• 14 Eylül 2017, Perşembe 9:17
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Kime Güvenelim?
 İnsanın kendini övmesi doğru değildir. Ama bir tespiti de yapmak zorundayım. Ben demiştim.
4572 sayılı Kanunun TBMM.'de görüşülmesi, kabul edilmesi sürecinde birçok dergi ve gazete de yayımlanan makaleler ile kabul edilip yürürlüğe girerse tarım satış kooperatifle-rinin kapısına kilit vurulacağını yazmıştım. Yanılmak isterdim, ama, öngörüm doğru çıktı.
4572 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 2001 yılından günümüze geçen süreçte Güneydoğubir-lik, Kayısıbirlik, Taskobirlik'in tüzel kişiliği sona erdi. Çukobirlik, Antbirlik ve Tariş Pamuk Birliği pamuk alımı yapamaz durumdadır. En iyi durumda olan Trakyabirlik'i saymazsak birçok birlik yaşama mücadelesi vermektedir. Fiskobirlik ise üretici ortakları ile bağını koparmış ve 10.000 ton ürün aldığında bunu başarı olarak göstermeye çalış-maktadır. Rekoltenin %1-2'sini almak başarı sayılamaz. Hele, ürünün tamamına yakınını aldığı yıllar anımsandığında hiçbir başarıdan söz edilemez. Evet, Fiskobirlik'in kapısına kilit vurulmadı.
Ama ürün alımı yapmayarak, yapamayarak, önüne engeller konularak fiilen olmasa da gerçek anlamda kapısına kilit vuruldu.
***
2000 ve öncesi yıllarda Fiskobirlik'in alım işlem ve uygulamalarının başarısından söz etmem gerek. Fındık ambarları “müşterek muhafaza” kuralına göre açılıp kapanırdı. Eksper, ürünün randıman ve firesini tespit ederdi. Miktar yönünden sorumlusu, ambar görevlisiydi. Ambarın boş durumundan dolmasına ve tekrar boşalmasına kadar geçen bütün aşamaları izlenebilir biçimde kayıt altına alınırdı. Her bir gün içinde alınan ürünlerin örnekleri randıman torbalarında sakla-nırdı.
Her bir torba Fiskobirlik Müfettişleri tarafın-dan tarama yöntemiyle tekrar randıman ve firesine bakılarak denetlenirdi. Hem üreticinin hem de kurum çıkarları gözetilerek, kimseye haksızlık yapılmamasına özen gösterilirdi. Her bir sistemin eleştirilebilir yanı bulunabilir. Fakat, Fiskobirlik, geçmişteki ürün alım işlemleri ve uygulamaları ile başarılı sayılır, sayılmalıdır. Kısaca söylemek gerekirse ürün alım uygulamaları güven vericiydi.
Bugün için güven verici alım uygulamaları sürüyor mu, bilmiyorum. Son 17 yıldaki personel tasfiyesinden sonra uygulamanın sürebileceğini sanmıyorum. Kaldı ki, rekoltenin % !-2'sini alan kurum, güven verse ne olur, vermese ne olur.
***
TMO, son 15 yıl içinde birkaç kez fındık alımı yaptı. Bu senede almayı sürdürüyor. Geçmiş yıllarda da, bu yıl alımlarında da üreticinin, memnun olmadığını söylemeliyim. Öncelikle randevu alınması gerekiyor. Randevu alım tarihinde ambara gidildiğinde ürünün cinsinin belirlenmesi, firesi ve randımanı konusunda güven veren bir alım uygulamasından söz etmek mümkün değildir. Objektif, izlenebilir ve denetlenebilir bir uygulamanın var olduğunu gösteren bir emareye rastlanılamamaktadır. Özellikle bir cins fındığın içinde farklı cinslerin bulunduğuna ilişkin tespitler ve oranı, kuşku uyandırmaktadır. Tespit edilen fire oranı ve randıman da alım görevlisinin insafına kalmıştır. Kaldı ki, toplam alınan ürün miktarı gözetildiğinde ürünü almaktan çok alırmış gibi yapıldığı kanaati oluşmaktadır. Alım işlem ve uygulamaları nedeniyle randevu alanlar bile ürününü, Ofise götürmeye tereddüt etmektedir. İşte bu tereddüt ve alırmış gibi yapılması nedeniyle alım fiyatları düşmüştür.
***
Gel de yüz bin, üç yüz bin, beş yüz bin ton ürün alan Fiskobirlik'i arama. Gel de güven verici biçimde alım yapan uygulamaları arama. Sahibi olduğu kuruma sahip çıkmazsa, üreticinin canının çok yanacağı kesindir. Geçmişi silen geleceğini de siler. Geçmişine sahip çıkmayan geleceğine de sahip çıkamaz.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık