• 20 Kasım 2019, Çarşamba 16:48
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Gecikmemiş Bir Yazı !

14 Kasım 2019 günlü Yeşilgiresun Gazete-si’nde “Demiryolu İçin Güç Birliği” başlıklı bir haber çıktı. Habere göre Giresun, Trabzon, Rize, Gümüşhane ve Ordu illerinin esnaf ve sanatkâr örgütlerinin tepe yöneticilerinin bir araya gelerek Samsun-Sarp(Artvin) arasında hızlı tren hattının kurulmasını istediğini öğrendik. Sevgili Başkan-ların iyi niyetle bu dileği dile getirdiklerini kabul edelim! 
***
Yol, bir ihtiyaç nedeniyle yapılır. Ulaşım deyince yalnızca yol akla gelmediği gibi yol deyince de yalnızca kara yolu akla gelmemelidir. Hayvanları ehlileştirmesiyle birlikte insanlar bulundukları öbekten uzaklara doğru yol alarak evrimleşmiştir. Tekerleğin bulunmasıyla süreç, daha da hızlanmıştır. Böylece, merkezden uzağa gitmenin ekonomik ve sosyal etkilerini hissetmeye başlamışlardır. Bu duygular, daha uzaklara gitmek için itici güç olmuştur. Atın ulaşıma katılmasının yanında tekerleğin bulunmasıyla etkileme ve etkilenme çevresi sürekli olarak büyümüştür. Bunların yanında deniz araçlarının kullanılmaya başlamasıyla merkezden çok uzaklara gidilmiştir. Bu gidişin yarattığı etkileme ve etkilenme faaliyeti daha da büyüdüğü gibi kurallı ve bedelli ticaret yaşamını geliştirmiştir. Deniz araçları büyüdükçe faaliyet alanı daha da genişlemiştir. Yani, Trabzon'dan Ceneviz'e gemiler gidip gelmeye başlamıştır. Ticaret hacmi sürekli artmıştır. Sürecin bir ayağı Akdeniz'e ve Hint Okyanusuna açılmaksa, diğer ayağı Uzak Doğu'ya, Amerika'ya açılmaktır. Tekerleğin bulunuşu, o tarihte bir küreselleşme aşamasıdır. Ancak, küreselleşme bu noktada durmamıştır. Cenevizlilerin Karadeniz'e çıkması, koloniler oluşturması da bir küreselleşme aşamasıdır. Trenin, uçağın bulunmasının her biri ticaret olanaklarını artıran aşamadır. Her biri ayrı bir küreselleşmedir. Bugünkü liberallerin sürekli kürselleşmeden söz etmesini dile getirmiyoruz. Ulaşım olanaklarının artmasının, her bir aşaması küresel büyümeye hizmet eder. Bugün, internet üzerinden küçük ölçekli bir alışverişin yapılması da küreselleşmenin geldiği aşamayı göstermektedir. Küreselleşmenin bu noktada duracağını sanmak, safdilliktir. 
Ulaşım araçlarının çeşitlenmesi, sayısının ve niteliğinin artması tamamen ekonomik faaliyet üzerine kurulmuştur. Ürünün değişimini sağlayan, ulaşım araçlarıdır.         
   ***
O zaman, Samsun-Sarp hızlı tren hattının Ordu, Giresun, Rize'ye nasıl bir ekonomik katkı sağlayacağının analizi yapılmalıdır. Giresun, Ordu ve Trabzon ekonomisi, başat olarak fındık ticareti ile yürütülmektedir. Bu tren yolu hattının, fındık ticareti üzerine olumlu katkısının olacağını gösteren hiçbir emare yoktur. Samsun'da üretilen un ve mamullerinin Gürcistan başta olmak üzere Çin'e kadar olan mesafede hangi ihraç olanağı veya ekonomik katkısı olabilir? Ya da Yunanistan, Mısır ve ABD.'den ithal edilen pamuğu işleyen birkaç küçük işletmenin, yine Gürcistan'dan başlayarak Çin'e kadar ürün satma olanağı nedir? Yoksa, Karadeniz'de avlanan hamsinin, konservesini mi, Gürcistan'a satacağız? Bu örneklerin sayısı artırılabilir. Kanımca, Samsun-Sarp hızlı tren hattının, günü birlik olarak Batum'a gidip gelenleri taşımaktan başka bir amacı ve faydası olamaz!        
   ***
Şimdi çözüme ilişkin birkaç öneri dile getirelim. Bu önerinin, günümüzde hiçbir faydasının olamayacağı kanaatini taşımaktayım. Yalnızca, gelecek kuşaklara olan sorumluluğum nedeniyle uyarmayı bir görev biliyorum. Hızlı tren hattının gerçekten faydalı olacağı işi, beş altı tane küçük uçak, hatta pırpır dediğimiz pervaneli uçak yapar. Samsun, Ordu-Giresun, Trabzon, Rize ve Batum havaalanlarını kullanacak küçük ve tarifeli uçaklar, insanları bir saatten kısa sürede Batum'a götürür, getirir.  
Yine, Karadeniz'in parasız ve maliyetsiz bir asfalt yol olduğu anımsandığında, her bir havaalanını merkez kabul ederek elli, altmış kilometre uzaklığa katamaran teknelerle ulaşım sağlandığında kara yoluna olan ihtiyacı azalttığı gibi tren yoluna olan ihtiyacı da bitirir. Önemle ve özellikle bilinmelidir ki, mevcut karayolu, insanların denizle bağını koparmıştır. Hızlı tren yolu, insanların denizle irtibatının tamamen ortadan kaldırarak, yaşamlarını karartacaktır. Hava ve deniz yolunu kullandığımız takdirde insanların denizle bağı yeniden kurulacaktır. Sabahleyin, uyandığımızda yüzümüzü yıkamadan denize girdiğimiz günlerin hatırına herkese söylüyorum. Yedi- sekiz tane katamaran tekne, bir o kadar küçük uçakla çözülebilecek bir ulaşım ağı için milyarlarca dolarlık hızlı tren tahtına gerek yoktur. Biz, denizimizi istiyoruz. 
“Peki, Karadeniz bölgesi illerinin trene ihtiyacı yok mudur?” diye sorarsanız.  “Elbette vardır” yanıtını alırsınız. Ancak, Samsun, Ünye, Giresun, Trabzon ve Hopa Limanına Anadolu'nun bağrından gelecek, tren hatlarına; Ankara-Kars tren hattına bağlanacak tren yoluna ihtiyacı vardır. Bu yolların bir ayağı Giresun'dan başlayıp Gaziantep'e; Ünye'den başlayıp, Adana'ya; Samsun'dan başlayıp Mersin'e; Trabzon'dan başlayıp Mardin'e ulaşmasına ivedi olarak ihtiyaç vardır. Daha önce yazmıştım. Tabi, Tirebolu'ya yapılacak büyük bir limanın demiryolu ile Urfa'ya bağlanmasını kim istemez ki? 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık