• 28 Eylül 2017, Perşembe 9:03
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

İpek ve Fiskobirlik
 Özellikle ziraat odalarının başkanları, bilgiç biçimde fındığı pazara indirmeyin, ihtiyacınız kadar satın. Emanete vermeyin diyerek, güya, üreticiyi uyarıyor. Hepsi doğru. Ancak, çözüm mü? Hayır. Üretici fındığını pazara arz etmezse, ne yapacak? Mutlaka zorunlu ödemeleri vardır. Fındık yevmiyesi ödenecek, patoz ücreti ödenecek-tir. Yerine göre ot biçmede kullanılan benzin ve diğer giderler ödenecektir. Akla gelen veya gelme-yen birçok ödemenin yapılması gerekmektedir. Ertelenen tüm borçların vadesi, Eylül ayıdır. Okula giden çocuk, genç varsa onların giderleri de Eylül ayında üreticiyi sıkıştırır. Satış baskısı, üreticinin üzerine bir karabasan gibi gelir. Elindeki fındığını satmaktan başka çaresi olmayan insana “satma” yada “ihtiyacın kadar sat” demek, açlığa mahkum etmektir. Borçlanmak demektir. Kredi ve faiz yükü altında ezil demektir. Eylül ayı gelince, başka geliri olmayan kişinin tek mecburi yönü vardır: Fındığını satmak.
Emanet ise başka bir dert. Genellikle fındık-tan başka geçimi olanların başvurduğu bir yöntem. Üretimin toplumsal bir iş olduğunu, üretimin yerel bütünlük, dayanışma ve işbirliği istediğini bilmeyen, bilemeyenlerin tek başına kendisini kurtarma çabasıdır. Ancak, kendini tek başına kurtarmaya kalkanların en az yarısı hüsrana uğramıştır, uğramaktadır, uğrayacaktır.
***
Kooperatifçilik ilkelerinden birisi “kooperatif-ler arası işbirliği”dir. Ancak, bir örneğini göremez-siniz, gösteremezsiniz. İşbirliği, kaynakların, paranın, sermayenin, personelin, insanın verimlili-ğini sağlar. Az kaynakla çok iş yapılma olanağı ortaya çıkar. Yardımlaşma, dayanışma ve işbirliği kültürü en fazla kooperatif yöneticilerinde olması gerekirken fenerle arasanız bile bulamazsınız.
***
Tarım Satış Kooperatifleri, 1935 yılından itibaren kurulmaya başlanan uzmanlık alanı pazarlama olan teşkilatlardır. 1940 yılında kurulan Kozabirlik, ipek böcekliği alanında üreticinin temel organizasyonudur. Ülkemizde 4572 sayılı Yasa ile oluşan olumsuz koşullara karşın ayakta durabilmeyi başarabilen ve bu başarısı kutlanması gereken bir Kooperatifler Birliğidir. Yaklaşık 5000 civarında ortağı ve 5 kooperatifi bulunan Birlik, tohum üreterek, ülkemizi dünyada tohum üretme becerisine sahip birkaç ülkeden biri durumuna getirmiştir. Ayrıca, üreticilere ücretsiz çöğür ve/veya dut fidanı verebilmektedir.
İpek böcekçiliği, bulunulan yerin yükseltisine bağlı olarak Mart ayından Haziran ayına kadar dört aylık süre içinde yaklaşık 35-45 günde yetiştirilmektedir. Bir aile işletmesi rahatlıkla 4 kutu tohuma bakabilmektedir. Bakım süresi sonunda da kutu başına ortalama 35 Kg. koza elde edilebilmektedir. Toplam 140 Kg. lık üretim sonucunda ürün bedeli ve desteği ile birlikte yaklaşık 15.000,- TL. hasılat elde edilmesi mümkündür.
Bir kutu tohumun bakılabilmesi için yaklaşık 40 adet dut ağacına, 4 kutu için 160 adet dut ağacına ihtiyaç vardır. Her bir ağaç için 5 metrekarelik alan yetmektedir. Yaklaşık bir dönüm arazi, ihtiyacı karşılar. Sınır ağacı olarak yetiştirilmesi de mümkündür.
***
Fiskobirlik'i yönetenler, bu kurumu yaşatmak istiyorlarsa fındıktan başka geçimi olmayan tüm üreticilerinin ipek böceği beslemesini sağlamalıdır. Her bir üreticiye önderlik etmelidir. Gerek dut fidanı temini, dikimi, gerekse yetiştiricilik aşamasında Kozabirlik ile işbirliği yapmalıdır. Kozabirlik ile birlikte bir plan içinde eğitim vermelidir. Tohum kutularının siparişinin alınması, üreticiye teslimi ve kozanın geri alınması aşamasında Kozabirlik'in bölgedeki el ulağı olmalıdır.
Haziran ve Temmuz ayı içinde ürün bedelini ve desteğini alan üreticinin elinde kaynak olacağı için filiz kesme, ot biçme, toplama, patoz ve benzeri giderlerini karşılamakta zorlanmayacaktır. Yani, elindeki mali kaynak nedeniyle Eylül ayındaki “sat” baskısından kurtulacaktır. Bu yolla hem geliri artacak, hem de “sat” baskısı yaşamadığı için ürününü hemen pazara arz etmeyerek, fiyatın aşağıya inmesini engelleyecektir. Fiskobirlik, bu işbirliğini yaptığı takdirde üretici ile güven bağını yeniden kurabilecektir. Hem koza yetiştirip fındık teslim eden üreticisine birim fiyatının üzerine “koza primi” vermesi durumunda başarısı daha artacaktır. Planlaması, gereken ve doğru biçimde yapıldığında Fiskobirlik'in beş yıl içinde alacağı fındık miktarının sürekli artacağı kesindir. Beş yıl sonra en az yüz bin ton ürün alması mümkün olabilecektir. Yapılması gereken tek şey işbirliğine hazır olmak, dayanışma ve yardımlaşma içinde bulunmaktır. Fiskobirlik ile Kozabirlik işbirliği içinde fındık üreticisinin yolunu açabilirler. Fiskobirlik'in en az yüz bin ton fındık alması durumunda üreticinin perişanlığı da azalmış olacak ve fiyatlar dengeye gelecektir.





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık