• 14 Aralık 2017, Perşembe 8:09
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Markalı Mal, Ezilen Esnaf
 Ülkemizde tescil işlemi yapan çok sayıda sicil vardır. Tacirlerin işlemlerini ticaret sicili, esnafların işlemlerini esnaf sicili tescil eder. Tapu kayıtları için tapu sicili, gemiler için gemi sicili bulunur. Marka, patent, endüstriyel tasarım ve coğrafi işaret de Türk Patent Enstitüsü tarafından tescile tabi tutulur. Sicil tarafından yapılan tescil işlemleri, hem lehine tescil işlemi yapanı, hem de yararlananları, tüketicileri korur. Tescil işlemi, aynı zamanda üçüncü kişilere güven verir. Tescil, öncekinin haklarını koruduğu için adaleti sağlar. Tescil, karışıklığı önler. Aynı isimli çok sayıda işletme olmasını engeller. Bir markanın, endüstriyel tasarımın taklit edilmesini önler. Sicile ve yaptığı tescil işlemine ilişkin olumlu yönde çok sayıda tespit yapılması, görüş ortaya konulması mümkündür.
***
Mikro ve küçük işletmeleri ağırlıkla esnaf ve sanatkarların oluşturduğunu ve sayılarının da yaklaşık iki milyon olduğunu biliyoruz. Örgütsüz olanın örgütlü olana karşı güçlülüğü vardır. Örgütsüz olan zorluklar içinde yaşamını sürdürmeye çalışır. Bir yandan işletmesini ayakta tutmaya çalışırken diğer yandan evinin geçimini sağlamaya çabalar. Sürecin büyük işletmeleri koruyup kolladığı ortadadır. Geçen her gün mikro ve küçük işletmeleri zorlamaktadır. İşletmenin yaşama maliyetini artıran düzenlemeler üst üste gelmektedir. Buna karşılık, mikro ve küçük işletmelerin ciroları sürekli azalmaktadır. Banka komisyon giderleri ile kredi faizleri gider kalemleri arasında çok büyük yer tutmakta olup nerede ise tüm kârı silip süpürmektedir. Esnaflar, Tüketiciyi Koruma Yasasının baskısı altında da ezilmektedir. Esnaf, üretmediği malın değişimi, onarımı, iadesi, bedel indirimi gibi hususlarda tüketici ile karşı karşıya gelmektedir. Buna karşılık zinciri oluşturan üreticinin, toptancının, satıcının sorumluluktan kaçma eğilimi bulunmaktadır. Zinciri oluşturanlar, yükü esnafın üzerinde bırakma çabası içindedir. Tüketiciyi Koruma Kanunu, finans kurumlarını koruduğu, bu kuruluşların gelir kalemleri içindeki komisyon gelirlerinin büyüklüğünün faiz gelirlerinden fazla olmasından bellidir.
***
Son dönemlerde bilinirliği olmadığı halde değişik isim ve şekillerin marka tescilinin olduğu, bu tescilli isimlerin ve şekillerin taklitlerinin satışının yapıldığı gerekçesi ile esnaflar hakkında özellikle giyim, kuşam sektöründe haksız ve yersiz hukuki hak arama yollarının izlendiği duyumu alınmıştır. Bu durum, başlı başına esnafın çaresiz ve sahipsiz olduğunun bir göstergesidir. İstanbul'dan toptancısından fatura karşılığı alınmış olan bir taklit ürünün takip yerinin küçük bir ildeki, ilçedeki esnafın tezgahının, rafının, deposunun olamayacağı açıktır. Yanlışlıkla birincisine gelinmiş ise satın alındığı toptancıyı gösteren faturanın ibrazından sonra hukuki takip yerinin toptancının adresi olması gerekir. Buna rağmen ikinci, üçüncü esnafa gidilerek bir miktar para karşılığında vazgeçilme iradesi gösteriliyorsa burada bir kötü niyet aranması gerekmez mi ?
***
Çözüm, bu durumdaki esnafın sorunlarını ve belgelerini Konfederasyonlarına göndererek, merkezi biçimde savunma mekanizmalarının geliştirilmesi değil midir?
Gerek Türk Patent Enstitüsü, Türkiye Barolar Birliği, gerekse toptancıları nezdinde araştırma ve girişimlerde bulunulması değil midir?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık