• 29 Ocak 2020, Çarşamba 16:29
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Organizede, Ne Yapılmalı ?

09.01.2020 ve 16.01.2020 tarihli makalede Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesini ele aldığımı, sürekli okurlarım anımsayacaktır. Yine, yatırım yerinin yanlışlığını dile getirerek, söze başlayayım. İlkinde, Pazarsuyu Deresinin Çatalağızında (deltasında) yer alması nedeniyle sel baskınına maruz kalınabileceğini, yatırımcıların görünen ve bilinenin ötesinde önlem alması gerektiğini söylemiştim. 24.01.2020 tarihinde Elazığ ilinde yaşanan depremi, hissettim. Evimiz, organize sanayi bölgesine bir kilometre gibi bir yakınlıktadır. Çok şiddetli biçimde hissettiğimiz depremde apartmanın salınımını gözlerimle gördüm. Sanayi bölgesinin tamamen alüvyon üzerine oturduğu anımsandığında bir depremde, depremin şiddetinin çok etkili olacağı açıktır. Hatta likitleşme etkisi nedeniyle fabrikaların, yerin altına gömülme riski bulunmaktadır. Umarım, yer seçiminde görev yapan yerbilimciler, ahlaka, bilime dayalı bir şekilde, bağımsız ve vicdanıyla onay veren imzayı atmıştır!
Özetle, yer seçiminin yanlışlığı nedeniyle fabrikalar büyük bir risk altındadır. Bu nedenle geç kalmadan hem sel, hem deprem yönünden gerekli önlemler alınmalıdır.   
Diğer taraftan, bir yerin, organize sanayi bölgesi olabilmesi için gerekli koşulları ve yaklaşımı da 16.01.2020 tarihli makalede anlatmıştım. Yine, mevcut şirketlerin türüne ve yatırım alanına ilişkin bir analiz yapmaya çalışmıştım.   Şimdi, “Ne tür yatırım yapılmalıdır?” sorusuna yanıt arayalım:     
***   
Öncelikle tekstil yatırımına yer tahsisi yapılmasından vazgeçilmelidir. Üç ana sektör üzerinden yürünmesinde yarar görülmektedir. Birincisi fındığı işleyen gıda sanayisi, ikincisi makine ve savunma sanayisi, üçüncüsü de kereste, mobilya, ambalaj ve kâğıt sanayi üzerine olan yatırımlara yer tahsisi yapılmalıdır. Her üç alanda da ilimizin, bölgemizin hammadde avantajı, liman ve havalimanı nedeniyle lojistik avantajı bulunmaktadır. Fındığın anavatanı olarak katma değerli ürünlerin satılması amaçlanmalıdır. Bu amaçla fındığın işlenmesi üzerine olan tüm yatırımlar desteklenmelidir. Davet edilmelidir. 
Yer tahsisi alan firmalar, aralarında ürün yelpazesini genişletme, ortak pazarlama ağı kurma gibi fikirlere açık olmalıdır. Hatta bölge dışındaki fındık işleme tesisleri ile bu işbirliğini geliştirme yollarını aramalıdır. Gelişmiş ülkelerin firmalarının, fındığı ve üreticimizi sömürmeye yönelik politikalarına karşı yerli ve ulusal firmaların bir araya gelmesi zorunludur. Aksi halde birer birer yıkılmaları kaçınılmazdır. Bu nedenle yabancı firmalarla işbirliğine gitme yerine yerli firmalarla ve fındık üreticisiyle işbirliğine gidilmelidir.    
 Makine, metal ve savunma sanayi sektöründe de mutlaka tedarik zinciri yeğlenmelidir. Özellikle savunma sanayinde yeni farklı ürünlerin parçalarının küçük sanayi çarşılarında yapılması için işbirliği yolları da aranmalıdır. Hatta firmaların küçük sanayi çarşısında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârı yönlendirmesi beklenir. Tedarik zinciri içinde olabilecek firmalar, organize sanayi bölgesine davet edilmelidir. İstanbul başta olmak üzere elektrik, elektromekanik sektöründe faaliyet gösteren firmalar davet edilmelidir. Özellikle katma değeri yüksek alanlar tercih edilmelidir. Elektromekanik alana yapılacak yatırımların bölge ekonomisine katkısı çok büyük olabilecektir. OSB.'nde yerleşik tesislerin tedarik zinciri ile birbirine katkısı çok büyük olacaktır. Bu, bir plan dâhilinde gerçekleştirilmelidir. Hatta otomobil sanayisinin yedek parçalarına talip olan yatırımlara da çağrı yapılmalıdır. Deyim yerindeyse yükte hafif, pahası ağır ürünlerin üretimi hedeflenmelidir. Bu alanda yatırım yapacakların önü açılmalıdır. Hiçbir zorlama ile karşılaşmamaları beklenir. Deyim yerindeyse zorla getirilmelidir.  
Ürünlerin paketlenmesi amacıyla mutlaka ambalaj sanayi yatırımının, bölgede olması yeğlenmelidir. Kâğıt sanayi ile ilgili yatırımlar gelmelidir. Kereste, mobilya alanında bölgenin ağaçlarını değerlendirebilecek yatırımlar planlanmalıdır. Mobilya sektöründe faaliyet gösterecek firmalar, mutlaka tasarım yapmalıdır. Bu tasarımlarını, Bulancak ve Piraziz başta olmak üzere yöredeki küçük sanayici ile işbirliği içinde üretmenin ve pazarlamanın arayışları içinde olmalıdır.  Endüstriyel tasarım, seri üretim, modüler mobilya gibi alanlarda bu atölyelerle bir işbirliğine gidilmelidir. Hatta İsviçre'de olduğu gibi her bir köy evinin altı atölyeye çevrilmelidir. Bu atölyelerde torna ile küçük üretimler yapılmalıdır. Bu küçük üretimlerin tasarım görevi, OSB.'de yer alacak firmalarda olmalıdır.       
  ***   
Hiç kimse tak başına kendini kurtaramaz. Firmalarınızın, kurucusunun ismiyle anılmasını, birkaç kuşağın aynı işi yaptığını söylenmesini istiyorsanız, hem kurumsal alt yapının oluşturulması, hem de bölge insanları ile işbirliği, dayanışma yollarını aramak zorundasınız. Gelişmiş ülkelerin rekabet gücünden en az etkilenmenin yolu ulusal firmalarla işbirliği ve dayanışma yapmaktadır. Aksi, halde yok olmaya mahkûm olursunuz. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık