• 29 Haziran 2017, Perşembe 9:05
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Konut Yapı Kooperatifleri, Kooperatif mi?
 Özellikle Karadeniz bölgesinde eski zamanlarda insanların bir hafta, on gün içerisinde evlerini, yaşama alanlarını oluşturduğunu söylemeliyim. Köyün imecesi ile ustaların gözetiminde kalfalar, çıraklardan oluşan köylüler tarafından daha önce hazırlanmış olan kereste, taş ve benzeri malzemeler, bir haftada konuta dönüşüyordu. Hem işlev, hem de estetik işin içindeydi. Gerek malzeme, gerekse işçilik için bir bedel ödenmiyordu. Malzeme ve işçilik, keşik biçimindeki imece ile çözülüyordu. Dolayısıyla ne evin yapımı için aylarca ve yıllarca bekleniyordu, ne de evde konaklamaya başladıktan sonra borcun ödenmesi için insanın yaşamı karartılıyordu.
***
Zaman içinde konut yapımı değişti. İmece, işbirliği, yardımlaşma ve dayanışma bitti. Sistem her şeyini “kâr” olgusuna bıraktı. Üstelik, konut yapabilmek için çok sayıda ruhsat alma ve mali yükümlülük ön koşulu da eklendi. Gerek var mı ? Tartışılabilir.
Günümüzde, malzeme ve işçilik maliyeti de çok fazladır. Bu fazlalığına karşılık, estetik var mıdır ? İşlevi yönünden yeterli midir ? Bu hususlar da tartışmaya açıktır.
İşlev ve estetik aramaktan vazgeçelim, bugün bir konutun 900,- TL/M2. bedelinin (arsa hariç maliyet+kâr) olduğu, kamu belgelerinde yer almıştır. Buna göre 150 M2 büyüklüğündeki konutun, 135.000,- TL. ederi olup, % 50 oranındaki kat karşılığı arsanın sağlanması durumunda 200.000,- TL.sına satılabilir olması beklenir. Peki, bugün 500-600.000,- TL.sı, hatta 1.000.000,- TL.sı bedelli konut fiyatlarının anlaşılabilir bir yanı var mıdır ?
***
Ülkemizde, 1930 yıllarından itibaren konut yapı kooperatifleri etkinlik göstermeye başlamıştır. En etkili yıllarını 1965-1975 ilâ 1984-1995 yılları arasında yaşamıştır. Konut yapı kooperatifleri; hukuki varlık olarak hiç kuşkusuz kooperatiftir. Ancak, kooperatifçilik ilkeleri açısından kooperatif midir ? Kesinlikle hayır. Kooperatifçilik ilkeleri benimsenip uygulamadığında var olan hukuki varlığa kooperatif demek mümkün değildir.
Ülkemizde konut yapı kooperatifleri çoğunlukla parasız, pulsuz, hatta züğürt denebilecek ölçüde az gelire sahip olduğu halde çok hırslı ve az bilgili kişilerin denetimsiz at oynattığı çiftlikler olmaktan öteye gidememiştir. İnsanların kooperatife, işletmeye, muhasebeye, inşaata ve imalata dönük bilgisizliğini ve bir konut edinme hayalini kötüye kullanmışlardır.
Bugün, konut yapı kooperatiflerinin yerini yap-sat türü müteahhitler ile çok sayıda konutu bir anda yapan büyük ve güçlü firmalar almıştır. Bu sonucun, çok sayıda nedeni vardır. Ama, konut yapı kooperatiflerinin kötü yönetilmesinin de payı çok büyüktür.
***
Bugün, çok yüksek satış bedellerine ulaşan konut fiyatlarını dengelemek ve konut ihtiyacını karşılamak açısından konut yapı kooperatifleri, en iyi, en ekonomik, en doğru çözümdür. Mevcut örneklerin hiçbiri kabul edilebilir değildir. Tümüyle reddedilmelidir.
Konut edinmek isteyen eş gelir düzeyine ve benzer kültürel donanıma sahip insanlar bir araya gelmelidir. Gelir ve kültürel yönden türdeşlik aranırken mesleki donanım bakımından farklı mesleki deneyimleri barındırması yeğlenmelidir. “Mondragon” örneğinde olduğu gibi bu insanların, öncelikle kooperatifçilik ilkeleri çerçevesinde kendilerini eğitmeleri, donatmaları gerekir ki bu işin olmazsa olmaz ön koşuludur. Aynı ilkelere inanıp, eşit bilgi seviyesine geldikten sonra kooperatif kurulup harekete geçilmeli ve eski zamanlarda olduğu gibi köy imecesi ile konutlarını en ekonomik şekilde yapmalıdır. Hem de estetik ve işlevsel niteliklerini de en üst düzeyde gözeterek, yapmalıdır.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık