• 29 Mart 2019, Cuma 17:02
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Proce !

Bebekliğin belli bir aşamasından sonra iletişim kurma amaçlı olarak gözümüzü kapatarak, saklanarak bebeğe “ceee!” yaparız. Bebek bu durumu algıladığında aynı eylemi bize karşı yapar, yapmaya çalışır. Basit bir oyundur. Biraz şaşırtma içerir. Biraz, kandırmacadır. Belki, biraz korkma, korkutma içerir. Ama, sonuç itibariyle bir oyundur. Gerçekle bir ilgisi yoktur. Oyun olduğunu anladığında bebek bile oyunu bitirir!   
***  
Hayıflanırım! Yıllarca aldığım Gırgır Dergisini, biriktirmediğime. Her hafta bir milyon okuyucunun ortak olduğu Gırgır Dergisini, arşivlemediğimin acısını içimde hissederim! Otuz, kırk milyon nüfusun bir milyonunun Gırgır Dergisi aldığı ve ailesi ile paylaştığı bir ortamı düşünebiliyor musunuz!? Bu mizah dergisi, o günkü gücüyle yaşıyor olsaydı, bu günkü kısır döngüyü yaşar mıydık? Bugünkü nobranlığa muhatap olur muyduk!? Hem birey olarak hem de toplum olarak Gırgır Dergisini yaşatamamış olmanın ezikliğini hepimiz ödüyoruz! Bu dergiyi koruyor olabilseydik, inanın, birçok şey bugünkünden çok daha iyi olurdu!
Gırgır Dergisinde, Zihni Sinir Proceleri vardı. En olmaz şeyleri proce olarak sunardı! Şimdi ayrıntılarını veremeyeceğim, ama birçok çelişkili şey, procenin konusuydu. Hepsi de ilginç olurdu. Yapmaya çalıştığı mizah bir yana çizimlerini dikkatle incelerdim. Zihni Sinir'in procesinin bir amacı vardı. Mizah duygusunu geliştirmenin dışında bir de beğenilecek karikatürler aracılığı ile satışını artırma amacı vardı. Kısacası Zihni Sinir Procesi, planın bir parçasıydı.       
***  
Biliyorsunuz, üç gün sonra yerel yönetim seçimleri var. Partiler, adaylar seçilebilmek adına yarışıyor! Kendilerini tanıtıyor. Procelerini anlatıyor! Kimisi marina yapıyor, kimisi teleferik! Kimisi soğanın en ucuzunu, öteki patatesin en uygununu vereceğiz diyor! Kimisi yağmurda ıslatmayacağım, diğeri güneşte yaktırmayacağım diyor! Kimisi denize kavuşturacağız diyor, öbürü yaylaya götüreceğiz! Deyim yerinde ise ucu bucağı belli olmayan vaatler zinciri. Hatta vaat bile sayılmaz: Sesli düşünce, akla gelen esinti, hayal ürünleri!
Tutarsızlık diz boyu. Denizle kucak kucağa yaşayan bu güzelim kentin önüne otoban duvarını çekerek insanları yazın ortasında denizsizliğe mahkum edenler, bugün, sizi denize kavuşturacağız diyor. Bu yol yapılırken neredeydiniz. Denizin lebinde yaşayan kenti, kısırlaştırırlarken hep beraber alkış tutmadınız mı? Neresinden biraz da ben öperim, diye hesap yapmadınız mı!? Şimdi, kalkmışsınız denize kavuşturacağız diyerek, procenizi açıklıyorsunuz!  
*** 
Geriye doğru baktım. 04 Ocak 2018'de yazmışım: “Proje yapalım, hibe alalım.” başlıklı makalede plan olmadan proje olmayacağını, projenin planın bir parçası olduğunu dile getirmişim. Planın bir tespite, envantere dayalı olması gerektiğini belirtmişim. Hedefsiz plan olmayacağını yazmışım. Projenin, plan ile bütünlük taşıması gerektiğinden söz etmişim. Plan sizin değilse yaptığınız projenin bir öneminin olmadığını, hatta kullanıldığınızı anımsatmışım. 
Planın parçası olarak proje; maliyeti, hedefi, sağlayacağı faydayı, büyüklüğünü, ayrıntılarını, kullanım şeklini, süresini belirlemek zorundadır. Bütçeye yaratacağı yük, yapılan giderler sonucunda elde edilecek semere gibi birçok bilgiyi ve uygulamayı somutlar. Deyim yerinde ise  binanın büyüklüğünü, kat sayısını, yüksekliğini plan saptarken; proje, binanın  ısıtma şeklini, odaların büyüklüğünü, işlevini, pencerelerin şeklini, mutfağın konumunu somutlar. Proje yapılırken inşaatın maliyeti belli olduğu gibi kullanılacak malzemenin de cinsi, miktarı ve birim fiyatı belli olur.    
*** 
İster iktidar, ister muhalefet olsun adayların tümünün bir plana dayalı proje değil, proce peşinde olduğu anlaşılıyor! Başkalarının yaptığı planın parçası olunduğunu gösteriyor! Belde halkının içeriğinden bilgisinin olmadığı yalnızca yapanların bildiği bir planın parçası olarak proceler öne sürülüyor! Yukarıda açıkladığım çerçeve göz önüne alındığında hiçbirinin proje olmadığını söylememe izin verin. Hayaller, proce olarak açıklanıyor! 
Yerel yönetimin herhangi bir organında görev yapacak seçilmişlerin öncelikle dile getirmesi gereken iki husus vardır: Birincisi belde halkının refahını artırmak, ikincisi toplumsal kalkınmayı doğrudan ve dolaylı olarak sağlamak. Refahı artıracağım diyeni göremediğimiz gibi toplumsal kalkınmayı artıracağız diyeni de duyamadık! Varsa, yoksa proce ! 
İnanın! Gırgır Dergisindeki Zihni Sinir Procelerini inceleyin, bunların procelerinin hepsinden daha yapılabilir, daha sağlıklı olduğunu görürsünüz! 
Procelerden söz edenler, bir yaşındaki çocukları gibi bizi kandırıyor! Çocuklarıyla oyun oynar gibiler! Bir yaşındaki çocuğun bile fark ettiğini, bizde edelim: Hepimize oyumuzu verinceye kadar “ceee!” diyorlar.  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık