• 19 Ekim 2017, Perşembe 8:58
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

İki Haber, Rekabet ve Kurbağa
 Gazetemizin 14 Ekim 2017 tarihli nüshasındaki haberden Toprak Mahsulleri Ofisinin 6 Eylül tarihinden itibaren 35 günde 44 alım noktasında 60.000 ton fındık aldığını, 420 milyon TL.'nin ödediğini, 180 milyon TL. ödeyeceğini, randevuların gerçekleşme oranının %70 civarında olduğunu, 90.000 ton fındık için randevu verildiğini öğrendik.
***
Haberi analiz edelim: 60.000 ton fındığın ederinin 600 milyon TL. olduğu, bu meblağın % 70'i oranında ödeme yapıldığı, Ofisin % 30'luk bir borcunun kaldığı açıktır. 60.000 ton fındık 35 günde alındığına göre bir günde 1.714 ton fındık alındığını öğrenmiş olduk. Yine 44 alım noktası olduğuna göre her bir alım ekibi ortalama 1364 ton alım gerçekleştirmiştir. Bir alım ekibinin bir günde yaklaşık 39 ton ürün aldığını da söylemeden geçmeyelim.
Habere göre 90.000 ton ürünün alımı için randevu verildiği, % 70 gerçekleşme oranı olduğu belirtildiğine göre bundan sonra Ofisin 63.000 ton fındık alabileceği ortaya çıkmaktadır. Mevsimin bitmesi nedeniyle alım ekibi sayısının azalacağını düşünmekteyim. Buna rağmen aynı sayıda ekip görev yapsa 37 günde alımın yapılabileceği anlaşılmaktadır. Buna göre 11 Ekim tarihinden itibaren Kasım ayının 17'sine kadar alımın yapılacağı anlaşılmaktadır. Bu durumu açıklayan en güzel söz sanırım, şöyleydi: Dereye su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar.
Uluslararası kuruluşlardan gelen rekolte tahminlerinin uçuk olduğu artık anlaşılmış olduğundan fazla bir şey söylemeye gerek yoktur. Yurt içindeki maniple yapan kuruluşları da dışarı çıkardığımızda yaklaşık 550-600.000 ton rekoltenin varlığından söz edilebilir.
Bütün bunlardan Ofisin yaklaşık 120.000 ton ürün alabileceği, yani rekoltenin %20'sini piyasadan çekebileceği sonucuna varılmalıdır. %80lik üretim serbest piyasada ticarete konu olmuşsa azami 240.000 ton iç fındığın ihraç konusu olabileceği anlaşılmaktadır. Bu miktarın bir kısmının iç piyasada tüketilebileceğini göz ardı etmeyelim. Buna rağmen tamamı satılabilse dahi 1.600.000 Dolar ihraç geliri olabilme olasılığı vardır ki bir önceki yıla göre yaklaşık 900.000 Dolar gelir kaybı demektir.
***
Üreticiyi düşünmediğinizi anlıyoruz. Ülkeyi de düşünmediğinizi söylemek mümkündür. Lakin, 900.000,- Dolar dövize de ihtiyacınız yok mudur?
***
Şimdi de, Yeşilgiresun Gazetesinin 03 Ekim 2017 tarihli nüshasındaki habere kulak kabartalım. İhracatçılar Birliğinin demecine göre 2017-2018 ihracat sezonunun ilk ayında, 28 bin 111 ton iç fındık satılarak 187 milyon 458 bin 888 dolar gelir elde edilmiş. Hesaplamaya ve analize devam edelim: Bir Kg. iç fındık 6,67 Dolar bedelle satılmıştır. Yani, 2017 Eylül ayı içinde 1 Doların ortalama 3,50 TL olduğu kabul edildiğinde 23,35 TL/Kg. iç fındık fiyatına ulaşılacaktır. Ortalama 50 randıman üzerinden hesaplama yapıldığında 11,68 TL/Kg. kabuklu fındık fiyatına ulaşırız. Firmaların işletme giderlerini bilmiyoruz, ama kilo başına ortalama 0,68 TL. işletme gideri indirildiğinde kalan 11,- TL.'lık bir satış bedelinden söz etmek mümkündür.
Peki, üreticiden serbest piyasada fındık kaç liradan alındı. Yine elimizde bir rakam yok. Borsa verilerine bakıldığında fiyatın 8,- TL. civarında olduğu görülmektedir. Fındığın cinsine, randımanına, üretim yerine göre bu fiyatın aşağıya inme olasılığı büyüktür. Üreticilerin çiftçi kayıt sistemine “ÇKS” dahil olup olmamasına, yerleşik çiftçi olup olmamasına göre fındık fiyatına etki yapan birçok faktör vardır. Üreticinin, ürününü aile tarımı olarak yapması veya yapmaması, bahçenin eğim durumunun maliyete etkisi gibi birçok objektif nedenin yanında okul, öğrenci, düğün gibi giderlerin sübjektif etkisi de göz önüne alındığında ortalama satın alma maliyetinin 8,- TL.'nin altında olduğu tahmin edilmelidir. Yani, aracı ve ihracatçının %37,50 TL kâr ile fındığı sattığı anlaşılmaktadır.
***
Ziraat Odaları ile siyasi partilerin temsilcileri, fındık alım satımında rekabet olmadığı gerekçesi ile şikayet ettiği bu günlerde rekabetin olmadığı yönünde hiçbir tespit ve analiz yapılmadan bu tür şikayetler, üreticinin lehine işlemez.
Görüleceği üzere cari yıl ürününde Ofisin alımının üretici lehine fiyatların oluşumuna katkı sağlamamıştır. Fındık fiyatlarının mevcut seviyesi nedeniyle en az 900.000,- Dolar döviz kaybı olacaktır. Örgütlü olan ihracatçılar bir ay gibi süre içinde %37,5 oranında kârla ürün satarken örgütsüz olan ve bir yıl bekleyen üretici zararına ürün satmaktadır. Yani, ziraat odaları ile muhalefetteki siyasi partiler güneş altında mumla rekabeti engelleyeni aramaktadır. Dereye su gelinceye kadar üreticinin canı çıkacak.





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık