• 27 Temmuz 2017, Perşembe 9:27
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

İşbirliği ve Rekabet
 Bilirsiniz. Hikaye, yaşlı adam ölüm döşeğinde iken üç oğlunu çağırır ile başlar. Her birine birer çöp vererek kırmasını ister. Üç oğlu da, çöpleri kırar. Yaşlı adam, iki, üç, dört, beş çöple deneyini sürdürür. Oğulları hepsini kırmayı başarır. Çöp sayısı arttıkça zorlanmaya başlarlar ve bir demet çöp olunca artık kıramazlar. Bunun üzerine, yaşlı adam, tek başınıza olursanız, tek çöp gibi kırılırsınız. Bir demet çöp gibi olursanız, sizi kimse kıramaz. Sürekli birlikte olun, ayrılmayın nasihatini verir.
***
Rekabetin yenme hırsı, benciliği ve bireyciliği nedeniyle her bir kişi kendini kurtarmaya bakar. Kişi, ötekini elemeye çalışır, yok etmeye çabalar. Bakkal, komşu bakkalı istemez. Bir yarışmacı, diğerini yenmeye çalışır. Aşağıdaki, yukarıdakini istemez. Yukarıdaki, hiçbirini istemez. Üst kata çıkan merdiveni yukarı çeker ki, altta kalan yukarı çıkmasın.
***
İşbirliği kavramı imeceyi, yardımlaşmayı, dayanışmayı içerir. Rekabet, bunları reddeder. İşbirliği, toplumcudur. Rekabet, bireycidir. İşbirliği, olumlu bakışı yansıtır. Rekabet, ezicidir, yıpratıcıdır. İşbirliği sırt sırta vermeyi, arkadaşlığı, dostluğu, kucaklaşmayı besler; rekabet ise düşmanlığı, bireyciliği, bencilliği.
***
O kadar doğal bir şeydir ki, fark etmeyi unutmuşlardır. İnsanoğlu yaşama işbirliği sonucunda adım atar. Yalnızca insanlar değil, hayvanlar ve bitkilerde müşterek faaliyetin sonucunda çoğalırlar. Tozlanma olmazsa, döllenme olmaz, meyve olmaz. Erkek ve dişi organın, ortaklığı döllenmenin yolunu açar. İnsan ve kendisi gibi diğer canlılar işbirliği sonucunda var oldukları halde biri diğerini yok etmeye neden çalışır, bilmem. İnsanın doğasına uygun olanı işbirliğidir, yardımlaşmadır, paylaşmadır, dayanışmadır.
***
İnsan ömrü ne kadar uzun olursa olsun, sınırlıdır. Biter. Kaldı ki, gün yirmi dört saattir. Yaklaşık üçte biri uykuya, üçte biri de biyolojik ve fizyolojik ihtiyaçlara ayrılır. Kalan sekiz saattir. Rekabet içindeyken insanlar, bu sekiz saatte tamamen verimsizliğe teslim olduğunu fark etmez bile. İşbirliği sekiz saatin on altı, yirmi dört, otuz altı… olmasını sağlar. Bir kişi, tek başına bir evi yapmak için aylarca, yıllarca çalışması gerekir. Belki de yapamaz. Çok kişi, bir evi çok kısa sürede yapabilir. Nitekim, atalarımız, bir hafta, on günde bir evi bitirirmiş. Baba, ailenin reisi olarak ağaç, taş ve benzeri malzemeyi önceden temin edermiş. Sonra köylüsüne haber salarak, imece ile yeni ev birkaç günde yapılırmış. Seksen, yüz yıl ve daha fazla yaşındaki evlerin tamamı, bu yolla yapılmıştır.
***
Bugün ise bitmiş evi satın almak için bireysel çaba içine giriyoruz. Müteahhidin, bir iki yılda yaptığı evi, satın almak için yıllarca çalışmak gerekiyor. Hatta, gelecek beş, on, yirmi yılımızı ipotek ediyoruz. Bir haftada ev yapmak varken bir iki senede ev yapıyoruz. Borçsuz harçsız bir haftada içine oturmak varken yıllarca evimizde kiracı oluyoruz, ödediğimiz faiz yeni bir evin bedeli kadar. İşbirliği, güç verir. Rekabet, güçsüzleştirir, fakirleştirir.
***
Yaşam, nirengilerle doludur. Her bir nirengide, bir başka bedel ödenir..İşbirliği, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma ile yaşamımızı karartan bedellerden kurtulalım. Paranın ve borcun esaretinden kurtulmak istiyorsak mutlaka bir demet çöp gibi olmalıyız ki, başkası bizi kıramasın. Rekabet, kredi verenleri güçlendirir; işbirliği ise yapanları. Haydi, işbirliği yapmaya yardımlaşmaya, dayanışmaya, paylaşmaya. Bir haftada borçsuz ev yapmaya. Yaşarken ölmemeye.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık