• 27 Eylül 2018, Perşembe 9:00
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Sakarca mı Yiyelim, Isırgan İlacı mı İçelim ! ?
 Çok sevmeme karşın yemiyorum.
Çocukluğumdan beri mevsiminin gelmesini dört gözle beklerdim. Giresunlu olup da sevmeyeni yoktur. Ya da çok azdır. Çorbasını içmek ayrı bir zevktir. Hiç diblesini yediniz mi? Yemediyseniz, büyük bir kayıp içinde olduğunuzu söylememe izin verin. Yumurtalı tavasını yerken, lezzetinden bırakın çatalı, parmaklarımızı yememeye çalışırdık.
Sakarca, Giresun ilinde sevilen bir ottur. Itırlı bir yanı olduğu için dilinizi, damağınızı ısırır. Soğanlı bir bitkidir. Hem soğanı, hem de yeşil yaprakları ile albenisi de çoktur. Üzerinde çiçeklerini de görmeniz mümkündür. Fındık bahçelerinin altında olur. Kıştan çıkarken bahar mevsiminde yerel pazarları doldurur. Eskiden çok da fazla olmazdı. Her bir köylünün önünde bir iki, bilemedin üç bağ sakarca olurdu. Şimdi, tepelerce, onlarca, yüzlerce sakarcanın, pazarda yerini aldığını görüyorum. Acaba, kültüre mi alındı da bu kadar fazla yetişiyor diye kendi kendime sormuşluğum da vardır.
Hiç araştırmadım. Araştırma gereğini de duymadım. Ama soğanlı bir bitki olması nedeniyle saleple akrabalığı vardır, diye düşünüyorum. Belki de yoktur. Bu hususu araştırmak, üniversitenin görevleri arasındadır.
Besin değerleri de bir başka araştırma konusu yapılabilir. Bu da üniversitenin alanına girer.
***
Fındık, Giresun için yaşam biçimidir. İster, bahçeniz olsun, isterse olmasın herkesi ilgilendirir. İster fındık toplasın, isterse fındık bahçesine girmesin, herkesi etkiler. Ürününü satıp fındık üreticisi, parasını alınca ekonomik yaşama büyük miktarda nakit girer. Tüm esnaf sevinir. Ana baba, fındığın geliri ile masrafları karşılamanın hesabını yapar. Evlenecek kız ya da oğlan fındığın parası ile çeyizinin hazırlanacağını bilir. Düğünün gerçekleşeceği günleri saymaya başlar. Fındığın ekonomik ve toplumsal yaşamı ilgilendirmesine ve etkilemesine ilişkin başka örnekler, olaylar sıralanabilir, lakin gerek yoktur.
Fındığın ekonomik yaşamı bu denli etkilemesi, anlatmak istediğim asıl konuyu söylememe engel olmasın!
Fındık tarımında uzun yıllardır “ısırgan ilacı” adı altında bir zehir toprağa atılıyormuş. Amaç, toprak üzerinde yetişen ot, diken, ısırgan gibi tüm otların büyümesini engellemesiymiş! Bu şekilde bahçe altı bakımı yapılıyormuş! Bu ilaç atılınca üç dört yıl bahçe altında ot bitmiyormuş! Dolayısıyla bakım giderleri aşağıya iniyormuş! Hatta, fındık öncesi yapılması zorunlu olan ot biçme işi sona eriyormuş! Eskiden tırpanla yapılan emek yoğun bir iş olan ot biçme, şimdi motorlu tırpanla yapılmaktadır. İlaç o kadar etkiliymiş ki, motorlu tırpanla yapılan ot biçme işini bile ortadan kaldırıyormuş!
Isırgan ilacının, toprakta ot bitmesine izin vermemesini masum görebilirsiniz. Fındık üzerine yaptığı zehirleme etkisini de görmeyebilirsiniz. Doğaya, kuşlara, böceklere, canlılara verdiği zararı da bilemeyebilirsiniz. Peki, çıplak toprağın yağmurla dereye, denize akmasına ne diyeceksiniz. Çıplak topraktaki organik maddelerin azalmasını göz ardı mı edeceksiniz? Organik madde eksikliğinin oluşturduğu verim azalmasını da mı görmeyeceksiniz?
***
Kendime, sakarca kültüre mi alındı diye sorduğum sorunun yanıtını, buldum! Eskiden fındık bahçesinde, beş on adımda bir iki tane olan sakarca, şimdi, ısırgan ilacı atılan toprakta ekilmiş gibi binlercesi çıkıyormuş. İşte ısırgan ilacı atılan toprakta yetişen sakarcalar, pazarda tepeleme şeklinde onlarcası, yüzlercesi satışa sunuluyormuş.
İnsanlara, elinize kolunuza kezzap atın desek, bize düşman gözüyle bakar! Peki, ısırgan ilacı atılınca bir ot bile yetişmeyen toprağın bize nasıl baktığını hiç düşündünüz mü? Fındık bahçesine ısırgan ilacı atmadan önce vücudunuza kezzap sürün sonra toprağa ısırgan ilacı atın, desem haksız mı olurum!?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık