• 16 Kasım 2017, Perşembe 7:51
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Kaynakçı mı Olalım?
 Ülkemizde ekonomik faaliyetin büyük çoğunluğu mikro ve küçük işletmeler tarafından gerçekleştirilir. Sektörü ne olursa olsun, küçük işletmelerin sayısı çok fazladır. Hizmetler başta olmak üzere tüm sektörlerde küçük işletmeler daha etkindir. Ticaret işletmelerinden sanayi işletmelerine, tarımsal faaliyetten turizme, hayvancılıktan balıkçılığa aklınıza ne gelirse gelsin, çoğunlukla küçük işletmelerle ekonomimiz yürümektedir.
Ancak, son 30-40 yılda küçüklerin ekonomik faaliyetini zora koşacak çok sayıda düzenleme yapıldığını, süreç içinde her bir düzenlemenin öncekini arattığını söylemek mümkündür. Deyim yerinde ise küçüklere hayat hakkı tanınmamaktadır. Gerek tarımsal, gerekse ticaret alanında faaliyetine son veren işletme sayısı çoktur. Rekabet, tekelleşme ve finansman maliyeti arttıkça küçüklerin, çareyi işletmesini kapatmakta bulduğunu gözlemlemekteyiz.
***
Ülkemizde iki milyona yakın esnaf ve sanatkâr bulunduğunu bilmekteyiz. Her yıl çok sayıda kişi esnaflığa başlarken açılan işyeri sayısına yakın işletmenin de kapandığını görmekteyiz. Ekonominin büyümesine katkı sağlaması açısından yeni işyerinin açılması iyidir. Olumlu görülmelidir. Ancak, açılan işyerinin kısa bir süre sonra kapanması ise kredi, faiz, borç batağı, başarısızlık, işsizlik demektir. İnsanların ömürleri gibi işletmelerin de ömürleri önemlidir. İşletmenin değil üç beş yıl, üç beş nesil sürmesi beklenmelidir. Aksi halde işletmede, işletmenin yönetiminde, işletmenin içinde bulunduğu ekonomide sorun veya sorunlar var demektir.
***
Ülkemizde 2016 yılında 228.871 esnaf ve sanatkâr işyeri açılırken, 84.051 işletme kapanmıştır. Yaklaşık açılan işletme sayısının %37'si kadar işletme kapanmıştır. Karadeniz Bölgesindeki illerde kapanan işletme sayısı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bölgemizde açılan işletme sayısının yarısından fazlasının kapandığı iller vardır.
Büfe, bakkal, market, lokanta, kahvehane, pazarcılık, seyyar satıcılık, giyim eşyası imalatı ve satıcılığı, insan ve yük taşımacılığı, emlak komisyonculuğu, erkek ve kadın berberleri mesleğindeki işletmeler, en çok açılan işyerlerini oluşturmaktadır. Çok açıldığı gözlenen mesleklerdeki işyerlerinin çoğunluğunun iki üç yıl gibi sürelerde kapatıldığı görülmektedir.
***
Yine, aynı işi yapan esnaf ve sanatkâr işletmelerinin bir birine çok yakın olarak konumlandığı, yerel yönetimlerin açılış ruhsatı verme konusunda özenli davranmadığı, fizibilite yapma hususunda esnaf ve sanatkâr adayına destek olmadığı, coğrafi yerleşim planlaması yapmadığı da bilinmektedir. Aynı işi yapan işletmelerin biri birine yakınlığı ve plansızlığı da çözülmesi gereken bir sorundur.
***
Kanımızca, büfe, bakkal, lokanta, kahvehane, berber gibi meslekler başta olmak üzere en çok açılan meslek gruplarındaki işyerlerinin açılmasından kaçınılması gereklidir. Bunun yerine bu tür işyerlerine girdi sağlayan yerel ve butik üretim yapan işyerlerin açılması daha doğrudur. Örneğin, lakerda, tuzlu balık, sirke, erişte, yufka, mantı, meze, turşu ve benzeri üretim yapan işletmeler kurumalı ve işletilmelidir.
Yine herkesin esnaf ve sanatkâr olması gerekmez ve beklenmez. Bunun yerine üretime dayalı meslek edinilmelidir. Bu meslekler, uçak, gemi dahil dünyanın neresine gidilirse gidilsin, çalışma olanağının bulunmasına dikkat edilmelidir. Örneğin, aşçı olunmalıdır. Kaynakçı olunmalıdır. Sonradan öğrenim yoluyla başka meslek sahibi olunsa dahi kaynakçılık herkesin öğrenmesi gereken meslek ve alandır. İmalat sanayisinin, çok ciddi sayıda kaynakçı ihtiyacı vardır. İster amatör, isterse profesyonel olarak herkesin kaynakçılığı öğrenmesi gerekir. Diliyorum, kadın olsun, erkek olsun tüm gençler, işsizler sesimizi duyarlar.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık