardı? 
Bunun üzerine üç iletişim şirketinin ticari unvanlarını, öğrenmeye ve anlamaya çalıştım. Asıl amacım, ücret tarifelerini incelemekti. Birden ilgim unvanlara yöneldi. 
***
Bilir misiniz, bilmem! Türk Ticaret Kanunu bazı sözcüklerin kullanımını, izne bağlamıştır. Hem önceki, hem de sonraki Kanunda Türk, Türkiye, Cumhuriyet  ve Milli kelimeleri, Bakanlar Kurulunun izni ile şirket unvanlarında kullanılması mümkündür. Bu şirketlerin, unvanlarında “Türk” sözcüğünü kullanmak üzere izinleri var mıdır, bilmiyorum? Araştırsam, bulabilirim, ancak, önemi var mı?  
***  
Yine anılarım çağrışım yaptı. 1975 yılında Türk Ticaret Hukuku dersi almaya başlamıştım. O günden bu yana tamı tamına kırk üç sene geçmiş. Öğretmenimiz Necdet Özdemir'di. Derslerini zevkle izlerdim. Çok rahat ve güzel bir anlatımı vardı. Ticaret unvanı konusunu anlatmaktaydı. Konu içinde Bakanlar Kurulunun iznine bağlı unvan eklerine sıra geldi. Türk, Türkiye, Cumhuriyet ve Milli sözcüklerinin izne tabi olduğunu açıkladı. Bu açıklamadan sonra yabancı sermayeli bir şirketin unvanında “Türk” sözcüğünü kullanmayacağını söyledi. İsminde “Türk” bulunan yabancı sermayeli bir şirketi dava ettiğini açıkladı. Dava sonucunda, unvandaki “Türk” ekinin kaldırıldığını da belirtmişti. Şirketin ismini söylememişti. Anımsıyorum, öğretmenime sormuştum. Hangi şirket diye. Önce pek söylemek istemedi.  Israrım üzerine  şirketin Türkçe okunuşu ile “sehel” olduğunu söylemişti. Rahmetli öğretmenimin 1974 baskılı Türk Ticaret Hukuku kitabı, anısıyla birlikte kütüphanemde yerini korumaktadır.   
***
İnsanlar, kendilerini değişik kimliklerle ifade ederler. İsimlerinin yanında mesleki unvanlarını dile getirerek ayrıma tabi tutarlar. Siyasi görüşüne göre bir başka ayrım dile getirilebilir. İldeşlik, ilçedeşlik, köydeşlik gibi yere bağlı ayrımların yanında çalışılan kuruluş, kurum, firma, şirket üzerinden de ayrımlar gözlenmektedir. Hatta insanların fiziki durumlarına göre ayrımlar yapanları da bilmekteyiz. Kanımca hiçbirinin önemi yoktur. Nihayetinde herkes, bu dünyaya bir kapıdan girip, öbüründen çıkacak insandır. 
İnsanların kendilerinin farklı olduğunu ifade ettikleri, diğer insanlara göstermek istedikleri kimliklerin hiçbirinin önemi yoktur. Buna karşılık, her bir insan iki kapılı handa tutarlı olmak durumundadır. Tutarlı olmayan hemşeri ne işe yarar? Tutarlı olmayan şirket ortağı ile kâr nasıl paylaşılabilir? Hatta, nasıl kâr yapılabilir? Tutarlı olmayan siyasi parti üyesi ile hangi yola gidilebilir? Tutarlı olmayan meslektaş ile ne paylaşabilirsiniz? Tutarsızlık, aynı zamanda güvensizlik demektir. Güvenin olmadığı yerde toplum bir adım ileri gidebilir mi? 
***
İlerici, sol görüşlü ve benzeri kimlikler koyanların tutarlı olmayanları emperyalizm yanlısı olur. Emperyal devletleri savunan solcu olur mu? Olsa olsa uşak olur. Kendini milliyetçi kimliklerle tanımlayanların çoğunda aynı tutarsızlık vardır. Egemen devletlerin boyunduruğu altında ezilmeyi itirazsız kabul eder. Küreselleşmeyi savunan  milliyetçi olur mu? 
Yelpazenin her iki tarafında bulunanlar, hep birlikte özelleştirmeden yana olur! Kendini yelpazenin dışında hissedenlerin çoğunun, özelleştirmenin zararlarını yaşasa da umurlarında değildir. Kısacası, hepimiz, her birimiz özelleştirmelere karşı olmadığımız, olamadığımız gibi yabancı sermayeli şirketlerin vahşi kâr hırsı altında eziliyoruz. Unvanında “Türk” olduğu için Türk sandığımız şirketler, hepimizi, insanlarımızı iliklerine kadar sömürüyor. Şirketler kârlarının üzerinde keyif çatarken bizlerde bilgisayarlı telefonlarımızda feysbuk, vatsap ve benzeri yazılımları kullanarak solculuk, milliyetçilik ve benzerlerini yapmaya devam ediyoruz!  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık