• 03 Ağustos 2017, Perşembe 9:13
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

SİGORTA KOOPERATİFİ
 Bugün, araç olmadan yaşayamıyoruz. Umumi araçları da araçtan saymıyoruz. İllâ, otomobil, bizim olacak. Hem de son model olacak. Biraz düşkün olanımız, boyasından cilasına, koltuk kılıfından anahtarsız olanına kadar ince ince hesap yapar. Sonradan görmelik mi diyelim, çocukça mı diyelim, bilemedim. Evimizin önünde sokağa suların akmasına aldırmadan her gün aracımızı yıkarız. Arabanın yanından birisi dikkatle bakarak geçse, nem kaparız. Hatta, benim otomobilim, komşunun otomobilinden daha iyi diyerek, eşe dosta hava atarız. Ya da daha eski diyerek, karalar bağlarız.
Düşünmeyiz ki, sosyal demokratlarımız, sosyalistlerimiz, devrimcilerimiz, sözün kısası solcularımız başta olmak üzere sağcı-solcu hepi-miz araç satın alarak, benzin, lastik ve diğerlerini tüketerek, ülkemizin zenginleşememesine ve işsizleşememesine katkı sağlarız. Sonra da, anti emperyalist söylevler, milliyetçi nutuklar atarız !
***
24 Ocak 1980 kararlarından sonra ülkemiz iktisat tarihinde yerini alacak 1999-2002 dönemi çok önemli dönüşümlerin yaşandığı yıllardır. Yalnızca, iktisat tarihi açısından mı ? Siyasal tarih açısından da bugünlerin hazırlayıcısı, katalizörü olarak yaptığı dönüşümlerin tarihin sayfalarına kalın harflerle yazılacağı kuşkusuzdur.
***
Kooperatifler, alan kısıtlaması olmadığı için akla gelen her iş kolunda faaliyet gösterebilir. Nitekim, 1958 yılında kurulan Birlik Sigorta Kooperatifi, uzun yıllar kooperatif şeklinde faaliyet göstermiştir. 1986-1987 yıllarında yasa değişikliği sonucunda kooperatiflerin sigortacılık yapmasının yasaklanması sonucunda ekonomik yaşamımız-daki bu tek kooperatif, anonim şirkete dönüşmüş-tür. Yaklaşık 20 yıl sonra 5684 sayılı Yasa ile kooperatiflerin sigortacılık yapılmasına yeniden izin verilmiştir. 2012 yılında Türk Ticaret Kanunu ile bu konuda pekiştirici düzenlemeler yapılmıştır. Günümüzde iki sigorta kooperatifi, faaliyet göstermektedir. Bildiğim kadarı ile bunlardan biri beş, diğer altı branşta poliçe düzenleme yetkisine sahiptir.
***
1999 yılından önce ülkemizdeki bankaların çoğu yerli sermayeli idi. Pazarın, % 90'ından fazlasına, bu bankalar egemendi. Bugün, pazarın % 60'ından fazlası yabancı sermayeli bankaların eline geçtiği söylenmektedir. Sigortacılıkta ise 1999 yılı öncesinde % 10'larda olan yabancı payı, bugün % 90 oranından daha fazladır.
Ülkelerinde kooperatif olarak ortaklarının çıkarlarını koruyan ve ortaklarına risturn verme imkanına sahip olan bir Fransız ve bir Hollanda sigorta şirketi, ülkemizde anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği bilinmektedir.
***
Solcular olarak bir yanda, sağcılar olarak diğer yanda biri diğerini beğenmezken, vatandaşlar olarak bizlerin yabancı sermayeli bankadan kredi kullanmakta ve yabancı sermayeli şirkete sigorta primi ödemekte birleşmeyi başardığımız için sahiplerinin hiçbirimizi ayırt etmeden hepimize alkış tuttuğundan eminim ! Yabancı sermayeli bankaların kredisiyle satın alarak böbürlendiğimiz otomobilimize ülkesinde kooperatif, Türkiye'de şirket olarak faaliyet gösteren sigorta şirketine prim ödemeyi başardığımız için de kendimizi kutluyorum !
Otomobilimizi, çocuğu çizdiğinde komşumuzla ölesiye kavga edeceğimize, hiç olmaz ise sigorta işini kooperatif yoluyla çözebilir miyiz diye düşünsek daha hayırlı bir iş yapmış oluruz.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık