• 17 Nisan 2019, Çarşamba 16:49
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Gözündeki Merteği Görmeyenler, Üreticiyi Suçluyor!

Çocukluğumuzda Bulancak ilçesinde iki tıp doktoru vardı. Yaşayanlar bilir. Her ikisi de ağzı burnu, kulağı, göğsü aletlerle incelerken karın boşluğunu mutlaka elle muayene ederlerdi. Sürekli sorarak, anlamaya çalışırlardı. En önemli meziyetleri de insanla doğrudan temas etmeleri idi. Hastanın gözlerine bakarak konuşurlardı. Hastayı ve hastalığı anlamaya, tanımaya çalışırlardı. Anlattığım muayene sonucunda mutlaka doğru teşhis konurdu. Her ikisi de Bulancaklıydı. Bazen hastalarından çok az para alırlardı veya hastanın durumuna göre hiç para almadıkları da olurdu. Bünyamin ve Rahmi doktoru rahmetle anıyorum. 
Doktor, hastasına gözle, elle dokunur, sevgisiyle hastasına güven verir. Bunu yaşayarak gördük ve öğrendik.  Kısacası, işini en iyi biçimde yaparlardı.       
***   
Üç beş sene önceydi. Dostlukları nedeniyle birlikte olduğum insanların içinde bulunduğu kuruluştan misafirlerimizin geleceği iletisini aldım. Misafirlerimizin tıp doktoru ve profesör olduğu belirtildi. Hatta uluslararası faaliyet gösteren bir organizasyonun üstatlarından oldukları da dile getirilmişti. Anadolu misafirperverliğini gösterme adına imkânlarımız ölçüsünde hazırlık yaparak, en iyi biçimde ağırlamaya çabalıyorduk. Randevu verdiğimiz günde buluştuk. Tiftik ile ilgilendiklerini, ülkemizde tiftik yetiştiriciliğinin desteklenmesi ve geliştirilmesi gerektiği dile getirdiler. Görüşmeler, tiftik yetiştiriciliğinin nasıl geliştirilebileceği üzerine sürerken aralarından en yetkili olan, belli ki üstat olan “Bizim tanıdıklarımız çok, her bir yerde size yardım ederiz, ancak bizim dediğimiz gibi yapacaksınız.” dedi. Bir uçak yolculuğunda bir İtalyan ile tanıştığını, bu kişinin Türk tiftiğinin çok kaliteli olması-na karşın Türklerin tembelliği nedeniyle yeterli miktarda tiftik yetiştirmediklerini söylediğini de dile getirdi. Öyle anlaşılıyordu ki, İtalyan modacı üstadın da üstadı imiş. Onun varsayımlarını doğru kabul ederek bize akıl vermeye, yönlendirme çabalıyordu. Ancak, İtalyan üstadının Türkleri aşağıladığını fark etmemiş veya bu aşağılamayı içselleş-tirmişti!
Bunun üzerine isimlerini vermeden Bünyamin ve Rahmi doktorun muayene şeklini anlatarak eskiden doktorların hastasını uzun süreyle aletleriyle, elle, gözle, sevgiyle ve güven vererek muayene ettiğini, şimdi ise doktorların hastayı muayene etmeyi bıraktık, gözüne bile bakmadığını anlattım. Doktorların, doktorluğunu yapması durumunda ülkenin sağlık sisteminin doğru çalışmasına katkı sağlayacaklarını, hastayı muayene etmediği için doktorların boş zamanları-nın fazla olduğunu, hasta yerine başka alanlarla ilgilendiklerinin anlaşıldığını, herkesin işini en iyi biçimde yapması gerektiği yönünde bir açıklama yaptım. Olgunlukları nedeniyle her hangi bir tepki vermediler, ama bir daha da aramadılar. 
***  
İnsanların genel geçer bilgiler üzerinden veya taşıma akılla başkasına akıl vermesi kabul edilemez. Bilimsel yöntemler yaşamın her alanında kullanılmalıdır. Sorgulanmadan nakil yoluyla elde edilen bilgiyle yol alınamaz. Neden sonuç ilişkisi doğru kurulmadığında bilim, hata yapar. Aynı koşullar altında herkesin aynı gözlemi yapması gereklidir. Sübjektif değerlendirmeler, gözlem olarak ileri sürüldüğünde mutlaka sonuç, hatalı olacaktır. Hatalı gözlemle, hatalı genellemelere varılır ki, bilimin ters yüz edilmesidir.    
*** 
11-12 Nisan 2019 günlerinde fındık üzerine çalıştay yapıldı. Çalıştay bildirisinden 3 milyar Dolarlık fındık ihracatının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bildiride, fındık bahçelerinin gençleştiril-mesinden, yeniden dikim yapılması gerektiğinden, üreticinin verimsiz oldu-ğundan bahçe işlerini yeterince yapmadı-ğından söz edilmiştir. İhracatçı kendinde suç bulmazken üreticiyi suçlamaktadır.   
Neden sonuç ilişkisi doğru bir şekilde kurulmadan üreticiyi eleştirenlere söylenecek tek söz vardır: Önce işinizi en iyi biçimde yapın. Kendi gözündeki merteği görmeyenlerin elin gözündeki çöpü görmesi kabul edilemez.   


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık