• 15 Ocak 2020, Çarşamba 16:03
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Organize Sanayi, Ne Kadar Organize !

09.01.2020 tarihli makalede Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesinin yanlış yere yapıldığını, gelecek kuşakların hepimizden hesap soracağını dile getirmiştim. Evet, yanlış yere kurulduğunu söylemek, zorundayım. Belirtmiştim. Organize Sanayi Bölgesinin yeri, birinci sınıf tarım arazisidir. Tarım arazisine sanayi tesisi kurmak, organize sanayi bölgesi kurmak mümkün değildir. Tarım arazisine sanayi tesisi kurmak yerine hızla yükseltisi artan ve dağınık yerleşimi olan Karadeniz bölgesinde üç-beş, on köyü kapsayacak biçimde ulaşım açısından uygun yerine bir sanayi tesisi kurulması daha doğrudur. Örnek isterseniz:  Tüm İsviçre, kuzey İtalya. Eğimli coğrafyada, sanayi tesislerini bir araya getirmenin yararı yoktur, zararı çoktur.  
Ancak, Giresun ve Bulancak'ta yaşayanların zamanında bir tepki vermediği aşikârdır. Bugün itibariyle bu uyarının bir faydasının olmadığını da görmekteyim. Üzüntüyle belirtmeliyim ki, yaptığımız uyarının tarihe kayıt düşmekten fazla bir yararı olamayacaktır.
Çünkü bugün itibariyle 48 hektar üzerine 56 sanayi parselinin oluşturulduğu, 27 parsel arsanın tahsis edildiği, arsa tahsisi yapılan firmaların bir kısmının üretime dahi başladığı gözlenmiştir. Altyapı işlerinin kısmen veya tamamen bittiği ortadadır. 
***   
Organize ne demektir? Türkçe'siyle örgütlü, örgütlenmiş; eski dille teşkilatlı, teşkilatlanmış sözcükleriyle karşılanan organize, “bir düzen içinde yapılmış” demektir. Bu ifadenin kapsamını yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim gibi yatırım alanları ile sınırlı tutarsak, amaca erişilmiştir. Fakat “organize” sözcüğünü, “sanayi” ile birlikte ele aldığımızda sözünü ettiğimiz alt yapı yatırımları, “organize sanayi” olmasına yetmez.   
Adının verdiği özelliğin olabilmesi için organize sanayi bölgesinde; elektriğinin ortak üretilmesi ve/veya tüketilmesi gibi birim başına maliyeti düşürücü yatırımların yapılması gerekir. Yine, yatırım konularına uygun maliyet düşürücü ortak yatırımların yapılması gerekir. Örneğin, dokuma, tekstil sanayi için gerekli olan buhar ihtiyacının ortak karşılanması ve bir termin planı içinde kullanılması hedeflenmelidir. Yine hammadde, ara malı ve nihai ürün zincirinin planlaması yapılmış olmalıdır. Tedarik zincirinin oluşturulması yeğlenmelidir. Bölgede üretilen malların, rekabet edebilmesini sağlamak üzere giderleri azaltıcı ve paylaştırıcı yatırımlar, planlar, öngörüler olmalıdır. Bunlar yapılmadığı takdirde organize sanayi olmaz.       
  ***   
Peki, bunlar var mı? Bakalım:
Bugün itibariyle, tahsis edilen 27 parselin 17'sinin limitet şirket, 6'sının anonim şirket, 1'inin kooperatif şirket, 3'ünün de gerçek kişi olarak tahsis aldığı anlaşılmaktadır. 6 firmanın tekstil, 8'inin makine, metal ve savunma sanayi, 5'inin gıda, özellikle fındık işlenmesi, 5'inin mobilya ve mobilya ile ilgili enerji ve makine alanında faaliyete geçtiği, yatırımın sürdüğü anlaşılmaktadır. 3 firmanın yatırım konusu saptanamadığı gibi yatırıma başlamadığı da anlaşılmaktadır. Bu firmaların içinde 80 yılı aşkın faal olan ve kurumsal bir yapısı olduğunu düşündüğümüz tek bir şirket bulunmaktadır. Bazılarının 24.04.2012 tarihinde organize sanayi bölgesi kurulması kararının ardından faaliyete geçtiği düşünüldüğünde kurumsal bir sanayici olmaktan ziyade ticaret erbabının el attığı anlaşılmaktadır.    
Yine, 6 tekstil firmasının içinde üretim yapanların olduğu anlaşılmaktadır. Ne hammadde, ne de pazar açısından, Giresun, uygun bir yatırım alanı değildir. Katma değer yönünden sorunlu bir sektördür. Teknoloji alt yapısı olmayan bu sektörde genel olarak eski makineler ithal edilerek işetmeye sokulması ile üretim yapılmaktadır. Bu sektörün Giresun'a gelme amacı,  yalnızca ucuz emekten, istihdam, sosyal güvenlik ve vergi teşviklerinden yararlanmaktır. Söz konusu teşviklerin sona ermesi durumunda bu firmaların istihdam açısından sıkıntı yaratabileceğini şimdiden anımsatmak isterim. Bu nedenle, yeni bir tekstil firmasına, yer tahsisi yapılması, ciddi bir yanlışlık olacaktır. Tekstil firmalarının birinin çorap imalatı üzerine olduğu anlaşılmaktadır. Bu firma dışındakilerin alt ayrımlarını bilemiyoruz, ama aralarında tedarik zinciri ilişkisi var mıdır? Bu ilişki varsa, bölgede kalma başarısı artacaktır. Her biri bağımsız üretimin bir parçası ise döviz kurundaki değişiklik girdi maliyetini artırabilir. Firmanın cirosunu, kârını, istihdam sayısını etkileyebilecektir. Sorgulamak gerekir.  
Kayıtlarında enerji sektörü olarak tanımlanmış olsa bile 2 firmanın pelet yakıt ürettiği veya üreteceği dikkate alındığında ağaç ve mobilya sektöründe 5 firmanın olduğu anlaşılmaktadır. Karadeniz bölgesi dışından hammadde temin edilerek, bu firmaların ayakta kalabileceğini mi sanıyorsunuz? Tasarım yapmayan bir mobilya firmasının yaşama şansı olabilir mi? Bulancak ilçesinde 1980'li yıllarda 200 civarında mobilya ve marangoz atölyesi varken ve her birinde en az 10 kişi çalışıyorken bugün bunların yerinde yeller esiyor. Şimdi az sayıda mobilya atölyesinde az sayıda çalışanla can çekişiyorlar! Endüstriyel tasarım, seri üretim, modüler mobilya gibi alanlarda bu atölyelerle bir işbirliğine gidilemez mi? Sorgulamak gerekir.     
Makine, metal ve savunma sanayi sektöründe 8 firmanın arasında herhangi bir tedarik zinciri var mı, bilmiyorum? İleride olabilir mi? Gerek bölge yönetiminin, gerekse bu firmalar, bir araya gelerek maliyet düşürücü tedarik yapabilir mi? Gerek Giresun, gerekse Bulancak Küçük Sanayi işyerlerindeki esnaf ve sanatkâr ile işbirliği yollarının aranması gerekmez mi? Organize Sanayi Bölgesinin ağırlığının savunma başta olmak üzere makine ve metal sanayisine yönelik olması yeğlenmelidir. Makine sanayisinin, küçük sanayi ile işbirliği halinde yeni makineler üretmesi mümkündür. Hatta tekstil ve gıda başta olmak üzere diğer sektörlerdeki makinelerin bakım ve onarımının yapılması gibi alanlar üzerinde düşünmek ve planlamak gerekmez mi? 
Yabancı sermayeli veya bağlantılı olduğu tahmin edilen bir firma ile birlikte toplam 5 firmanın da fındık üzerine çalışacağı veya çalıştığı anlaşılmaktadır. Bunlar arasında kurumsal yapısı olan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinin de bu sektörde olduğu, ilimizin fındığın merkezi olduğu dikkate alındığında, yeni firmaların fındık ve fındığa bağlı gıda sanayisinde faaliyet göstermesini bekliyor ve diliyorum  
  ***   
Nihayet söylemek gerekirse Pazarsuyu Deresinin kenarına yapılamakta olan organize sanayi bölgesinin yer seçimine ilişkin itirazımız sürmekle beraber işletmeye açılan, yatırımları süren, yatırım planları yapılan işletmelerin üretim maliyetini düşürmek adına organize olması gerekli ve zorunludur. Aksi durumda, organize sanayi, organize olamayacaktır!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık