• 24 Temmuz 2019, Çarşamba 16:34
A.Dursun YILMAZ

A. Dursun YILMAZ

Galdirik Parfümü !

Giresun ve Bulancak'ta sayısı küçümsenmeyecek sayıda ve büyüklükte dokuma fabrikası faaliyet göstermektedir. Bazıları küçük ölçekli işletme, atölye niteliğindedir. Değişik teşvik sistemlerinden yararlanmak amacıyla ilimizde faaliyet göstermeyi yeğlemekte olduklarını biliyoruz. Ancak, işletme biliminin “ya üretim yerinde ya da tüketim yerinde fabrika kurulmalıdır” önermesine ters düşen bir anlayışla bu yatırımların yapıldığı düşünülmektedir. Giresun'un konumu, dokuma fabrikalarının kullandığı pamuk, petrolden üretilmiş ipliklerin, hammadde, ara malının üretim yerine yakın değildir. Giresun ili, nüfusuyla önemli bir pazar oluşturması da mümkün değildir. Diğer yandan, bu yatırım konusunun yüksek oranlı bir katma değer yaratmadığı da bilinmektedir. 
Dolayısıyla dokuma fabrikalarının bu dezavantajlarına karşılık neden Giresun'da faaliyet gösterme isteğinde bulundukları sorusunun yanıtı aranmalıdır. Bunun tek nedeninin ucuz iş gücünden yararlanmak, makine alımı ve istihdama yönelik vergi ve sigorta desteğinden yararlanmak olduğu anlaşılmaktadır. 
Dokuma sanayisinin yalnızca Giresun'da değil, tüm ülkede ucuz iş gücünden yararlanmaya çalıştığı bilinmektedir. Kısacası, dokuma sanayisi ilimiz için doğru bir yatırım ve işletme alanı değildir.       
*** 
Bazı arkadaş ve dostlar, az bilgiye ve duyuma dayalı olarak Bulancak ilçesinde faaliyet gösteren un fabrikasının üretim yerinde kurulmadığı için yanlış bir yatırım olduğunu ileri sürdüklerini duymuşluğumuz vardır. Deyim yerindeyse gözündeki merteği görmeyip başkasının gözündeki çöpü gören dostlarımız vardır! Ancak, bu önyargının doğruyu yansıtmadığını anımsatmam gerekir. Çünkü Bulancak'taki un fabrikasının yeri, tüketim yerine yakınlığı ile doğru bir tercihtir. İkincisi Bulancak, Bulancak iken, ya da iskelesi, iskele iken buğday gemilerinin sürekli geldiğini, iskeleden bir kilometrelik fabrika deposuna kamyonların vızır vızır çalıştığını anımsatmak isterim. 
Bu un fabrikasının çalışmamasının, iskelenin vasfının bozulması yanında başka nedenleri vardır. Bu nedenlerden birisinin buğday taşıyan geminin “gemicik” olmasıdır! Mutlaka bilmediğimiz başka nedenleri de vardır. Bununla birlikte doğru bir yatırım yeri ve zamanında doğru bir işletme yönetiminin olduğunu anımsatmalıyım. 
Ancak, bugünkü konumuz ne dokuma sanayisi ne de un fabrikasıdır.      
  *** 
Düşük oranlı katma değerli, yüksek nakliye ve hammadde giderli, buna karşılık ucuz iş gücünden yararlanma hedefli dokuma sanayisinin yerine yüksek oranlı katma değerli, az nakliye giderli, nitelikli işgücü gerektiren bir yatırım alanından söz etmek istiyorum: 
İlimizde yaşayan biyolog, kimya mühendisi, kimyager ve benzeri gibi mesleklerin diplomalarına sahip gençlerimizi istihdam edebileceğimiz bir alandan söz etmekteyim. Bu yatırım alanında yüksek hammadde ve nakliye maliyeti olmadan üretim yapılması mümkündür. Yine, yüksek nakliye maliyeti olmadan pazara sunulması da mümkündür. Oluşturacağı katma değer nedeniyle hem çalışanına yüksek ücret verebilecektir. Hem de ilimiz ve bölgemiz sınırları içinde doğal olarak yetişen bitkilerin değerlendirilmesine olanak sağlayacaktır. Bu bitkilerin esanslarının, diğer bir deyişle uçucu yağlarının çıkarılması yoluyla parfüm ve benzeri ürünlerin üretimi yapılabilir. Üretim yöntemi olarak en çok bilineni damıtma yapılabileceği gibi ıslatma-yumuşatma yöntemi kullanılabilir. Bunun dışında ona yakın yağ çıkarma tekniği ile uçucu yağların çıkarılması mümkündür. Uçucu yağların çıkarılması amacıyla doğadan çeşitli otların, bitkilerin toplaması yoluyla köylülerin yeni gelir kapısı elde etmesi mümkündür. İlginç geleceğini bildiğim ve fikir oluşturması için sayıyorum. Sakarcanın, galdiriğin, merevcenin, mendeğin esansının parfüm sanayisinde kullanılmasının yaratacağı pazar etkisini, hepimizin düşünmesi gerekir. Uçucu yağı çıkartılabilecek onlarca değil, yüzlerce, hatta binlerce bitki sayabiliriz.  
***    
İnsanlarımız, özelikle kaynak sahibi yatırım yapmayı düşünen insanların ufkunu açmak için söylüyorum. Dokuma fabrikaları ile Giresun ili mesafe alamaz. Kalkınmasını gerçekleştiremez. Bu nedenle yeni alanlar bulunmalıdır. Bu nedenle parfüm sanayisine yatırım yapılmalıdır, diyorum. Doğal olarak, her yatırım fikrinde olduğu gibi bu fikrin de bir etüde ve fizibiliteye ihtiyacı vardır. Bazı kişilerin, ilimizde yaşayan veya yaşamayan kaynak sahibi insanlarımızın yeni bir alana yatırım yapmaya alışkın olmadığı söylenebilir. Bununla birlikte Valiliğin, İl Özel İdaresinin, belediyelerin, odaların önderliğinde, öncülüğünde, ortaklığında parfüm sanayi yatırımı yapılabilir. Bunların dışında sürekli çocuklarının işsizliğinden şikâyet eden, iş bulma umuduyla siyasetçilerin kapısını aşındıran kişilerin bir araya gelmesi ile de böyle bir yatırım yapılabilir. Bu kişilerin elimizde yatırım yapacak kaynağımız yok ki, böyle bir yatırım yapabilelim diyenleri duyuyor gibiyim. 100.000,- TL. otomobile binen bu kişilerin, araçlarını satarak 50.000,- TL. lık bir otomobile binmesi durumunda oluşan 50.000,- TL. lık kaynağın, sermaye payına dönüşmesi ve 100 kişinin bir araya gelmesiyle 5.000.000,- TL. gibi bir meblağa ulaştığını anımsatmak isterim. Yeter ki isteyelim. Yeter ki, örgütlenme becerisine sahip olalım. Yeter ki, yükün altına elimizi koymayı dileyelim, isteyelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık